Fuji, Japonya’nın ikonik güzelliklerinden olağanüstü bir dağ. Fakat, dağın eteklerinde yer alan bir bölgenin intihar etmek isteyen Japonların son durağı haline gelmiş olması, bu güzelliği fena halde gölgeliyor. Çalışmanın uzun saatlere yayıldığı Japonya’da intihar sınıfsal bir vakâdır. Emile Durkheim’ın tezine göre, kentleşen toplumun mekanik ilişkiler içerisinde giderek yalnızlaşan öznesi, intihara daha yakın duruyor. İntihar edenlerin...
Son Yazılar:
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Kategori: Manşet
hay hay böceği (öykü)
sonra “o” sandı ki daima onu yazdım. öldürüldüklerinden, öldürdüklerine tekrar tekrar içime akıtılan bulmacayı yaktım. yakmadım. yazmadım. yüklenip taşıdım janus, j a n u s, … lar; havalandırdım bütün gece amâsei – mâ – tomarla ray cızırtısı, serüvenlerin sustuğu lükens komodin, kapris propagandacısı yatak, kapının arkasında ne var’ı… yargı yok, infaz var. zavallı adanmışlık: dildeki...
KEKEMEYİM
ihnim kekeme! Gözlerim kekeme! Kulaklarım kekeme! Duygularım kekeme! Bedenim kekeme! Kekemeyim bütün bileşenlerimle… Diyojen, kekeme değildi, sığındığı ve güvendiği bir fıçısı vardı! Kendisi de fıçısı da gerçekti, doğaldı; o yüzden meydan okudu ya İskender’e… Şimdi tam olarak tanıyamadığımız, bilemediğimiz ve çözemediğimiz bir yokluğa/yok oluşa karşı savaşmaya çalışıyoruz… Bu gün, geleneği ve gelenekten beslenme parazitliğimi öldürmeye...
FANTASTİK SANATIN TARİHÇESİ VE EVRİMİ
İKİNCİL DÜNYALAR VE TOPLUMDAKİ YERİ Çağdaş fantezi sanatını anlamak fantezi türünün film, kitap, dergi ve video oyunlarının resimlemelerinden çok daha fazlasını gerektirir. Fantezi sanatı mitolojik, büyülü ve doğaüstü temalar ile ilgilidir. Fantastik sanat tarihi sanatçıların hikâyeleri, şiirleri ve imgelerinde mitolojik karakterleri tasvir ettiklerinde Antik dönemlere kadar uzanabilir. İtalyan rönesansında, Yunan ve Roma mitolojik karakterleriyle ilgilenen...
Saçları Kazıtılan Lilith’ler
Lilith, Sümer mitolojisinde yarısı yılan, kanatlı ve baykuş pençeli bir yaratık olarak resmedildi. Sex ve dişilik tanrıçası olarak betimlenen Lilith, günümüzde vamp kadın ve gothic tarzlara esin kaynağı oldu. Sevişirken kimin üstte olacağı mücadelesine indirgenen, sınıfsal bağlamından koparılmış feminizmin grotesk sembolu olarak da kullanıldı. Pseudo-biblik varlık olarak Lilith, alegorik bir anlatım aracılığıyla Eski Ahit’te diablo...
ANABELLE (ŞİİR)
yarım bir bestenin damarlarından tuhaf bir rüzgârın ağıtlarına geliyorum zihnimde kaybolarak adımlarım zamandan geri kalarak zincirlerin ötesindeki dünyaya hasret ben melodilerle baş başayım, nedir beni yakan – bu denli yorgun yıldızlar mı, yoksa suskun toprak mı? nehir akıyor, yalnız ve düşünceli dedi ben yaşamıyorum, yüreğimin yarısı ölümde, yarısı hayatta… _____ ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU Akasya Günsan,...
Don’t Look Up: Tepemizdekiler Üzerine
2021’in son ayı popüler sinemanın pek çok büyük işinin izleyiciyle buluştuğu kritik bir dönemdi. Aralık ayının kritik ve hayli uzun Noel tatilinden ötürü stüdyoların pek çok altın vuruşu bu zaman aralığına sıkıştırması doğal ve beklenen bir hareket. Kimsenin beklemediği ise gündemde en çok konuşulan filmlerden birinin bir politik mizah işi olmasıydı.Dünyaya yaklaşan bir göktaşının keşfedilmesi...
Peki, Haydar’a Ne Oldu?
İngiliz William Hogart’a tarihsel sosyolojinin realist ressamı deniliyorsa, Hollandalı ressam Jan Steen’e bu unvanı yetmiş yıl öncesinden haydi haydi vermek gerekir. Hogart 1697 doğumludur; Steen 1627. Steen’in realizminde tıp doktorları sıkça yer alır; âdeta hekimler ve hastalar olmaksızın tuvaline konu bulamaz. Üretken ve bereketli bir ressamdır Steen, yüzlerce değilse bile, hani bir o kadar da...
Tarihsel Kısa Bir Döküm: Neymiş Bu Beyaz Türklük?
Bir köpek saldırısı dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan bizi yine bitmez bir kimlik ve hayat tarzı tartışmasına sokmayı başardı. Farkındayız 2013 Gezi sonrası sık sık yapıyor ve de yapacak; çünkü kendinin ve tabanın inandığı “boğazda viski içen masonik solcu”lara karşı tabanını mobile edecek en büyük kozlardan biri bu… Bir çocuğa yönelik üzücü bir pitbull saldırısı sonrası...
Ahmet Sait Akçay ile Modern Afrika Edebiyatı Üzerine
Abdulrazak Gurnah’ın Nobel Edebiyat Ödülü alması Afrika edebiyatına ilgiyi arttırdı. Birçok program ve dosya yapıldı medya ve dergilerde. Bizde çok yakından tanınan bir edebiyat değil. Siz uzun süredir Güney Afrika’da akademik çalışmalar yapıyorsunuz. Bu ilginin ana hatlarıyla nedeni nedir? Abdulrazak Gurnah’ın Nobel Ödülü almasıyla Afrika edebiyatına dikkat çekildi ancak ilginin artırdığını görmek için beklemek gerek....









