Resimlerimde yazı artık yazı olmaktan çıkar, önce bir imge haline dönüşür. Daha sonra resim içinde renk ve figürlerle bütünleşince o artık resmin asli unsuru haline gelir. Resimlerimdeki yazılardan manifesto veya hayat tavsiyesi bulamazsınız. Ben kendimce kendime yazdığım için ben okuyabilirim. O yazılarda ne yazıldığının ve yazılış biçiminin hiç önemi kalmaz. O yazılar artık resmin içinde...
Son Yazılar:
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
Kategori: Manşet
GİDELİM BURALARDAN (ŞİİR)
Gitmek istedim gidemezdim demiştin Kim istemez ki gitmeyi Demek ki Kopamadık birbirimizden Neydi o bağ aramızdaki Sanki görünmez bir pranga Hayatta nelerden vazgeçtik oysa Vazgeçemedik birbirimizden İyi mi ettik acaba? Boşver Fromm’u, Freud’u vesaireyi Kim bilebilir seni benden iyi Unut çözümlemeyi Neyse ne geçti mi elli küsur yıl Sen git şimdi istediğine bayıl Gitmek iste...
EN KAHRAMAN RIDVAN
Türkiye’de yerli çizgi romanlarda ağır basan ve öne çıkan tür, 1940’larda Çocuk Haftası dergisindeki tekil örneklerle başlayıp 1950’lerde günlük gazetelerde önce Ratip Tahir Burak, ardından Suat Yalaz ve diğerlerinin çalışmalarıyla ivmelenerek gelişen ‘at binen, kılıç kuşanan’ tarihsel kahraman serüveni çizgi romanlarıdır. Ancak, ‘at binen, kılıç kuşanan’ tarihsel kahraman serüveni çizgi romanlarının yanı sıra, ilk kayda...
Işık Tanrısında Ucuz Edebiyat Radyasyonu
Çağdaş sanat bağlamında, aşağı yukarı milenyumla birlikte, liberal post modern topluma yönelik bir Anti-Art tasallutu olarak icra edilen ne varsa hepsi kendi paradoksal hususiyetleriyle yeni bir sanat biçimi olarak ortaya çıkıp kendi izleyici kitlesini de oluşturmaktadır. Sıklıkla, klasik sanat eserlerinden devşirme resim veya müdahaleli mulajları ve eklentilerle yapılan yorumları içeren bu çalışmaların bir bölümü dijital...
Bir Sonbahar Sabahı Bedri Rahmi’yi Anmak
Güneşli ama rüzgârlı bir sonbahar sabahında, meşhur mimar Alexandre Vallaury’nin tasarladığı Union Française binasındayım. Eskiden Fransızların lokal olarak kullandığı, şimdilerde ise kültür ve sanat etkinliklerinin kalbinin attığı bu büyüleyici yapıda, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 50. ölüm yıl dönümünü anmak üzere toplandık Organizasyonunu Dirimart Galeri’nin üstlendiği bu etkinlik, Minoa Kitabevi’ne ait Minoa Sahne’de gerçekleşti. Pek çok etkinliğe...
BİAT KÜLTÜRÜNÜN “ENTELEKTÜEL” AKTÖRLERİ
“Yapmamayı tercih ederim!” diyemeyen, biat kültürünün “entelektüel” aktörlerine… Attilâ İlhan’ın yetmişli yıllarda, kendi mahallesinde pek sevilmediğini okumuştum bir yerlerde. Sol’un bütün sürümlerinin öğrenilmesini önerdiği ve kendi mahallesini içeriden eleştirdiği için. Bugünlerde ise, ortada ne yazık ki ne içeriden ne dışarıdan eleştirilecek kayda değer bir sol program bile yok! Bunu söylerken, iyi niyetli ve özverili çabalar...
2025-08 YILDIZ CİNAYETİ ŞÜPHELİ İFADE TUTANAĞI (ÖYKÜ)
“Yaz: 21.08.2025 tarihinde ölü bulunan yıldızın katline ilişkin cinayet soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüpheli şahsın ifadesi… Ne? Uzun mu oldu? Düzelt bakalım. Tamam, böyle dursun. Tekrar yaz: Şüpheliye adı soruldu. Adın ne lan?” “2005 yılının üstünden 20 yıl geçmiş olamaz. ’98 yazını, yani O’nun doğduğu yazı dünden daha iyi anımsıyorum hâlâ. Brezilya-Fransa finali vardı. İzlediğim...
CASABLANCA: RICK’S CAFE
İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, tutsak Avrupa’daki birçok göz umutla, çaresizlikle özgür Amerika’ya yöneldi. Lizbon önemli bir kalkış noktası oldu. Ama herkes doğrudan Lizbon’a gidemediği için uzun ve dolambaçlı bir mülteci rotası çıktı. Paris’ten Marsilya’ya, oradan Akdeniz’i aşıp (Cezayir) Oran’a, oradan da Afrika kıyısı boyunca tren veya otomobille ya da yürüyerek Fransa’nın yönetimindeki Fas’ın Casablanca şehrine...
kıs(s)alar… (şiir)
saat 21.00 atardın kolunu sıra dağların omzuna ağaçları bırakırdı kuşlar gövdene gelirdi yuva yapmaya bir papatya güzellemesi başlardı dünyanın saç teline kadar saat 22.00 ne mezar ne toprak alırdı beni gömülebileceğim tek yer vardı kucağın saat 23.00 kaç parça kopardıysan benden birleştire birleştire bir başka sen yaptım saat 24.00 kendini yiye yiye bitirebilirdi insan bitti...
CÜMLESİZ BİR ŞARKI (ŞİİR)
Eksilen zamanın rüzgârlarıydık Her nereye yetişeceksek, Esip durduk, esip durduk Ayaklarımız kocamandı, dünya ufacık Bütün yolları sanki biz yorduk Kendimizi her yere ulaşır sandık Heybemizde hayallerle büyüttüklerimiz Güz dalında ayva, kış dalında nar Başka bahçenin malıydı onlar Kokusundan anlardık Bambaşka tatları vardı İbrişimden parlak renkleri Uzanıp koklamaya utandık Onlar bizim sadece uzaktan gördüklerimiz Cıvıltılarıyla oyalanırdık...









