Gazze’de akrabalarıyla birlikte katledilen Filistinli küçük bir çocuğun katledilmeden önceki yardım çağrılarının gerçek ses kayıtları üzerine inşa edilen Tunus yapımı dramatize belgesel Hind Rajab’ın Sesi (Şawt Hind Rajab / The Voice of Hind Rajab) Filistin sorunuyla bağlantılı filmlerin son yıllarda en dikkat çekeni, en ses getireni oldu. Bu yılki Venedik Film Festivali’nde ana yarışmada ikinci...
Son Yazılar:
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Kategori: Manşet
GEÇMİŞ BUGÜNLE KONUŞUYOR
2025 bitmek üzere. Tam da şu günlerde yepyeni bir yıla girmeye hazırlanıyoruz. Yılbaşı, bu anlamda, geçmişle geleceğin ekvatoru gibi. Her birimiz farklı hayatlar içinden geçsek de, yılın devrildiği böyle zamanlarda ortak bir duyguda buluştuğumuzu düşünüyorum. Geçmişi; üzerinde değişiklik yapamadığımız, geride kalmış bir zaman dilimi olarak düşünmeye meyilliyiz. Belki de o yüzden her yılın başında isteriz...
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Aralık Şiirleri
https://ekdergi.com/category/litera/
Lapis Lazuli (Şiir)
Kader tabletlerinin yılda bir defa Güncellenebileceğine inandığım zamanlarda yeni bir hayata nasıl başlanır, eski bir bedenden nasıl çıkılır; göksel merdivenlerle mi? yoksa cismini aciz zihnimin anlayamayacağı, zamanı ve mekânı aşabilen kutsal hayvanlarla mı? orasını hiç kurcalamazdım, sonuçta kural basitti: do ut des yani “ver ki vereyim”. Sağlık karneme yazılan ilaçlar bozdurulan alyans ile ödendiği gün...
SAFRAN CÜMBÜŞÜ (ŞİİR)
I sarı bir gökkuşağıdır elleri çatılardan sarkan bulutun geçerken suyun aklına takılmış yerini yadırgayan konuk alışılmışın dışında bir hesap ateşle yarışan otlarınki çoklu ezgilerle söylenegelen bir saygınlık var telaşlarında külün ısrarı kime ve niçin nereden çıktıysa şimdi mırıldana mırıldana oyuyor hızını sele kaptıran yağmur ikiye ayrılmış ayva kokusunu ...
Vouloir et Pouvoir (Şiir)
gerçekleşmeyecek umutlarla teselli bulan o akıllı delilerden—— kendini sulara atmadan önce son şansını deneyen bir çılgın—– ___gökyüzünü yırtan bir resimde; vezüv ve etna’nın farklı—— _lav katmanlarından yapılmış bir mozaiğe dokunduğunda—— ____doğanın sade yaşantısı, kırık dökük eşyalar okyanusu—— ______________gerçek kimliğine yeniden kavuştuğunda—— __________________başka bir dünyadan gelirmişçesine—— _____toplumsal baskıların uzağında sürdürülen bir yaşam—— _______________hiç kuşku yok ki...
Çürümenin Estetiği: Lanetli Evin Hikâyesi
“Gotik” olarak adlandırılan edebi eserlerde uğursuz ev miti, iyi ile kötü, ışık ile karanlık arasındaki mücadeleyi somutlaştıran senaryoların mekânı. İçinde kötülüğün, deliliğin güçlerinin tepindiği; aşırılığın, entropinin, yıkıcı fantezilerin ve gerilemenin uzamı. Bu senaryolarda baskın duygu ve leitmotif, ıstırap, dehşet, korku, tiksinti, özdeşleşme nevrozu ve kimlik krizi. Gizemli, cinli evler, yıkık şatolar ve manastırlar gibi, güzellikle...
YAKINLIKTAN UZAK ADAM
Bazı insanlar vardır; bir mekâna girdiklerinde ortamdaki hava hissedilir biçimde değişir. Ne kahkaha patlatırlar ne kavga çıkarırlar ama odanın havası bir anda güneşliyken hafif bulutluya döner. Bu hikâyeye girmeyi hak eden müzik adamı da öyleydi. Girdiği yere gölge gibi oturur, kimsenin üzerine doğrudan düşmez ama herkesin ruhuna ince bir gölge serperdi. İnsan görünmez gölge olur...
Retorik İfade Özgürlüğünü Baltalayabilir mi?
İfade özgürlüğü, çoğu zaman yalnızca sözün serbestliği olarak düşünülür. Oysa asıl mesele, kimin konuşabildiği değil kimin duyulduğu, kime alan açıldığıdır. Günümüzde retorik, düşüncenin taşıyıcısı olmaktan çıkarak onun yerine geçtiğinde, ifade özgürlüğü biçimsel olarak varlığını korusa da içerik bakımından daralır. Çünkü bu durumda konuşma hakkı, fiilen belirli bir iletişim tarzının tekelinde toplanır. Retorik tam da burada...
AUGUR (ŞİİR)
düştüm, sırçaydım, sırlı bir periler halkasının son gümüş pulu bir kahkaha çiçeği büyüttü beni karnından ışıklar fışkıran bir şebçerağ benim de var mutluluk ve mutsuzluk kristallerim biri ak biri kara iki dizginsiz kısrağım ik’elim kande olsa sen çağır ben yeterim avucumdan suvarırım atımı hû ile yederim benim tilkilerimin kuyrukları birbirine değer melek öpücükleri verir birbirine...









