Allen Ginsberg, üç çeşit ‘dil’ olduğunu söyler. Şaire göre eleştirmenin ‘dil’i, her zaman okurun ‘dil’ini yönlendirir ve dışlar. Bu, aynı zamanda kendisini bir sanatçı olarak gören şairin yapıtına müdahaleyi kabullenemeyişidir ki, şairin kendisini sanatçı olarak görüşü de ideolojisinin bir sonucudur. Şairin habitusunu dolayısıyla ethosu etkileyen faktör, şairin dünya şairliği ile olan ilişkisidir. Habitus ile ethos...
Son Yazılar:
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Yazar: Koray Feyiz
LİRİK-TOPLUMCU GELENEK BAĞLAMINDA AHMET ERHAN ŞİİRİ
Lirik-toplumcu gelenek, “giz ve dil arasındaki ilişki nedir?” sorusunu reddetmez ama bu soruyu daha geniş bir bağlam içinde ele alıp “dil-öznel davranış nasıl bir davranıştır?” biçiminde sorar. Şairin yönelimlerinin ve kurallarla yönetilen amaçlı davranışının ‘dil’i ‘giz’e nasıl bağladığını açıklayarak bu soruyu yanıtlamaya çalışır. Böylece temel sorulardan birisi olan (belki de dil felsefesinin temel sorusu olan)...
MUSTAFA KÖZ: KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN BİR SİYASET OLARAK ŞİİR
Metin Eloğlu, “Türk yenilikçi şiiri oldum olası Batı’ya dönük, o ortamın değişimlerine, gelişimlerine ayak uydurmuş, etkinlik hamuru öylesine karışmış bir doğal serüveni yansıtır genellikle. “Ulusal Şiir” deyimi ise salt bizim işgüzarlığımız: Ne somut bir anlam taşıyor günümüzde, ne de belirgin örnekleri var…” derken İkinci Yeni şiirinin tepkisel niteliğinden doğan ve anlamsızlığa dek uzanan bazı aşırılıklarından...
ÜLKÜ TAMER: İMGECİLİĞİ YENİ BİR ENERJİYLE AÇIKLAMAK
Edebiyatımızın iyi şairlerinden Ülkü Tamer, 1 Nisan 2018’de 81 yaşında iken hayatını kaybetti. Şairi vefatının dördüncü yılında saygıyla anıyorum. Tamer, “Üşür Ölüm Bile”, “Güneş Topla Benim İçin” ve “Ağıt” gibi hafızalara kazınmış çok sayıda şiire imza attı. Bazıları, İkinci Yeni olarak bilinen grup arasında Ülkü Tamer’i görürken, şair, aslında imgeciliğin ilkelerini ele geçirip onları daha...
TEVFİK FİKRET MÜZİKAL BİR OLGU OLARAK DİLİ NASIL KULLANMIŞTIR?
Ciddî bir şiirin belli birtakım tarihsel ve toplumsal durumlardan ötürü kimi zaman gecikerek bir düşünce modası hâline geldiği görülür. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasında Marksçılık için de durum böyleydi ve bu durumun başlıca nedeni ise Rus devrimiydi. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra aynı şey varoluşculuk için de söz konusu oldu; varoluşculuk modası Avrupa’daki genellikle Nazi...
AHMET TELLİ ŞİİRİ ÜZERİNE: BİÇEM BİLİMSELLİK, GÖRSEL BİR EYLEMDİR
2000’ler Türk şiirinin biçem bilimsel öneminin ve keza içeriksel özgünlüğünün, çoğu zaman toplumsal olan ile yakın bağlantısında modernist-imgesel olan ile paylaştığı dikiş noktasında yattığı gözlemlenmiştir. Fakat bu yakınlık, aslında oldukça iyi bilinen gerçeğin imgelere dönüştürülmesi, zamanın sonsuz bir şimdiler dizisi içinde parçalanması gibi tehlikeler göstermektedir. Sözcük enflasyonunun ve artan yeni eleştiri talebinin, yeni şiirsel biçemin...
EDEBȊ TEORİ, MODERN ŞİİR VE POSTMODERNİST YANIT: ÜÇÜNCÜ DÜNYA
Hümanist bir perspektiften bakıldığında anlaşılacaktır ki edebî teori; dilbilim, psikiyatri, göstergebilim, yapısalcılık, post-yapısalcılık ve sol görüş gibi benzeri politik düşüncelerden ödünç alınan unsurların kaotik bir birleşimi olarak görülmektedir. Edebî teorinin değişen boyutları söz konusu olduğunda ise aşağıda belirtilen şekilde açıklanmakta olan görevlerini ve işlevlerini yapacak ölçüde gücü olmadığı, güçsüz yönlerinden acı çekmekte olduğu görülecektir: 1....
SALİH BOLAT’IN ŞİİRİNDE ‘ZAMAN’ İMGESİ
13 Şubat 2022 tarihinde yitirdiğimiz önde gelen seçkin şair, eleştirmen, çevirmen, deneme yazarı ve akademisyen Salih Bolat, kendi şiiri için gereken besini içine çektiği kendi coğrafyasında, (pastoral Akdeniz manzarasının daha sonra onun için basit ama yoğun bir şekilde evrensel bir manzara olduğu ortaya çıktı) demokrat bir ailenin içinde doğdu ve Akdenizlilerin yalnızlığından endüstriyel Ankara, İstanbul...
ÜÇ BİLEŞEN VE VAROLUŞCU HAYAL GÜCÜ
Benim Oruç Aruoba’nın şiiri üzerine hiçbir şey bilmeyen biri olduğumu varsayalım. Siz de bana bu konuda temel bir fikir vermek istiyorsunuz, diyelim. Bu işe nasıl başlardınız? Oruç Aruoba’yı tarihsel bağlamı içine oturtmayı denemekle işe başlardım ama bu sizin ortaya koyduğunuzdan daha geniş bir bağlam olurdu: Haikular şiiriyle ölçülecek bir bağlam. “86./ Aceleyle gelip geçer Martı/...
Her Gidenden Biriktirdiğim Melekler
Octavio Paz, “Öteki Ses/Şiir ve Yüzyılın Sonu” adlı kitabında “Şiir, içinde yeryüzünün iki kutbunun uzlaştığı bir hazır bulunuşun görülüşü olmuştur her zaman. Çoğul bir hazır bulunuş: Tarih boyunca sık sık yüz ve ad değiştirmiştir bu; yine de bütün bu değişimler içinde bir ve bölünmezdir” demektedir. Bana, edebiyatın hümanist yanından bakıldığında şiirin nasıl göründüğünü sorduklarında ilk...









