“Bir kaygı Kemiriyor içimi!” GILGAMIŞ İnsanın temel varoluşsal fenomenlerinden biri ölümdür. Ölüm, insanı kendi sonluluğuyla yüzleştiren, yaşamını ve eylemlerini anlamlandırmaya zorlayan en temel deneyimlerden biridir. Düşünce tarihinde ölüm fikrinin en erken ve en çarpıcı anlatımlarından birini sunan Gılgamış Destanı, bu varoluşsal serüvenin en güçlü metinlerinden biridir. Destanda ölümün kaçınılmazlığı şu dizelerle dile getirilir: “Birdenbire...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Litera
Aşı Yarası
Şu çiçeğe bak. Hayır, önce rengine bak; çünkü burada yazdığım dört denemenin fotoğraflarında ilk kez renk var. Ve onu, en az doğal olana, en çok dokunulmuş olana saklamışım sanki. Yine bu sayfalarda yayımladığım dört deneme boyunca hep griydik, siyah-beyaz. İlk pembeyi; aslında bir kültüre, bir ıslahın sonucuna, bir bahçıvanını yüzyıllar süren inatçı hayaline ayırdım. Ve...
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
“Sisyphos’u gördüm korkunç işkenceler çekerken: Yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına tam bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisingeri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı...
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
“Al götür şimdi, vahşet görüntüsünü çağın ışıltılı yüzüne fırlat!” (s. 25) Günümüz şairlerinden Arife Kalender’in Kökler ve Kemikler adlı şiir kitabı Papirüs Yayınevi tarafından Nisan 2026’da yayımlandı. Tenden Gömlek ve önceki kitaplarında sürdürdüğü toplumsal cinsiyet temelli tepkisini geliştirip ekolojik krize daha geniş yer açıyor Arife Kalender. Serbest şiirin yanı sıra haikuya yaklaşan şiir bölümleri ve...
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Neredeyse kitabını Marmara Denizi’nin ortasında ilerleyen Adalar vapurda okumaya başladım, Kabataş geride kalmış, Kınalıada’yı geçmiştik. Büyükada İskelesi’ne vardığımda kitabı çantama koyacak kadar değil, kaldığım yerden devam etmek isteyecek kadar merak ediyordum. Adanın ara sokaklarından birindeki küçük bir kafeye oturdum. Kahvemi söyledim, kitabı yeniden açtım. Son sayfayı da, o kafedeki demir sandalyede çevirdim. Karşımda Büyükada’nın dinginliği,...
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
“Yol, bulutlaşır; varlık, yer değiştirdikçe kendine döner.” (s. 28) Günümüz şairlerinden Nihat Özdal’ın son şiir kitabı Bulut / Haiku, Haziran 2026’da Lando Yayınları tarafından yayımlandı. Seksen dört sayfalık kitap, Özdal’ın çektiği fotoğraflardan ve kaleme aldığı haiku biçimindeki şiirlerden oluşuyor. Kitabın inşa sürecine dair şairin sebeb-i telif niteliğindeki ifadeleri arka kapakta yer alıyor. Tematik bütünlük arz...
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
Tam da ülkemizde ve elbette dünyada da başta şiir olmak üzere edebiyatta ve sanatın genelinde bir tıkanmışlığın kendini ağır biçimde hissettirdiği bir dönemde özellikle bizim şiirimiz için yol gösterici olacağına inandığım çok önemli avantgarde bir şiir kalkışması olan , 1927-1930 yılları arasında etkin olan Rus OBERIU hareketi (ya da toplaşması diyelim) üzerine Buzdokuz şiir dergisi...
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
Hikmet Temel Akarsu aslen mimar olan, mimarlığa dokunup edebiyat dünyasına rotasını çeviren bir yazar. Gençlik olaylarının en hızlı olduğu dönemlerde İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde eğitim almış ve 1982 yılında mezun olmuştur. Mimarlık mesleğini özel ofislerde deneyimlemiş, kendini bu dünyaya ait hissetmeyerek farklı ülkelerde ayakta kalma mücadelesi verirken yazmaya başlamıştır. Yaşanılan zamanın absürdlüklerini dile getirdiği underground kitapları...
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
Çağdaş Türkçe şiirde “felsefi şiir” kavramını yalnızca kullanan değil, onu poetik bir kategori hâline getirerek düşünsel bir alan olarak kuran isimlerin başında Yücel Kayıran gelir. Şairin aynı adı taşıyan kitabı Felsefi Şiir, Türkçe şiirin düşünceyle kurduğu ilişkiyi yeniden tartışmaya açmış; şiirin yalnızca duygu değil, ontolojik ve etik bir sorgulama alanı olduğunu göstermişti. Nisan Tezleri ise...
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Edebiyat çevirmeni yalnız bir insandır, tek başına mücadele eder. O çok önemli bir kültür alışverişi yapar. Çevirinin olmadığı bir dünyada kültürler arası bir köprünün kurulması mümkün değildir. Bir edebiyat yapıtını çeviren kişi kesinlikle her iki dilin de yazınsal inceliklerini iyi bilmelidir. Yapıtın yazıldığı dilin tarihini, kültürünü ve toplumunu yakından tanıması da başarılı bir çevirinin ortaya...









