Michael Hardt ile Antonio Negri’nin ortaklaşa yazdıkları İmparatorluk kitabını yeni yayınlandığında almış, adeta yutarcasına okuyorum, Londra’dayım. Küreselleşme çağı dedikleri olguyu kapsamlı bir biçimde ele alan kitap, çokça katılmadığım tezlerle, iddialarla da dolu ama okunması keyifli de bir kitap. Yazarlarından özellikle Negri, siyasal geçmişi açısından da ayrıca ilgimi çekmekte. Kitapta, sık sık atıf yapılan, kendisinden alıntılara...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Kritik
YÜKSELEN BİLİM-KURGU VE “TEPEMİZDEKİ GÖLGE”
Can Kantarcı, post-modern edebiyat ortamının zehirlediği, sahtelikler ve oyunbazlıklarla dolu metinlerin çok ötesinde bir yazınsal serüvene ortak ediyor bizi. Bilim-kurgu Türkiye’deki makus talihini henüz yenememiş çok önemli bir tür edebiyatı. Her ne kadar zaman zaman distopik bazı romanlar ya da filmler fenomen olacak düzeyde popülerlik kazanıyorsa da yaygın bir bilim-kurgu okur-yazarlığına sahip olmadığımız çok açık....
Dijital pentüre nefes aldırmak: Birol Bayram
Neredeyse bütün dillerde renk bitki veya taş ya da toprak kökenli bir etimolojiye sahiptir. Elbette bazen gökyüzü ve deniz de bunu zenginleştiriveriyor. Latince Colore, ağaç yapraklarından elde edilen bir işlem olarak İngilizce yaygın Color’un kelime atasıdır. Bir dönem aristokrasinin en büyük alametlerinden olan mor bir deniz canlısından çok zor şartlarda elde edilen nadir bir renkti....
Bir Çeviri Eleştirisi: Aziz Yardımlı-Cinsel Teori Üzerine Üç Makale
Sigmund Freud’un “Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme” (2016) adlı eserinin çevirisi o kadar çok hata içeriyor ki metni anlamak mümkün olmuyor. Kant ve Hegel çevirilerinden tanıdığımız Aziz Yardımlı önemli bir çevirmen olmasına rağmen bu çeviride kendisinden beklemeyeceğimiz kadar çok hatayla karşılaşıyoruz. Bunlardan küçük bir kısmını göstereceğim. Okuyucunun kendi değerlendirmesini yapabilmesi için önce çevirmenin, sonra yazarın...
ALAIN DELON’UN ÖLÜMÜ YAHUT YAKIŞIKLI BİR CESEDİN ÜSTÜNDE TEPİNMEK
Hemen her aktör gibi Alain Delon da zaman zaman vasat hatta kötü filmlerde oynadı, hayranlarında ve sinema izleyicilerinde hayal kırıklığı yarattığı filmleri oldu. Fransız ve dünya sinemasının kült isimlerinden Alain Delon, 18 Ağustos’ta son nefesini verdi. Tam adı Alain Fabien Maurice Marcel Delon olan aktör, baba tarafından Korsika kökenli bir ailenin çocuğu olarak 8 Kasım...
HİSSELİ SANAT ESERİ YATIRIMCILIĞI
Çok beğendiğiniz, hayranlıkla seyrettiğiniz ve/veya satın aldığınız görsel sanat çalışmasının sahte, kopya, esinlenme olduğunu öğrenirseniz, o eserle ilgili estetik yargılarınızda ne gibi değişiklikler olur? Sanat yatırımcılığı, sanat eserlerine yatırım yaparak finansal getiri sağlama stratejisidir. Bu tür bir yatırım, genellikle resimler, heykeller, antikalar veya modern sanat eserleri gibi objeleri içerir. Türkiye’de hala sanatın küçük bir kitleyle...
The Zone of Interest: Holokost Filmleri ve İçeriden Bakış
Darağacından Notlar adlı kitabında, “Gerçek yaşamda seyirciler yoktur,” diyordu Nazilerce ölüme mahkûm edilen yazar Julius Fuçik, “sadece oyuncular vardır.”[i] Bu oyuncuları daha iyi anla(t)mak için dışarıdan bakmak kadar içeriden de bakmak gerekir. Peki içeriden bakış tam olarak nedir? Bir olayın özünü daha iyi kavramak için o olayı yaşayanların içinden bu olayda neler nasıl yaşandı ve...
Neo-Avant-Garde: 1945’ten Sonra Modern Sanat, New York Okulu ve Çevresindeki Dünya
Radikal avant-garde 1910’lardan 30’lara, fütürizmden konstrüktivizme, Dadadan sürrealizme uzanan bir bilinçdışı özgürleşmesi deneyimiyken, neo-avant-garde’ın, özellikle 1945’ten sonra, Paris ve Berlin gibi iki asli sanat başkentinden ziyade New York, Rio, Roma, Tokyo gibi merkezlerde gelişen ve zamanla neo-Dada, Fluxus, yeni-gerçekçilik, minimalizm, pop-art ve kavramsal sanat gibi arayışlara dönüşen bir koalisyon olduğunu söyleyebiliriz. Yirminci yüzyıl sanatının, modernist...
EDEBİYATIMIZA DAİR BİR MÜBALAĞA GÜLDESTE
Şiiri Baki Asiltürk, romanı Ömer Türkeş, öyküyü Necip Tosun, tiyatroyu Hilmi Zafer Şahin, folkloru Emir İlhan, eleştiriyi Alphan Akgül, çocuk ve gençlik edebiyatını Sedat Sever ve mizahı yine Ömer Türkeş yazmış. İşte böylece de kırk küpün altındaki küp çekilmiş. İBB Yayınları Cumhuriyet’in 100. Yılı’na odaklanarak; edebiyatımızın 100 yıllık sergüzeştini rezüme eden muhteşem bir kitap hazırlamış....
POSTMODERN SÜREÇTE HEYKELLER VE NESNELER
Soyut dışavurumculuk akımı, II. Dünya Savaşı sonrasında ABD ‘de ortaya çıkmış ve modern sanatın son akımı olmuştur. 1950’li yıllardan sonra, modernizm çökmüş ve postmodernizm kavramı oluşmaya başlamıştır. Sanat tarihçileri, postmodernizm döneminin de sanat tarihi için bir geçiş dönemi olduğunu vurgulamışlardır. Endüstrinin, teknolojinin gelişmeleriyle yeni sanat anlayışları gündeme gelmiştir. Postmodernizm ile sanatçıların yeteneği, dışavurumcu çizgileri ve...









