sürüncemede kafileler geçiyor bir zaman sonra eksik saracak sarmal. numune saklamak istiyoruz, doğacı android bir seçenek. sağlam bağışıklık kazanacak önermeler ve kesinlik arayan nesillerde derimizin sertliğinden bahsediyorum. bize yaramasa da anlık duygu durumunu elbette bir yere taşıyacak. oldu epey, akladım deliliği ecza dolabında serserilik. makbet koşusuna kadar ben ki hâlâ sevmenin en bereketsiz yerindeyim: “kımıldamaya...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
Çünkü çok şeydir yollarda olmak (Şiir)
Kara bir gölde yüzen kuğu gibiydin Toroslardan aşağı kendine bakınca Bütün baharları bir çuvala koyup taşımak istedin Yer incinmesin diye yavaş yürüyen adamlara Uzaklarda ışıyan bir köy gibi çocukluk Birbirini tamamlayan iki imgeydi dağlarla Ufukta kaybolan küçük bir noktaya döndü Kendine yüklediğin bütün ödevler İnsanlığın hâlâ nefes aldığı Zulümden kaçan köylerde Günbatımına ölülerin gölgesini asan...
ISLAK YAPRAK (ŞİİR)
doğan ergül için şaşırmayı hâlâ unutmamışım işte yine ağzımda o acı su ne zaman öğreneceğim tanrım her zamansız gidişin bir yaprağın kalbine olduğunu yaşamaktan yaralı bir tümce nasıl şaşırırsa ölümüne sözcüklerinin...
ANNEM VE AĞUSTOS BÖCEKLERİ (ŞİİR)
Bahçeleri sulanmış akşamın, suskun serinliğinde ağustos böcekleri arzuyu ölümden kaçırmak için çığrışıyor. annemi büyütüyoruz kardeşlerimle ne dünden ayrılıyor ne de yaşıyor bugünde Kör yalnızlık içinde dolaşıyor kendince gerilere dönünce torun gibi elinden tutmuş ömrünü gezdiriyor korkularla kaygıları çadır açmış tanıdık arıyor, içini deşsin birkaç sözcükle Önce büyütür, sonra küçültür zaman omuzları kült acılar çökgünü sevinçlerin...
yansıma (şiir)
şu pırıltı zarif ve umutla yükselen göğe karanlığım için bir reçine gibi süzülüyor aşağı, kelimelerim ve kalbimdeki o büyük sızı. onun ışıktan köze dönüşü, küle, onun yere düşüşüne bakıyorum. kehribar yüklü bir sabah gibi buradan böyle gitmemeliydi ama buradayım ben gürgen ağaçlarının arasında dört nala geçiyor yanımdan hayat neden bu kadar hızlı bu akıl, bu...
TEHLİKELİ HAYVANLAR: FARKLI BİR MÜCADELECİ KADIN FİLMİ
Klasik dönem ana akım sinemadaki kadın temsillerinin esas itibariyle “melek ya da şeytan” veya “rahibe ya da orospu” ikiliği içinde, yani ya kötücül ya da “saf, masum” karakterler üzerinden olduğu kabul edilir. Benzer minvalde, korku sinemasının sessiz sinema döneminden 1970’lere dek sürdüğü söylenebilecek klasik döneminde kadın temsilleri şayet canavarlar üzerinden perdeye yansımıyorsa kadın karakterler daha...
Nilhan Sesalan: Belleğin Parçaları, Modernliğin Biçimleri
İzler Kalır, Ben Kaybolurum, Nilhan Sesalan’ın arkeoloji, gelenek ve bugün arasındaki tanıdık sınırları yerinden eden heykelsi bir müdahalesini sahneler. İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde bu işle karşılaşmak, belleğin ve modernliğin hangi koşullarda dile geldiği üzerine düşünmeye davet eder. Müze mekânı, geçmişin fragmanlarının bir uygarlık ve süreklilik anlatısına göre düzenlendiği bir arşiv olarak kendi ağırlığını taşır. Bu...
dalgalar-parçacıklar (şiir)
sonra yarım bırakılmış farklı şeylerin çokluğunda bakıp en küçük zaman eşiğinden oluşun her sonlu aralığına sızıp geçtim yanılsamalar denizini tüketilmiş bir soluktan karanlık bir veda bırakıp arkamda. bir bulut uçuşu bu ya da bir hiç için adları bilinmezlerin geçit töreni Resim: Yves Tanguy
Başında Kavak Yelleri (Şiir)
İstanbul Türkçesi’yle sokakları temizliyor Her yer çer çöp Elleri yok Kendi kendine topluyor süpürgesi Çok sarışın bir kadın geçiyor Gülfidanı sokağından ...
Özgür Üniversite 2025 Güz Dönemi başlıyor!
Özgür Üniversite’nin 2025 Güz Dönemi 18 Ekim Cumartesi günü Fikret Başkaya’nın yapacağı, ‘Eko-Sosyalist, Eko-Feminist Devrimin Gerekliliği Ve Aciliyeti’ konulu açılış semineri ile başlıyor. Güz Dönemi’nde tarihten felsefeye, güncel siyasetten çevreye, sosyolojiden psikodinamik film okumalarına, politik ekonomiden edebiyata ve sanata pek çok konuda seminerler online ve yüz yüze düzenlenecek. Özgür Üniversite, Güz Dönemi için kapılarını açıyor....









