Modern iletişimin hızının yanı sıra I.Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda Avrupa’da yeni ve tamamen farklı bir sanat anlayışının kendiliğinden ortaya çıkmış olması önem kazanmıştır. Almanya, Fransa, Rusya, Hollanda, İtalya, İspanya ve hatta İngiltere’de Kübizm, Neoplastisizm, Süprematizm, Fütürizm, Vortisizm gibi çeşitli terimlerle adlandırılan bu hareketler, temel tavırlarında fikir birliğinde olan, sanatta gerçekliği (natüralizmi) tamamen reddeden ve saf...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Manşet
John Ruskin’in Eseri: Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – IV
Çeviri: Deniz Gökduman Gerçek bir manzara ressamı, doğayı olduğu gibi yansıtmakla kalmaz; kurduğu kompozisyona yeni ve uyumlu bir ruh katarak bize estetik bir haz sunar ve böylece kutsal, mitolojik, tarihsel, tür ve portre resimlerinin yanına manzara resmini yeni bir tür olarak ekler. Aynı şekilde Ruskin de, doğayı gözlemleme konusunda bizde sanki bir resim yapıyormuşuz gibi...
Sansür Merkezinden, Basın Müzesine: #Ey Özgürlük Sergisi
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’nin kapısından içeri adım attığınızda, sadece bir sergi salonundan ziyade, hafızası ağır bir binanın içine giriyorsunuz aynı zamanda. Neo-klasik çizgileriyle 1865’te Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından inşa edilen bu yapı, yıllar boyunca Maarif-i Umumiye Nezareti’ne ve İstanbul Darülfünunu’na ev sahipliği yapmış, hatta 1875’te şehrin ilk uluslararası resim sergilerinden biri yine burada...
KUYRUGUNDA DALGANIN ANISI: ESEN SOLTAY’IN LOGİA’SI
Sonsuz sakinliğin hareket denizinde bazı formlar Esen Soltay’ın önce zihninde sonra da imgeleminde biçimlenirken form ötesi sıra dışı formlara tanıklık yapılır. Dış doğanın somut temsillerinden, yerleşik düzgüden, organik doğanın oranlarından bambaşka bir oran düzenine geçen heykeltraş Esen Soltay’ın üçboyutlu çalışmaları varoluş yasalarına yeni varoluş boyutları kattığını saptarız. Sanatçının ellerinde Bakır, Demir gibi sert madenlerin form...
Proust’ta Belleğin Hiper-Nesneleri
Hatıra, bir tür büyüdür; zamanı durdurur, ama aynı zamanda onu bozar. Kelimelerin tam olarak yakalayamadığı bir şeyi hatırlamak, nereden bakarsanız, bir meydan okuma. Bu meydan okumayı göğüslemek için bir nesneye ihtiyaç var; geçmişi bugüne bağlayan kurtarıcı bir imgeye ihtiyaç var. Çünkü geçmişin belleğe kaydedilebilmesi, ancak parçaları bir araya getiren, onları örüp bağlayan bir hiper-nesneyle mümkün....
Enis Batur Denemeciliği Üzerine Eksik Bir Deneme
Enis Batur’un 2014 tarihli “Yazboz” denemeler serisi yalnızca “yazı” kavramını dört koldan kuşatan, tarihini felsefesiyle, sosyolojisini antropolojisiyle, estetiğini edimiyle kavuşturan bir toplam değil. Enis Batur; yazıyı kendi nesnesine yönelttiğinde, edimin nesnesiyle edimi birleştirdiğinde ortaya çıkan yalnızca yazının iç yüzüne açılan bir anahtar deliği değil. Bu denemeler serisi, Enis Batur’un bir edebi tür olarak denemeye kattığı...
Epirus Müziği: Dağların Yankılanan Ruhu
İlk kez Epirus müziğini, Atina’da duyduğum anı hiç unutmam. Nota nota uzayan her ses, havada asılı kalıyor, yankılanıyor, sonra bir başka sesin kollarına düşüyordu. Bu müzik ağlamıyordu ama gözyaşlarını içinde taşıyordu; isyan etmiyordu ama boyun eğmiyordu da. Bulutların arasında kaybolmuş bir Epirus köyünde, hiç tanımadığım insanların arasında, kendimi bir anda binlerce yıllık bir hikâyenin içinde...
Virginia Woolf: Kimseyi Esirgemez Bu Dalgalar
Virginia Woolf’un Dalgalar adlı romanı, altı bölümlük bir koral gibi kurgulanmış bir hikâye. Hikâye, Bernard, Louis, Neville, Suzanne, Rhoda ve Jinny’nin, ergenliğin başlangıcından orta yaşlara kadar süren hayat yolculuklarını, iç monologları aracılığıyla, bir tür uçuruma yerleştirmeyle, sonsuz derinliklere yapılan piklerle (mise en abyme) aktarıyor. Bu karakterler albümü, ergenlikteki grup bağına özgü olan ve hem arkaik...
ANKARA’DA TABELA FOTOĞRAFLARI: TOPLUMSAL BOŞLUĞUN YENİ RİTÜELLERİ
Televizyon haberlerine yansıyan, Ankara’daki sıradan bir yön tabelasına akın akın gidip asılarak fotoğraf çektiren gençlerin –hatta kimi yaşlıların– görüntüsü, ilk bakışta hafif ve gülünç bir manzaraymış gibi durabilir. Oysa biraz daha dikkatle bakıldığında, bu davranışın toplumsal dokuda çok daha derin bir çatlağın dışavurumu olduğu görülür. Akım diye adlandırılan davranışa kapılan gence “Neden buradasın?” diye sorulduğunda...
Asmalımescit Art Galeri’de Tuba Büyükdoğan Sergisi-Self Portraits: Hedgehog’s Dilemma
Bu seri, sanatçının yaşadığı dünyayı gözlemleyerek ve içsel duygularını sanatıyla harmanlayarak oluşturduğu; insan ruhunun katmanlarını, dönüşümünü ve kırılganlığını izleyiciyle paylaşmayı amaçladığı bir seridir. Birinci edisyonun teması, filozof Arthur Schopenhauer’ın ünlü “Kirpi İkilemi” metaforuna dayanır. Bu ikilem, insan ilişkilerinde yakınlık ve mesafe arasındaki gerilimi simgeler: Kirpiler soğukta birbirlerine yaklaşmak ister, ancak dikenleri birbirine battığında acı çekerler;...









