nicedir büyür içimde koca bir sessizlik bir buz sarkıtıdır kalbimin ortasında fecir gibi ayırarak beni yalvartır beni acıtır yalnızlık çanlarıyla bir serçenin gölgesindeydi oysa başım dedim kendime, kör olası kuyular yüzünden burada kaybettim sesimi suya düştü soluğum yankısı karanlık Resim: Orhan Peker
Son Yazılar:
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
Kategori: Manşet
Aşkın Sürreal İzleri: Cem Gönül’ün “Love is All Around” Sergisi Üzerine
Ne demişti şair: “Şiir yazma hastalığım, hep böyle havalarda nüksetti; beni bu güzel havalar mahvetti.” İstanbul’un rüzgârlı ve bulutlu bir gününde, sert eğimli Abbasağa Parkı’nda gökyüzüne bakıp kendi kendime şiirler mırıldanarak hafif adımlarla yürüyorum. 20. yüzyıl başlarında tekstil tüccarlığı yapan Ermeni asıllı İbranosyan ailesinden adını alan, büyüleyici bir ihtişama sahip eski Osmanlı köşkü Villa İpranosyan’ın...
insandan insana uzaklık (şiir)
oturduk dağın gölgesinde hafızamızın soğuk geçmişi üşüyoruz, konuştukça daha da üşüyorum, belli ki bir yarım bakış var, dönüp benden yana değil hiçbir şey, dedi -su tanır herkesi, dokunduğu taşı döküldüğü denizin hikâyesini ben bu sözleri, soğuk toprağı ve durgun geceyi sevdim yolun uzadığını gördük orada bulabiliriz eskiyi -yenilgiyi kuşun söylediği türkü insanın kaybettiği dildir, dedi...
THOMAS ELIOT İLE YAPITLARINA YANSIYAN KİŞİLİĞİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ
“Thomas Stearns Eliot. 1888-1965 yılları arasında yaşadınız ve Amerika’nın Yeni İngiltere bölgesinde, Missouri eyaletinin St. Louis kasabasında doğdunuz. Hakkınızda yaptığım araştırmalardan tanıyorum sizi. Araştırmalarımdan öğreniyorum sizin 1906 yılında Harvard Üniversitesi’ne girdiğinizi ve üniversitede salt Irving Babbitt’in etkisi altında kalmadığınızı onunla birlikte Elizabeth devri / James devri edebiyatı ile İtalyan Rönesans’ı mistik Hint felsefesinin de etkisi...
Emin Adımlar (Şiir)
Genç, yoksul bir taş Çakıldan yolda, düşerek Travertenleri andıran Islak cüssesini eritiyor, Korkusuzdu, zor anda Delik deşik oldu Yıldızların bakışı yazın Kursağında kalır itirazın. Yaslanmak istersin, Uzaklaşır giderek bugün Uzakta bir gemi batıyor, Gözbebeklerim şişiyor: Şişme bir bot gibi, Binip, uzaklaşıyorum Ve bırakıyorum cüssemi! Şu emanetçi dükkânına, Düşlerim, aniden Toplansın için gözlerimde Sımsıkı tutarken bu...
rashomon veya karenina (öykü)
Roy Andersson için Bir kadın gördüm: Geniş tren bekleme odasını arşınlayan; bir bebek arabasını çıplak ayaklarla bir sağa, bir sola sürerek.. Her gün aynı saatte aynı yerde gördüm onu. “Hiroshima Mon Amour”** bakışıyla bir an baktı sanki bana: galiba ağladı. Bir adam, çocuğunu sinirle elinden çekiştirerek peronlara yöneldi: “Uçaktan korkarsan böyle olur, kim çekecek,...
VAN GOGH’UN 90. ÖLÜM YILI: MÜŞFİK KENTER’İN NEW YORK MACERASI
New York’taki Türk toplumunun bazı kişileri; New York tarihinde ilk defa bizim oyunun oynandığı aynı gece, aynı saatte bedava bir yemek verdi. Amaçları Müşfik Kenter gibi bir sanatçının oyun sunmasını sabote etmekti. 13 yıl evvel 15 Ağustos tarihinde yaşama gözlerini kapayan Müşfik Kenter bence Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi tiyatro ve sinema oyuncusudur. New York’ta...
Yenidoğan Kokusu (Şiir)
Aslına sadık kalınan portreler çağında Uykuma eşlik eden suretinin büyüsü Canı acımış belli Koparırcasına tenimi usulca Sadık cümleler babadan kalan İnanır gibi septik içsel duyularla Karmaşık bir evren Hiçlik tüm külleri savuran varlığa Bir diyalog açlığı ötekinde zuhur eden İçkin konuşmalar yakalandıkça iğnesi kendine Titredikçe sarılır anlamı yoksun tümceler Duruşunda kurşun ağırlığı Sessizce yanaşır, sevgisi...
Hakikat yolunda kesik (Şiir)
Çıkınca pervanenin çukurundan iki çizgisi vardı inkarın varlığı inkar yokluğu inkar Döndüğü yerde kelepçe Sözle gelir ipini çeker Farenin yendiği deney bir gün mürettebatını yer kaynadıkça kazan cadılar İrinlerini yakar Tesellisine düşman olur yemin Acının cesaretiyle boyanır siyah beyaza zarflar açılır mektuplar kapanır Kana bilek karışınca gücün yetmez üzülmeye masaldır evin nüshası hüzündür neşenin hakkı...
İLK SESSİZLİK (ŞİİR)
Kalbin Eski Ahit’ten bir cümle kutsanmış harfleriyle ışıl ışıl Musa’nın hırkasında bir düğme inanacağımız ne varsa o işte. Kalbin dediysem elmalarla dolu bir bahçe ilk günahı işleyen kim ise onun olsun elmanın tarihinden uzundur aşk ilk kan, ilk sessizlik, ilk bağışlanma. Seni bana getiren o ruh derinliği benim de bahçemde ilk yasak meyve. Resim:...









