Carlos Drummond de Andrade (31 Ekim 1902 – 17 Ağustos 1987) Brezilya’nın Minas Gerais eyaletinde, küçük bir madenci kasabası olan Itabira’da doğdu. Çiftçilik yapan babası onu bir Cizvit okuluna yazdırdıysa da, Drummond de Andrade uyumsuzluğu yüzünden okuldan uzaklaştırıldı. Daha sonra öğrenimini eczacılık fakültesinde tamamladı. Genç yaşta ülkesindeki yenilikçi şiir akımının yerleşmesine yayımladığı bir dergiyle katkıda...
Son Yazılar:
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Kategori: Manşet
AKLIN SUSTURULDUĞU SANAT: SÜRREALİZM
Avangard terimi, 20. yüzyılın ortalarında estetik ve politik radikalliğin, kültürel bağımsızlığın, sosyal isyanların şekillenmeye başladığı dönemlerde gündeme gelmiştir. Batı toplumlarında kapitalist gelişmeler, kültürel faaliyetlerin ticari değer çöküntülerine uğraması, sanatı metalaştırmıştır. Avangard sanatçılar, oluşan bu değerlere karşı duyulan huzursuzluktan dolayı sanatsal kurumlardan uzaklaşma gereğini duymuşlardır. Bu ruhsal yabancılaşma ve kopukluk, avangardizmin çıkış noktası olarak gösterilmiştir. Sanat,...
Güneş (Şiir)
Sende bir güneş unuttuydum Sor bakalım halinden memnun mu Bende bir vatan unutmuşum Bir türlü bulamıyorum yerini Kalemle sayfa belirler şiirin hacmini Âşıkla maşukanın zihinleri ölü Leylak diridir görünüp kaybolan Bir kadeh daha artarsa içerim Yarım ay varmış gül yarım aşk Geceler değerlendirilmez kısaldıkça Resim: Sonia Delaunay
ATLARIN GÜRÜLTÜSÜ (ŞİİR)
sessizlik ve hareketsizlikle istiflenmiş otağında ama hazır gecenin şairane iyiliğinde patlamaya bırakıyorsa dallarını ansızın keskin ve sert yapraklar belli ki kızıl rüzgârıyla bir bir salınarak yer açıyordur imgelem mavisindeki sesiyle gökyüzüne kök salan ağaçların yazında halk olmuş da mümkünleriyle geliyor umut dolu dizgin doru atların gürültüsünde otağında istiflenmiş sessizlik ve hareketsizlikle...
çanlar kimin için çalıyor (şiir)
çanlar çalıyor uzak bir ülkede paul’ün hayaletinin ayak sesleri gibi yalnızca ben duyuyorum zamanı anımsatıyorlar yaşadığımız tüm zamanı ve anın akışkanlığını paul ve beatrice olamadık heidi ve peter idik yalnızca bazen de dali ve gala sürüklüyorum kendimi delice akan bu zamana sen ise herkesi şaşırttın o ne usta manevra çoğaldıkça çoğaldın matruşka insan...
BU (ŞİİR)
-nedir bu saf ve dikkatli aşkın derisi yüzülen gecenin kanını karartacağı belli. söyledikleri geçiyor mum ışığından altı kez— tırnakladığı ölçülmez çirkefin çehresi değişiyor, altı kez örtüyor orada, ikiye bölünerek. bu sezgiye öylesine bağlı ki, hep aynı renk, hep aynı yankı. sabaha kadar açık kalacak olan algı— bir unutuşun içinden süzülüyor. -derisi yüzülen gecenin kanını karartacağı...
Dönüş Yolu (Şiir)
Demek buraya yaşanacak yer diye geliyorlar. Rilke Çocukları Katledilen Anneler İçin dünyaya bağlayan ipi kesen meleğin yolunu yitirmesini diledim seni geri getirmesini gözlerimden silinmedi son bakışındaki evi bulma sevinci iki kere öldün biri unutmak diğeriyse anımsamak içindi ne eski ben olabildim ne de olabileceğim insan yokluğun...
Bozlu Art Project: Can Göknil’in anlatımıyla gerçekleşecek “Evrende Vals” sergi turu
24 Ocak Cumartesi günü sanatçı Can Göknil’in anlatımıyla gerçekleşecek “Evrende Vals” sergi turuna davetlisiniz! 1970’li yıllardan itibaren her sergisini mitler ve anlatılar etrafında şekillendiren Can Göknil, bu sergi turunda izleyiciyi Güneş Sistemi, astronomi ve galaksiler arası bir yolculuğa çıkarıyor. “Evrende Vals”, Göknil’in yeni eserlerinin yanı sıra Güneş Sistemindeki gezegenler, bize en yakın galaksi olan Andromeda...
Devrim, Aşk ve Televizyon (Şiir)
Ve ben tarifsiz bir boşluğu eşeledim Tırnaklarımın içine girdi karanlığın kiri Her gece yokluğun şarkısını heceledim Kimse gelmedi ve sokaktan geçti öylesine biri Hiç geçmeyecek bir yarayı taşıdım Ülke kötüye gidiyordu Kan kokuyordu Yüzlere yapışmış incecik televizyonlar Eriyordu küflü sedirlere uzanmış vücutlar Bir türlü olmuyordu Ben boşluğu eşelerken Devrim bir kelime olarak kaldı duvarlarda...
Muamma (Şiir)
Aralanmıştı kapı yeşildi Taşlar sırasında dizilirdi Bakışında mıydı tıkırdı Kemirmişti tırnaklarını Konuşalım şimdi kiri konuşalım pası konuşalım Kaç kere yıkanılır aynı suda onu da konuşalım Dilinde miydi mabet Kaçırmıştı dumanını Susalım şimdi yası susalım yaşı Susalım Kaç kere geçilir aynı köprüden onu da Susalım Gecikmişti Yelkovan siyahtı Hasatlar uykusunda delişirdi Öyle bir zamandı ki Sıradan...









