Oooh Oh! (1978) adlı erotik güldürü filmi hakkında Eleştirel Kültür’de yayınlanan yazımın (*) giriş kısmında “Yeşilçam’daki erotik filmlerde Yeşilçam’a göndermelerle karşılaşılması, hatta tamamen kendine dönüşlülük eksenli Yeşilçam erotik filmlerine rastlanılması ender bir durum değil” saptamasını yapmış, bu minvalde erken ve en bilinen örneklerden birinin Mine Mutlu’nun kendini canlandırdığı, bir grup hayranının Mine Mutlu’yu kaçırıp alıkoymasını...
Son Yazılar:
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Kategori: Kritik
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
“Bir insan ne kadar sahteyse sosyal çevresi o kadar geniş olur.” Robin Dunbar Sosyal medyada gezinirken, medyadan tanıdığım bir influencer (Türkçeye ‘etkileyici kişi’ olarak geçen kelime) 47.000 kişilik takipçi sayısıyla dikkatimi çekti. Sanatçı olan bu kişi, paylaşımlarında sürekli video çekerek kendini anlatıyor; “Siz de neden böyle olmuyorsunuz?” dercesine subliminal mesajlar veriyordu. Hatta bazen “Benim gibi...
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Yapay zekâ karşıtlığı, slow science söylemi ve akademik öznenin kendine kapanma refleksi üzerine bir not Sorun hız değil; öğrenme sorumluluğundan kaçınmanın teorileştirilmesidir. Yapay zekaya “çöplük” diyenler bile var. Yapay zeka kullanımını akademik etiğin ihlaliyle özdeşleştirenler de var ve elbette yapay zekayı gayri etik bir biçimde yoğun olarak da kullananlar var ki yapay zekanın en büyük...
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
Son birkaç yıldır yapay zekâ (YZ) tartışmalarına nasıl bir sis perdesi içinde olduğumuzu şu manipülasyon ilkesi çok iyi özetliyor: Bir sorunu gizlemek istiyorsanız, onu genelleştirin. Çünkü YZ dediğimiz şey tek bir şey değil. Tıbbi tanı sistemleri, görüntü tanıma ağları, üretici dil modelleri, hedef belirleme algoritmaları gibi çeşitleri var. Hepsi de farklı mantıklarla, farklı amaçlarla işlevini...
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
1 Mayıs bir gün değildir. Takvimde yerini almış sıradan bir tarih hiç değildir. O, birikmiş öfkenin, sabrın, direnişin ve umudun adıdır. Bir bayramdan çok daha fazlası; bir sınıfın kendi varlığını fark ettiği, kendine ad verdiği, tarihe müdahil olduğu gündür. Bu yüzden 1 Mayıs kutlanmaz yalnızca; 1 Mayıs’a çıkılır, 1 Mayıs’a yürünür, 1 Mayıs’ta taraf olunur....
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Gazeteci – yazar Stig Dagerman 1946 yılında, savaşın hemen ardından enkaza dönüşmüş Almanya’nın bombalanmış kentlerini, mülteci kamplarını ziyaret etmiş, yıkıntılar arasında yaşamda kalmaya çalışan insanları tanımış, acı gerçekleri yerinde gözlemlemiş 1946 yılı, savaş sonrası Almanya’sına yaşamda kalma mücadelesiyle damgasını vurmuştu. Açlıkla geçen bir kış, enkaz yığınlarıyla dolu kentler bu mücadelenin en çarpıcı örnekleriydi. İsveçli genç...
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
Trump’a yönelik suikast girişiminin yarattığı kaos ortamında, herkes paniklerken salatasını yemeyi bırakmayan “Salad Man”, farkında olmadan Stoacı filozofların yüzyıllardır tarif ettiği, gök gürültüleri arasında sükunetini koruyan ruhun iç huzurunu bir tabak yeşillikte somutlaştırdı. Kahraman olmak için değil, sadece kendisi olmak için yerinde kalan adam, ne kahraman pozu kesti ne felsefi bir açıklama yaptı; sadece salatasını...
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Yeşilçam’da 1970’li yılların ikinci yarısındaki erotik güldürü filmleri (o dönemin terminolojisiyle “seks komedileri”) furyasının en sıra dışı yıldızı Aydemir Akbaş’tı. Bu filmlerin erkek başrol oyuncularının çoğu yakışıklı sayılabilecek, en azından “fiziği düzgün” erkekler iken Aydemir Akbaş ise Agah Özgüç’ün ifadesiyle “keskin hatlı, harita yüzlü, yamuk yumuk yürüyen bir küçük adamdı.” Özgüç, Akbaş’ın erotik güldürülerin ilk...
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Felsefe nedir? Bir düşünme etkinliği midir, yoksa düşünülmüş olanın ifade edildiği bir alıntılamalar sıralaması mıdır? Bu soru felsefeyle kurulan ilişkinin yönünün belirlenmesinde önem arz eden bir sorudur. Çünkü felsefe bir yandan sorgulama ve soru sorma cesareti olarak açığa çıkarken diğer yandan düşünülmüş olanı, “düşünceleri” aktarma ve tekrar etme riskini de bünyesinde barındırmaktadır. Bugün felsefeyle kurulan...
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Bazen bir insanın kim olduğunu anlamak için, yaptıklarından çok, hiçbir şey yapmadığı andaki haline bakmak gerekir. Elinin telefona ne kadar çabuk gittiğine. Sessizlik uzadığında yüzünde beliren huzursuzluğa. Beklemeye ne kadar dayanabildiğine. Bir odada, bir bankta, bir otobüs durağında, bir haberin, bir mesajın, bir yeni uyarının gelmediği birkaç dakikada kendi içine doğru çöküp çökmediğine. Modern insanı...









