nasılsa her aşk biraz aşınır: kulağından kuyruğundan kırpılınca margarin paketleri makas izleri taşır o kardolaplarda kararan kasabalı çocukluğum: kasap çağrıştırıyor hep aklıma gelmedik anlarda birden: ¾sünnetçi! diye bağırıyor tüm sokaklarında kasabanın kasapları kasket giyiyor hepsi belli/belirsiz bir kasvet kaplıyor içim: kardolabın tel örgüleri: kanıyor erkekliğim; “burdan kesiniz” diye işaret ettiğim en kaşarlanmış sünnetçiyi bile...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Manşet
ÖĞRET! MEN (ŞİİR)
ve ben öğretmenim her gün ne çok gözle karşılaşırım bu ağırdır ağırdır bedeli bir şey olmanın ekran parazitleniyor durmadan her gün gençliğe günaydın! gençliğe iyi dersler! Saplamak inşa etmeye çalıştığımız imge değil insan her temas iz bırakır üstelik her temas yaradır kapanmayan ah ne mühimdir doğru soruya sahip olmak biliyorum hiçbir şeyin şekli...
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – SALDIRGANLAR’DA TECAVÜZ MİZANSENLERİ VE NAMUS RETORİĞİ
Düşük bütçeli Amerikan istismar sinemasının (*) en tartışmalı janrlarından biri “tecavüz-intikam” filmleridir. En tipik örneklerinde, tecavüze uğrayan bir kadının kendisine tecavüz eden erkekleri öldürmesini öyküleyen bu filmler önce anaakım eleştirmenler tarafından yerden yere vurulmuşlar ancak daha sonra özellikle akademideki film çalışmaları alanındaki bazı yazarlar tarafından daha nüanslı değerlendirmelere tabii tutulmuşlardı. Hatta örneğin feminist Carol Clover...
ŞİİRİN TAŞRA MANİFESTOSU
Şair Bülent Akay’ın dördüncü kitabı Yaşlanmıyor! Eşikteki Çul Gibi Eskiyor İnsan, geçtiğimiz yaz Şiirden Yayınları etiketiyle yayımlandı. Bir şiir kitabı için uzun sayılabilecek bu isme, kitabın açılış sayfasında rastlıyoruz yalnızca. Tek mısralık bir mermi olarak bilincimize vurup geride kalıyor bu isim. Kitabın biyografi kısmında şöyle ise yazıyor: “Bülent Akay: 1974 Uşak, Eşme doğumlu.” Kısa, sade,...
Banksy ve “Yazarın Ölümü”
Bir sanatçıyı tanımadan onun eseriyle karşılaşsaydık anlama yönelik değişim nasıl olurdu? Ya da bir değişim olur muydu? Mesela Van Gogh’un kim olduğunu bilmeseydik eserleri “delilik” veya varoluşsal trajedisi üzerinden yorumlanır mıydı? Ya da Frida Kahlo’nun yaşamış olduğu acılar bilinmeseydi eserleri doğrudan hayat hikâyesiyle ilişkilendirilir miydi? Belki de ne Van Gogh’un renkleri ve fırça darbeleri trajedisi...
GUGUKKUŞU ile SAZBÜLBÜLÜ (ŞİİR)
“en iyisi anlar gibi durmak. anlar gibi durmak ve hiçbir şey anlamamak.” gao hingjian yarına çizdiğim resimler ömrümün telaşı hikâyemin dökülen harfleri ayna sırı gibi git git denize çıkmaz sokak koyunda evimiz, sevgilime yazdığım mısralardan pencere kepenkleri albatros kanadı… […] buca bornova arası keşfettiğim hayal tepesine ben gidince rüzgar saçlı on sekizim de gelmiş. o...
KOMANDOKARA 1. FASİKÜL (ŞİİR)
AMA DÖNEBİLİR Mİ GÖĞE DEĞMİŞ BİRİ Gece uykunun pulluğunu aradım aradım Saçlarını taradım saatların uyuyamadım Yıldızları saymaktan I. Göğsümde bir nişan gibi taşıyordum yâremi Âşık olmak vurulmakla eş, ondan yârelendim Güneşin altında her şey gölgesiyle var Kalb gözlerin gördüğünden fazlasını duyar Bir adım attım bilmeden ve açıldı sonsuzluk Bir adım daha:...
HAYALCİ HÜCRE (ŞİİR)
Dayanılmaz belirsizlik mümkün kılıyor yaşamayı insan kırılırken en ince yerinden kırıldığı yerde kalıyor aynı gözlerle bakıyor yıllarca dünyaya görünmediğinde yoksun diyor kafesteki papağan kim öğrettiyse ona bunu tekrarlıyor durmadan bir tırtıl dönüşürken kelebeğe o hayalci hücreyle aynı anda bir incir ağacı filizleniyor limanda bir mucize gibi kayalıklardan fışkırarak yaşam yenilerken kendini bir yaprağın gizemiyle Tüket...
Olumsuz Optimist (Şiir)
Dikizimde kaldı geçmiş gelen, gideni aradı izlemekle kalmadı yaşattım gelecek olanı belki kızgınsın bi ufak haklı olabilirsin kalamadığın kadar Senin kadar bende kaçıyorum bu günlerde tanımadığım sokak ev oldu yoldaşsız yolda kutuplar kumla doldu bilhassa ciğerlerim tütünle dost Belki bu yüzden az, kısık sesim belki bu yüzden duymamışsındır, sana olan iyi dikeklerim, unutuldu...
Neden Sonuç (Şiir)
Kitabın sonundan ortaya alınmış bir pasaj Günlerden çarşamba ve ip üstünde sallanan bir salı akşamı Cam kırıklıkları dolu bir aklı Düşüncelerine batıran dört tanıklı bir acil odası Kazılmış toprakların kirli tırnaklara bir sırık hediye bohçası Kalp dalgaları seyir halinde Bir aşağı bir yukarı Ufkun en dönülmez akşamı Loş beyaz ışıklı bir karadelikten Madde beyazı...









