Güneyde kartallar ve şahinler
Eski kilisenin bazilikasında asılıydı.
Bir kırlangıç tonozun birinden kanat çırptı
Diğer tonozuna yıkık kilisenin
Tarih, tepetaklak uzadı toz toprak içinde
Karganın gaklaması, serçe cıvıltısı ve kuş pisliği
Yüksek otlardaki yosun kaplı mezarlarda yaşamın izleri
Ah, tüylü tırtıklı buğday sapları arasında
Nazlı gelin gibi sallanıyor gelincikler.
Sararmış çınar ve iğne çam yaprakları
Mezar üstlerini kaplamış
Hatmi tohumları göğe doğru uzamış
İsimleri artık okunamayan mezarlıkta
Bir süpürge otu bulutuna çarpan kırmızı eşek arısı tökezleyince
Durgun gölden bir balık yukarıya zıplayıverdi kocaman ağzıyla
bir ışık huzmesi söğüt ağacının kaşlarını öptü.
Amik Gölü’nün dalgalanan mavi eteği
Yüzümü yaladı. Kırmızı bir akşam güneşi gözlerimi aldı.
Bir levrek kaydı gölün yüzeyinden.
Akşam havası dağın yücesine ulaştığında
Güneş bakire bir kızın kızılca başıydı.
Burada, güllerin taze kanla
Ve çakırdikenleriyle büyüdüğü yerde, gülü
makassız kopardım. Her yer Gülizar oldu
Resim: Caspar David Friedrich


Bir Cevap Bırakın