Clement Greenberg’in deyimi ile modern sanat tanınabilir nesnelerin temsilinden uzaklaşmıştır. Nesnelerin biçimli olması zaman kavramı ile bağlantılıdır. Soyut sanat, 20. yüzyıl modernizminin başlıca ifade biçimi olmuştur.19. yüzyıl sonunda izlenimcilerden başlayarak gelişen soyutlama eğilimi sanatçıların görünen dünyanın gerçekliğinden kopuşunu da beraberinde getirmiştir. Tek bir sanatçıya ya da akıma affedemeyeceğimiz bu kopuşu, dış gerçekliğin yerine sanatın kendi...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Yazar: Işıl Savaşer
MODERNİZMDE PSİKOLOJİNİN ETKİLERİ
20. yüzyılın ilk yarısında Batılı ressam ve heykeltraşlardan bazıları, Afrika, Avustralya, Malinezya gibi, hala varlıklarını sürdüren primitif halkların ürettikleri işlerde ilkel, ancak sağlam bir arkaizmin sağlıklı, anıtsal biçimlerini gözlemlemişlerdir.
POSTMODERNİST SANATTA METİNSEL YÜCENİN KEŞFİ
Postmodern teriminin felsefeye girmesi ve insani bilimlerde popülerleşmesi, büyük ölçüde Lyotard sayesinde olmuştur. Lyotard’ın “Postmodern Durum” adlı kitabı, terimin felsefe alanında kullanıldığı ilk çalışmadır. Lyotard, her şeyden önce bütünleştirici ve evrenselleştirici kuramlara ve yöntemlere saldırırken tüm kuramsal düzlemlerde ve söylemlerde farklılık ve çoğunluğun bir numaralı yandaşı olarak ortaya çıkmıştır. Söylemlerin heterojenliğini vurgulayan Lyotard, Kant’ı izleyerek...
SOSYAL GERÇEKÇİ YAKLAŞIMLA SANAT ANALİZİ
Tarihsel süreç içerisinde pek çok değişkenlerden etkilenmiş olan sanat, yeni yollar arama ve kendini ortaya koyma çabalarından ötürü toplumların kültürlerini, insanlığın izlerini geleceğe taşıyan önemli roller üstlenmektedir. Sanat, çok çeşitli etkenlerden tetiklenmekte, bazen tepki olarak kimi zamanda bu etkenlerin yanında yer alarak varlığını ortaya koymaktadır. Sanat, insanların duygularında, bilinçlerinde güzellik anlayışlarında etkili olan subjektif bir...
SANAT VE ESTETİK DENEYİM
Yunanca “aisthesis” sözünden türemiş olan “estetik” kelimesi, duyusal biliş ya da duyu algısı anlamlarını içermektedir. Bu terim, 18. yüzyılın ortalarında Alexander Baumgarten tarafından felsefi sanat çalışmaları için uyarlamıştır. Baumgarten, “estetik” kelimesini, sanat yapıtlarının esas olarak duyusal algıya yönelik olduğuna inandığını ifade etmiştir. Baumgarten, sanata algı yönünden bakmış, onu sanatın izleyiciye bağlı bakış açısı ile algılayıp...
KAVRAM SANAT ESERİNE DÖNÜŞEBİLİR Mİ?
Kavramsal sanatta düşünce, alışılmışın dışında değişik yöntemler ve malzemeler ile ifade edilmektedir. Kavramsal sanat için eserin arkasındaki kavram ya da düşünce sanat nesnesinden çok daha fazla önem taşımaktadır. Kavramsal sanat vurgusu, II. Dünya Savaşı’ndan sonra formel sanat eğilimlerine tepki olarak ortaya atılmış, terim ilk kez Henry Flynt tarafından 1961’de kullanılmıştır. Amerikalı sanatçı Sol Le Witt,...
SANAT VE BİLİM İLİŞKİSİ
İnsanın tarih boyunca sanat alanında yaratmış olduğu potansiyel, önemli bir birikim oluşturmuş, sanatı bilimsel olarak incelemek 18. yüzyıldan itibaren zorunlu hale gelmiştir. Çeşitli yönlerden etkileme ve etkilenme biçimlerine sahip olan sanatsal süreçte, birbiri ardına çok farklı sanat disiplinleri ortaya çıkmıştır. Sanat felsefesi, sanat tarihi, sanat psikolojisi gibi… İnsanın sosyal yaşamının dinsel açıdan değil, bilimsel olarak...
21. Yüzyıl ve Çağdaş Sanat Algısı
Sanat tarihinde dönemselleştirme ve tarihlendirmeler göreceli olmaktadır. Dönemselleştirmeler, bir olguyu belirli göstergeler, ölçütler kullanarak o doğrultudaki değişimin izlenmesi ile yapılabilmektedir. 21. yüzyılda sanat, öncelikle “yüzyıl” ölçeğini taşımaktadır. Sanat tarihçileri modern sanatın başlangıcını 19. yüzyılın son çeyreğinde izlenimciler ile başladığını kabul etmiş olsalar da John Ruskin 1860’ta beş cilt olarak yazdığı “Modern Painters” kitabının ilk cildini...
I. DÜNYA SAVAŞI SONRASINDA AVRUPA’DA SANAT VE AMERİKAN SOYUT DIŞAVURUMCULUĞU
1933’te iktidara gelen Alman Nazizm’inin uyguladığı dış politikalar ve 1920’lerde tırmanan İtalyan faşizmi II. Dünya Savaşı’nın çıkmasının en önemli sebepleri olmuştur. Küresel düzeyde dış politika üreten devletler de bu sürecin savaşa dönüşmesini engelleyememişlerdi. Ağustos 1930’da Almanya, Sovyetler Birliği ile Sovyet Saldırmazlık Paktı anlaşmasını imzalamış, Polonya 1 Eylül 1939 yılında işgal edilmiştir. Bu durum II. Dünya...
NESNEDEN ÖZNEYE YOLCULUK
Sanatın sosyolojik kimliği, 20. yüzyılın başından itibaren sanatçının iradesiyle daha belirgin şekilde yansıtılmaya başlanmıştır. İnsanlık tarihi boyunca ‘birey’ olma mücadelesi, sanatı direk olarak etkilemiştir. Günümüzde sanat, önceki dönemlerin ritüellerinin, mitolojilerinin, güçlerinin etkisinde yüzyıllardır devam eden edilgin karakterinden kurtulmuştur. Bireyin varlığı, sanatçının toplumsal bir kimlik ve bir özne olarak evrene bakışı çerçevesinde biçimlenmiştir. Günümüz sanatı, özne...









