İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yapılanma döneminde, modernizm New York ekolünde etkisini göstermiştir. 1950’li yıllarda modernizmin etkisi ile birlikte avangardın da herhangi bir mecraya bağlı olmadan yeniden canlandığı ve kavramsal sanatın köklerini temsil ettiği gözlemlenmiştir. Yeni ortaya çıkan avangard, 1950’li yılların ortalarında Marcel Duchamp’ı yeniden gündeme getirmiştir. Modernistlerin dayatmış oldukları modernizmin mantıklı, tutarlı bir ilerleme olduğu...
Son Yazılar:
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor
72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu
Arsız Beliriş
CAUSA SUI/ ÖZ DÖNGÜ: Kozmik zihnin sihirli görselleri
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Yazar: Işıl Savaşer
YENİDEN BAŞLAYAN AVANGARD: KAVRAMSAL SANAT
Kavramsal sanat en basit haliyle düşüncenin ya da kavramın somut nesneden daha önemli olduğu sanat pratiği şeklinde tanımlanmaktadır. Modern sanat tarihi, avangard ve modernizmi siyasal ve sosyal formasyonlarından arındırmıştır. Avangard sonunda modernizmin en aykırı, en yeni, en son ifadesi ve stili gibi alışılagelmiştir. Raymond Williams’a göre, egemenlik peşinde yeni kimlikler arayan bireyin en aykırı temsillerinden...
ESTETİKTE HEGELCİ YAKLAŞIMLAR
Hegel’in “Estetik Dersleri” adlı yapıtı, 18. yüzyılın estetik düşüncesi üzerinde son derece etkili olmuştur. Hegel, Kant gibi yalnız bir güzellik felsefesi kurmakla kalmamış, güzellik idealini tarihsel gelişimi içerisinde gözden geçirmiştir. 19. yüzyılın başında felsefi estetik, Rönesans’tan sonra birbiri ardına gelen eski sanat kuramlarına göre daha farklı bir değer kazanmıştır. Öykünme ilkesinin ilkesinin gözden düşmesi, güzelin...
KAVRAMSAL SANATIN ŞAMANI: JOSEPH BEUYS
Kendisini bir şaman figürü olarak gören Beuys, kendisine hayali bir kral statüsü atfetmiştir. Beuys, savaştan sonra Batı Almanya’da sanatın gelişmesinde etkili ana eğilimlerden uzak durmuştur. Çağdaş sanatın efsane sanatçısı Joseph Beuys ve 1940’lı yıllarda bir grup sanatçı, sanata ve sanat eserlerine daha geniş bir bakış açısı getirmiştir. Joseph Beuys (1921-1986), bu sanatçıların en önemlilerinden birisi...
SANAT ÜRETİMİNDE POSTMODERN YAKLAŞIMLAR
Postmodernizm, etki ve yayılma boyutları ile felsefeden sanata, bilimden endüstriye kadar uzanan bir kültür varlığını kapsama içerisine almaktadır. Postmodernizm avangard bir felsefedir. II. Dünya Savaşı sonrası yaşamsal, toplumsal, kentsel, sanatsal alanlarda yeni oluşumlar ve başkalaşımlar yaşandığı gözlemlenmiştir. 1950’lerden sonraki tarihsel süreçte bir metamorfoz meydana gelmiş, toplumların post endüstriyel, kültürlerin de postmodern bir çağa girmiş oldukları...
KAVRAMSAL SANATIN BİR BAŞKA BOYUTU: ENSTALASYON
1990’lı yıllarda sanattaki dikkate değer değişim, enstalasyon sanatının yükselişi olmuştur. Tartışılan ve karmaşık bir kavram olan enstalasyon sanatının çerçevesi bulunmamaktadır. Enstalasyon (yerleştirme) sözcüğü, yazar Claire Bishop’un “uzamda bulunmak” olarak tarifi ettiği gibi, bir ortamda izleyici ile buluşan belirli bir sanat pratiği kategorisidir. Julie H. Reiss’in belirttiği gibi, iki farklı enstalasyon sanatı dalgası gözlemlenmiştir. İlk dalga,...
İÇ DÜNYANIN İSYANI: EKSPRESYONİZM
Ernst Barlach, Edouard Munch, Kirchner gibi ekspresyonist sanatçılar, haşin, kaba, isyankâr bir ruhla başkaldırı biçiminde tuvallerine işlerini dökmüşlerdir. XIX. yüzyılda toplumsal yaşamda gözlemlenen rasyonelleşmeye bakıldığında, yaratıcı buluşların odaklandığı endüstri çevresinde, ilk endüstri kentlerinin biçimlendiği görülmektedir. Bu kentler, monarşik dönem kentleri ve aristokrasinin yoğun olarak bulunduğu yönetim merkezlerinden farklı özellikler taşımışlardır. Üretim merkezleri olarak gelişmekte ve...
PİET MONDRİAN’IN SOYUT DÜNYASI
Soyut sanat 20. yüzyıl modern sanatının ifade biçimi olmuş, 19 yüzyıl sonunda giderek dünya gerçekliğinden bir kopuş sergilemiştir. Dış gerçekliğin yerine sanatın öz gerçekliğini ortaya koyan, renk, şekil, çizgi, espas gibi biçimsel öğelere odaklanan sanatçılar, soyut sanatı geliştirmişlerdir. Soyut sanat yalnızca o dönemdeki sanat merkezi Fransa’da değil, Avusturya, Hollanda, Almanya ve Rusya’ya kadar yayılmıştır. Özellikle...
POSTMODERN SÜREÇTE HEYKELLER VE NESNELER
Soyut dışavurumculuk akımı, II. Dünya Savaşı sonrasında ABD ‘de ortaya çıkmış ve modern sanatın son akımı olmuştur. 1950’li yıllardan sonra, modernizm çökmüş ve postmodernizm kavramı oluşmaya başlamıştır. Sanat tarihçileri, postmodernizm döneminin de sanat tarihi için bir geçiş dönemi olduğunu vurgulamışlardır. Endüstrinin, teknolojinin gelişmeleriyle yeni sanat anlayışları gündeme gelmiştir. Postmodernizm ile sanatçıların yeteneği, dışavurumcu çizgileri ve...
WEİMAR ALMANYASI VE YENİ NESNELCİLİK
Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın yenilmesi ile 1917 yılından beri savaş karşıtı tutum sergileyen sosyalist örgütlenmelerin 1918 yılının sonbaharında başlatmış oldukları barış yanlısı ayaklanmalar başarıya ulaşmış, Almanya 11 Kasım 1918’de ateşkes imzalamıştır. 11 Ağustos 1919’da Weimar’da toplanan meclis, yeni anayasayı kabul ederek Weimar Cumhuriyeti kurulmuştur. Sadece on dört yıl süren ve kâğıt üzerinde kalan bir demokrasi...









