“Rüzgâr okusun şimdi kutsal kitabı”. “Üf desin”. Emel İrtem, bence günümüz şiirinin en önemli şairlerindendir. Şiiri de şiirin sorunlarını da bilir. Kasım 2020’de ‘yeni’ ve ‘son’ kitabı, “Hu!..” Yitik Ülke Yayınları etiketiyle çıktı. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk kapı PLATO, ikinci kapı KOYAK ve üçüncü kapı KESAFET. Şairin 1999’da “Divaneliğe Dönen Pergel”, 2006’da “Zehirli Rüya”,...
Son Yazılar:
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Kategori: Manşet
Nietzsche: Tarih-Dışı, İnsan, Sanat
Bir tarih içinde yaşıyoruz dolayısıyla eylemlerimize anlam yüklemek lazım geldiğinde ya geçmiş zamana bakıyoruz ya da mantıksal çıkarımlar yaparak geleceğe bakmağa çalışıyoruz. Ama tarihin bize sunduğu veriler içinde kendimizi bulduğumuz anda başka anların varlığına tanıklık ediyoruz. Düşüncelerimizin bağlandığı yer olan anlara tanıklık etme, tarihin dolaysız olarak işlettiği ilişkiler biçimini etkilemiştir. Buna dayanarak çevremizdeki olan biteni...
Aki Kaurismäki: “Ve Bulutlar Uzağa Gittiler”
Aki Kaurismäki’nin Ve Bulutlar Uzağa Gittiler adlı filmi Cannes’daki yarışmada ve Locarno’daki Piazza Grande’de yaklaşık on sekiz bin seyircinin önünde görücüye çıktı. Kaurismäki’nin kahramanlarının «karanlık» dünyası, şüphesiz Finli olmayan izleyicileri derinden şaşırttı. Bu film, yapımcısının jest ve araç düzeneklerini, biricik ve ayrıksı sinematografik dilini ve dünyaya bakış açısını tanıma fırsatı sunuyor. Kaurismäki bu filminde, izleyiciyi,...
BİR ADALET ÇAĞRISI OLARAK POLİTİK FELSEFE
Bir kriz dönemindeyiz. Felsefi kavramların sürekli sorgulandığı; insanın ve felsefenin sonunun konuşulduğu bir çağdayız. Ayrıca, adaletsizliğin tekinsiz bir konuk gibi sürekli yanı başımızda olduğu bir dönemi de yaşıyoruz. Post-truth çağı, herkesin kanılarını değişmez hakikatler olarak gördüğü bir çağdır. Hakikatler kesin ve değişmez olunca, adalet çağrısı da beyhude görülmeye mahkumdur: “Hakikat, bütün seferler için bir kereliğine...
E-Posta Mesajın Kara, Seninki Benden Kara!
1979’dan kalma dinlemesi epey keyifli bir şarkı, bir yandan kulağımızda tıngırdarken diğer yandan kısa bir hikâyeyi de anlatır. 1980’lerin meşhur grubu The Police’in vokalisti Sting, bu hikâyede şişeye koyup denize fırlattığı mesajlardan bahsetmektedir. Mesajlarda ne yazar bilinmez fakat bunları görmezden gelmeye yüz tutmaz; eminim, her biri demir olsa paslanmaz, azar duysa utanmaz mesajlardır. Alıcısı muhakkak...
ZAMANSIZ DERGÂH
Gecenin ikisiydi, üç tane ses beni rahatsız ediyordu. Birincisi arada bir duyduğum köpek sesleriydi, ikincisi kendime hazırladığım atıştırmalıkların dişlerimin arasında ezilip dağılırken çıkardıkları seslerdi, üçüncüsü de sessiz sedasız olan ve bizzat benden kaynaklanan iç seslerim! İçten seslerimdi… Yazmaya çalışırken yazdıklarımı sesli olarak tekrarlıyordum. Bitirdiğim her cümleyi sesli olarak tekrar ediyordum, yani beynim kendi sesimi dinliyordu...
Deli Ağlatan Diyarı (Öykü)
Sabah ezanı alır götürür beni, sevdiğimi gördüğüm yola. “Mahur Beste” çalınca içtiğim acı tütünün koca filtresi gelir aklıma. Montumun naylon astarına dökülen tütün taneleri gelir. Fenerin maçı, kapalı Kadıköy yolları. Uzun yolda dinlenilen müzik, bir kameradan bakmamızı sağlar hayata adeta bir filmin karakteri olurum. Kendi filmimin. Kalasla bakışırız çoğu zaman. Bir fare evine koca bir...
N’EN VAR KUZUM! SOLGUN GÖZÜKÜYORSUN…
Badi Ekrem: Ben bu yaz neredeydim? Şaban: Nerden bilelim ya… Badi Ekrem: Size soruyorum ben bu yaz neredeydim? Şaban söyle ben neredeydim? Şaban: Valla Kayseri’de olabilirsiniz. Üzerinden çok sular aksa da bazı şeylerin modası hiç geçmez. İzlediğimiz Yeşilçam filmleri, okuduğumuz klasikler gibi bırakamadığımız birçok alışkanlık, günlük hayatımızda bizi biz yapan karakterimize dönüşüyor....
GÖKKUŞAĞI MELEĞİ veya KENDİLİK ANITI
Örtü Geçen yüzyılın Marxist filozofu Benjamin, bin marka bir eser satın alıp masasına koymuştu. Bu, Paul Klee’nin Angelus Novus (Yeni Melek) adlı eseriydi. Sonra, Benjamin’in sonu bir trajediyle (intihar) bitecek bütün entelektüel ve yaşamsal serüveninin de temel esin kaynaklarından biri olacaktı bu Angelus Novus. Benjamin’in Modernizm’i kritik ettiği bütün düşünsel uğraklarda, misal; estetik, etik ve...
TÜRK ŞİİRİNDE KANON ALGISI VE ELEŞTİRİ
Okurları kanonla tanıştırmanın denenmiş üç yolu vardır. Birinci yol, klasik olduğu kesinleşmiş bir kitap okutup sonra bir başkasına geçmelerini sağlamaktır; daha sonra daha bir başkasına. İkinci yol, kanonun süregelen kalıcı sorunlarından biri üstünde dikkatlerini odaklaştırmak ve bu sorun hakkında çeşitli eleştirmenlerin neler söylediklerini karşılaştırmalarını istemek; daha sonra da aynı şeyi öteki sorunlar için yinelemektir. Üçüncü...









