Kim mağdurunu kabul ediyor, kim zorba olduğunu kabul ediyor? Filistin halkının soykırımından seri katillere ve her türlü kadın cinayetlerine kadar bir ayna tüm gerçeği kırıyor. Çünkü her şey siyah beyaz değil aksine her şey olabildiğine kısır bir döngü. Ve kırılan aynada netleşiyor. İsrail kendini her zaman masum görüyor, seri katil de çoğu zaman çocukken istismar...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
Nurettin Rençber’den Hüznün ve Halkın Şarkıları
Nurettin Rençber, adını ilk kez geniş kitlelere duyurduğu Eşkıya Türküleri’nden (1996, Kalan) 5 yıl önce, şu an herhangi bir platformdan ulaşamadığımız Dağ Türküleri ve Deniz Şarkıları’nı çıkarmıştı. 1997’de “Ayrılık Vakti” ve “Ciran” gibi şarkılarıyla yine çok sevilecek olan Kalbimdeki Yangın,1999’da ise bugün de hâlâ çok dinlenen “Karagül” şarkısını da içeren Ay Düşünce çıkacaktı. Rençber’in albümlerinin...
Yaratıcılığın Kıyısında Dengeyi Aramak
Yaratıcılığın kaynağını biyolojik bir süreç mi, kültürel bir birikim mi, yoksa duygudurumun iniş çıkışları mı besler? Bu soru, özellikle yaratıcı zihin mitinin hâlâ güçlü olduğu sanat çevrelerinde önemini koruyor. İşte Prof. Dr. Sibel Çakır’ın 2025 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan ikinci baskı Dalgalandım da Duruldum adlı kapsamlı çalışması, tam da bu sorularla kesişen bir noktada....
ANKARA’DA TABELA FOTOĞRAFLARI: TOPLUMSAL BOŞLUĞUN YENİ RİTÜELLERİ
Televizyon haberlerine yansıyan, Ankara’daki sıradan bir yön tabelasına akın akın gidip asılarak fotoğraf çektiren gençlerin –hatta kimi yaşlıların– görüntüsü, ilk bakışta hafif ve gülünç bir manzaraymış gibi durabilir. Oysa biraz daha dikkatle bakıldığında, bu davranışın toplumsal dokuda çok daha derin bir çatlağın dışavurumu olduğu görülür. Akım diye adlandırılan davranışa kapılan gence “Neden buradasın?” diye sorulduğunda...
SENDEN GERİYE KALAN’IN VE FİLİSTİNLİLERİN MAKUS TALİHİ
Pandemi sonrasındaki yıllarda pandemi öncesi düzeye bir türlü yaklaşamayan sinema seyirci sayıları bu yıl yaz aylarında iyice azalmıştı. Derken önce 29 Ekim tatilinde vizyona giren Uykucu adlı yerli yapım bir aksiyon filmi gişeyi bir hayli hareketlendirdi, ardından bu ay Haluk Bilginer’in başrolde olduğu Yan Yana bir haftada yarım milyona yakın izleyiciye ulaştı ve an itibariyle...
Predator: Vahşi Topraklar
Alien serisiyle kesişen filmler dahil serinin yedinci sinema filmi olan Predator: Vahşi Topraklar’ın konusu dünyamızda değil diğer gezegenlerde geçiyor ve film boyunca hiçbir insan perdeye gelmiyor. Zevk için insanları avlayan acımasız uzaylı avcılar etrafında dönen Predator filmleri serisinin bu ay başında vizyona giren yeni halkası Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands) ile 38 yıllık serinin beklenmedik...
Aklın ve Tutkunun Kıvılcımı: Nikola Tesla
Edison ve Tesla farklı mucitlerdi. Birinin diğerinden daha iyi olduğunu söyleyemezsiniz. Amerikan toplumunun Edison’lara ihtiyacı var ve onun da Tesla’lara ihtiyacı vardı. 60 bin yıllık insanlık tarihinde sadece son 135 yıldır insanoğlu elektik kullanmaktadır. Bugün yaşamımızda her alanda kullanılan elektik ve elektrik gücü 1897 yılında Edison tarafından icat edilmiştir. Fakat elektrik gücünün her kullanılan yere...
Franco: İspanya’da Hafıza Savaşının Elli Yılı
Franco, otuz yılı aşkın bir süre İspanya’yı demir yumrukla yönetti. Başlangıçta, Atlantik kıyısındaki bu çelimsiz, ufak tefek çocuğun bir gün 20. Yüzyılın en uzun süre görev yapan faşist diktatörü olacağına dair hiçbir işaret bulunmuyordu. Francisco Franco, 4 Aralık 1892’de El Ferrol’da doğdu. Galiçya kıyı kasabasındaki hayat, Franco ailesinin hayatı gibi, donanmanın hakimiyeti altındaydı. Babası orada...
Düzyazı Şiire Şeytan
“Şiire karışdı cühela Ruhiya Ar ider olduk dimege şairüz” Bağdatlı Ruhi Şiirin neliğini belirlemede, karşımıza şiir niyetine yazılmış olarak çıkan veya şiir diye yazdığımız metnin gerçekten şiir olup olmadığını kavramada en büyük sorun, nesnel ölçüt sorunu. Aslında, ortada, şiir sanatının evriminin getirdiği nesnel bir ölçüt söz konusu, ama ne yazık ki şairler/müteşairler, şiir okurları,...
SOSYAL ÇELİŞKİLERİN MİSTİFİKASYONU OLARAK BUGONIA
Dünya sinemasının 15-20 yıllık yakın dönemdeki önde gelen auteur sinemacıları arasında sayılan Yorgos Lanthimos’un yönettiği Bugonia geçen ay sonundan beri ülkemizde de sinemalarda gösterimde. Lanthimos, Jigureul jikyeora! (2003) adlı bir Güney Kore filminin yeniden çevrimi olan Bugonia’da aslında “memur yönetmen” konumunda sayılabilir; Bugonia bir yeniden çevrim olduğu için değil ama Kore filmini yeniden çevrime uyarlayan...









