Sanat tarihini yalnızca sanat tarihçileri mi yazar? Türkiye’de sanat tarihi yazımı öteden beri sanatçıların egemen olduğu bir alan mıdır? Sanatçılar tarafından yazılan tarihin avantajları, dezavantajları nelerdir? Sakıncaları, kısıtlılıkları var mıdır? Bu yazımda tarih yazımı modeli, uluslararası sanat, Türkiye’ye özgü toplumsal ve politik koşullar, anlatı düzeninde dönemselleştirmeler, kanonlar, ulus-devlet söylemi, dil, terminoloji ve kaynaklar alanında Nurullah...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
YAPAY ZEKÂNIN SANATTA KULLANIMI VE YÜCEL DÖNMEZ
Yapay zekâ ve sanat ilişkisi üzerinde araştırmalar yaparken Türk sanatçıların da yapay zekânın sanatta kullanımı konusundaki yaklaşımını da öğrenmeye çalışmaktayım. Bazı sanatçılarla yapay zekânın sanatla ilişkisi üzerine karşılıklı konuşmaktayım. Bu çalışma kapsamında öncelikle Yücel Dönmez ile bir söyleşi gerçekleştirmeyi planladık. Karşılıklı olarak gidip gelen soru cevaplardan sonra bir söyleşi metini oluştu. Bu söyleşi metnini yayınlamak...
Kırık Örüntü Evrenine Dalış
“Tanrının dudaklarından konuştuğu kadınlar: Sbyl” Walter Burkert Şimdi gözlerinizi kapatın. Ve bir soyut uzay düşleyin. Ama yep yeni bir uzam, sanatçının zihninden, okumalarından ve düşlerinden oluşan. Kuşkusuz ne çekici ve tekinsiz bir imge denizidir bu. Şimdi gözlerinizi açın Sibel Kırık’ın imge dünyasına bakın ve ona düşmekten korkmayın. Formların akışına, lekelerin örüntüsüne, renklerin dansına ve ritmine,...
Yirmi yıl önceki bir aşkın tarafları için son dakikalar
Düşünce ve sanat, biçimsellik ve toplumsallıkla kaynaşınca ortaya doğrusu büyülü yapıtlar çıkıyor. Felsefe geliştikçe, çağdaş teknolojik ve yapısal değişiklikler oldukça, sanattaki anlatım biçimleri de –çağa tanıklık etme anlamında– klasik ve direkt bir dilden ayrılıp felsefi bir anlatım biçimine yöneldi. Tiyatroda Eugene O’neill, Henrik Ibsen tarzı anlatım dili, edebiyatta Virginia Woolf, James Joyce tarzına doğru kayış...
İÇ DÜNYANIN İSYANI: EKSPRESYONİZM
Ernst Barlach, Edouard Munch, Kirchner gibi ekspresyonist sanatçılar, haşin, kaba, isyankâr bir ruhla başkaldırı biçiminde tuvallerine işlerini dökmüşlerdir. XIX. yüzyılda toplumsal yaşamda gözlemlenen rasyonelleşmeye bakıldığında, yaratıcı buluşların odaklandığı endüstri çevresinde, ilk endüstri kentlerinin biçimlendiği görülmektedir. Bu kentler, monarşik dönem kentleri ve aristokrasinin yoğun olarak bulunduğu yönetim merkezlerinden farklı özellikler taşımışlardır. Üretim merkezleri olarak gelişmekte ve...
SANAT FUARI MI YOKSA DEKORATİF SANATLAR FUARI MI? PANAYIR MI!
Beyler sanat organizasyonunda ilk hedef güçlü yapıtları topluma sunmaktır, para kazanmak değil. Yani ilk planda sanat örnekleri sergilenmeli, vurucu sergiler yapılmalıdır. Para ise ikinci planda olmalıdır. Üç büyük imparatorluğun başkenti ve geleceğin “Sanat Başkenti” İstanbul’un tarihi bölgesi Haliç’te gerçekleşen Sanat fuarı Ci; Batılıların bize layık gördüğü “Doğu için geçerlidir” mantığının uygulandığı bir alan olarak sanat...
GİZLİ TANIK: MİSAFİR
23 Kasıma kadar açık olacak sergi misafirliği yeniden tanımlamak, kendi hikayelerinizle harmanlamak ve Mardin’e farklı bir pencereden bakmak için siz sanat severleri bekliyor. Misafirperverlik kavramı, kültürel bağlamda misafiri ağırlama ve ona en iyi şekilde davranma olarak tanımlanabilir. Türkiye’de özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde, misafirlik önemli bir toplumsal değer olarak görülür. İnsanlar misafirlerine karşı cömert davranır, evlerini...
EŞİKTEKİ İNSAN
İnsanın yeryüzünde var olduğu andan beri en temel amacı yaşamda kalacak imkanları oluşturabilmektir. İlk insanların doğadaki tehlikeler karşısındaki ilk “icadı” kolektivizmi keşfetmiş olmasıdır. Alet yapımına dayalı icatlar bugünkü gibi tekil bir mucide dayanmayıp ortak aklın ürünüdür. Kümülatif bilginin ve kolektivizmin gelişme sürecinde el-beyin-dil birlikteliği insanın yaşam becerilerini geliştirir. Sirenlerin Ezgileri ya da Baldaki Zehir “zaman...
BİR DİRENİŞ OLARAK ÖZ BAKIM
Kapitalist öz bakım kavramı kişilerin kendi bakımlarından kendilerinin sorumlu olduğu düşüncesini empoze eder. Aktivist çevrelerde öz bakım hakkında daha fazla şey duymaya başladık. Son zamanlarda şiddete fazlaca maruz kalan ve politik olarak zor bir bağlamda yer alan biz insanlar yavaşlama, mola verme ve ruh sağlığımıza dikkat etme ihtiyacını giderek daha fazla hissediyoruz. Peki ama öz...
BAHÇELİEVLER KATLİAMINA DAİR MIZRAĞI ÇUVALA SIĞDIRMAYA YÖNELİK BİR FİLM
Yakın geçmişte ülkemizdeki en korkunç katliamlarından biri olan Sivas katliamı, belgeseller dışında kurmaca bir film olarak Kaygı’ya (2017) konu olmuştu (*); 12 Eylül öncesinin en kitlesel katliamı olan Maraş katliamı ise Babamın Sesi (Denge Bave Min, 2012) adlı Kürtçe filmin içeriğinde dolaylı olarak, katliama dair anıların aktarıldığı bir ses kaydı üzerinden dile getiriliyordu. Maraş katliamından...









