Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nun taş duvarlarına gecenin karanlığı vururken, hafif bir rüzgar esiyordu. Yıldızlar, sahnenin üzerindeki dev perdeden süzülen loş ışıklarla yarışıyor; kalabalığın nefesi, yavaş yavaş bir senfoniye dönüşüyordu. Karanlık, hafifçe titreşiyor, sanki bir müzik notası gibi hayat buluyordu. Ve o notalar, sadece bir insanın değil, bir dönemin, bir ruhun yankısı gibiydi: Yavuz Çetin....
Son Yazılar:
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
Kategori: Manşet
TOLSTOY: SANAT NEDİR?
Tolstoy, sanat nedir sorusunun yanıtını on beş yıl arar. Sanat Nedir[1] isimli yapıtındaki denemelerinde en çok bu soruya yanıt bulmaya çalışır. Verdiği yanıtsa; “Sanat, bir duyguyu yaşayan insanın, o duyguyu bilerek ve isteyerek başkalarına aktarma olayıdır.” der. (s.10) Tolstoy’un, gayet basit bir tanımla yaklaştığı bu soruya, Bernard Shaw’ın çok basit ve bir o kadar da...
Gönül Bağı (Şiir)
Bizi birbirine ulayan nedir? Belki bir sözcüktür, kırık hecedir… Köpük köpük akan gündür, gecedir… Yerden ağsın, gökten yağsın yalnızlık… Şükretmem yıldızına ey karanlık!… Resim: Ahmet Yeşil
Mavi (Şiir)
Gizem Pınar Karaboğa için Sustum ve sustukça iğdiş ediyorlardı ruhumu Ağaçlarla birlikte yürüyordum, kırda, ormanda. Beyazdı gönlüm gönlüme ateş ediyorlardı Kıstırıldım büyüyen çocukluğumun avlusunda. Zıplayan bir...
Kasım’a notlar (Şiir)
Derin bir iç çekiş. Arkama yaslanıyorum. Bir başınalık. Sen ömrümün en uzak yolu. Ne sevmekten vazgeçtim ne de sevginin sonsuz yükünü taşımaktan. Sen şimdi kış mısın, yoksa sonbahar mı? Yerlere bakıyorum; gökyüzü utanç. Kaybolan neşem birkaç meyvenin arasında, Çıkan sesin coşkusu hala büyük bir umut var ediyor. Ne dersin? Seni bir ağacın kovuğunda unutabilir miyim?...
…aşk? (öykü)
aşkın ne kadar yakıcı bir duygu olduğunu yeni öğreniyordum. hayat aynı yerden aynı şekilde beni sınıyor bense yine aynı tercihi yapıyordum. tek bir farkla, artık bilinçli bir tercih yaptığımı biliyordum. düşünülmüş özenle alınmış bir karar. her ne kadar can yaksa da, bedeninden tonlarca parçayı ardında bırakmış gibi hissettirse de bazen önemli olan tek şey doğru...
g o d o t (şiir)
umut kendiliğindenliğin rüzgarı altında yaşayanlar için hakikatten daha etkilidir onlara bir serüven yazın serüvene bir kahraman kötülüğün karanlık ile adlandırıldığı kasvetli gecede yükselen bir meşale onun suretinin hayali olsun çünkü çaresizlik geciktirir hakikati anlamayı gecikmeler bazen üç yüz yıl sürer bu yüzden iyilerin zafer hikayesidir umut kendini şenlikle taçlandırır dansla uçuşur aşk duygusuna benzer ateş...
Oksitosin (Şiir)
kimse değildi geçen rüzgar ve kuşlardan başka bugün ruhu avlanmış yeşilin bir gül yavruladı avcuma gülde oksitosin kokusu suda kırılan sen sıfırdın ben artı ağır ağır yok olan bir varlık ikindi yalnızlığı tıpası patlak ekinoks telaşında yanmadan yakar yüzü çillenmiş gözü mavi beyaz kedilerin sağır olduğunu bugün öğrendim kuyrukta bengoviller sıcak ama ürkek toprak hep...
miras (şiir)
bilmiyordu artık sözcükler ne için dökmek için mi çıtlatmak için mi sarmak dolamak yumak yumak örmek için miydi gözlerinden dökülen sözcükler şöyle bir şıngırdattı avizeyi ışığın suyu boşaldı ay karpuz kesilmiş gibi aktı aktı günlerce sokak beyazdı adım attı ilk adımlarını bebek biliyordu artık sözcükler bunun için bir bebeğin gittiği bembeyaz defterin sokağında adım adım...
Deniz Kızı (Şiir)
denizde gün ışığı var damla damla eriyor yaz yitik mevsimlerin göbeğinde ılık yaz, senin o zarif bedenin tuzla parıldıyor gün altında titreşen tenini ışık ışık öpüyor kuşlar sen bütün denizlerin uslanmaz, şirin, sevgili kadını: uzaksın biliyorum ölesiye sevdalardan yıllardan beri, ben de sevdim seni, hadi sen de bunu söyle, susuyor upuzun susuyor güneşle çarpışıyor gözleri...









