Annie Ernaux 1940 yılında işçi sınıfı bir ailede doğmuş, çocukluğunu mazbut bir çevrede Normandiya’da geçirmiştir. Edebiyat öğretmeni olan Ernaux aynı zamanda Fransız çağdaş edebiyatında önemli bir yere sahip Renaudot ödülünü almıştır. Ernaux metinlerinde kendi yaşamını, duygularını, dönemin sosyolojik olgularını da yakın plana alarak başarılı bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Yazar baba kız ilişkisini, babasının işçi olarak...
Son Yazılar:
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Kategori: Manşet
Böyle şey olur mu? Okuyana göre, belki olur, belki olmaz!
Özellikle üst düzey İngilizceden dilimize mükemmel çevirileriyle tanınan ve şimdiye kadar üç roman da yazan Handan Ünlü Haktanır, sanırım ilk kez bir hikâye kitabı yayımladı: “Olur Olmaz Öyküler”[1]. Bu kitaptan bir nebze bahsedeceğim sizlere ama öncesinde dürüst bir eleştirmen olarak Handan’la yakınlığımı açıklamalıyım. Handan, Mülkiyeli sınıf arkadaşlarımdan ve ardından meslektaşım Korkmaz Haktanır’ın eşidir. Dışişleri Bakanlığımız...
Dördüncü Şahsın Görünmeyen Resmi
Karafakideki şarap yarılanmak şöyle dursun ,şişenin dibine vurduklarına bakılırsa, beklenen dördüncü kişi gelmeden sofranın tadını çıkarmış olmalılar. O sırada dördüncü şahıs yaklaşıyor, masanın sol köşesindeki sakız beyazı örtünün altından ona bakan köpeğin bu yeni geleni tanıdığı belli; hırlayan bir ifadesi yok. O hâlde, sizi bekliyorduk ama biraz geç kaldınız, lakin lütfen geçin böyle buyurun denilebilecektir....
Okulu Asmak ya da Modernin Kırılma Anlarında Türkiye Şiirinin Ezoterik Tarihi (mi?)
Dosyalara yazı yazmak zor zanaattır; hele yazılacak şey “resmi tarih” değil onun dışında; yazanın yaşayan olduğu, kırıldığı, büküldüğü, dövüldüğü, sürüldüğü, süründüğü bir karşıt kültür ve onun tarihini satırlara vurmaksa.. Kişi metin eri bile olsa belli tarihsel dönemlerde yaşanan kaçış çizgilerini, “anti kanun/kanon” varoluşları, kendi yağıyla kavrulmayı, dünyayı takmamayı, suyun başını tutan edebiyat/kültür elitlerine eyvallah çekmemeyi,...
ÜLKÜ TAMER: İMGECİLİĞİ YENİ BİR ENERJİYLE AÇIKLAMAK
Edebiyatımızın iyi şairlerinden Ülkü Tamer, 1 Nisan 2018’de 81 yaşında iken hayatını kaybetti. Şairi vefatının dördüncü yılında saygıyla anıyorum. Tamer, “Üşür Ölüm Bile”, “Güneş Topla Benim İçin” ve “Ağıt” gibi hafızalara kazınmış çok sayıda şiire imza attı. Bazıları, İkinci Yeni olarak bilinen grup arasında Ülkü Tamer’i görürken, şair, aslında imgeciliğin ilkelerini ele geçirip onları daha...
EZİLENLERİN TİYATROSU (PANDEMİYE DE) DİZ ÇÖKMEZ
“Perde inmez, müzik susmaz, şiir susmaz, yazı bitmez.”[2] 2020’nin Mart ayıydı. Çin’in Wuhan kentinden başlayan Covid-19 salgını hızla yayıldı. Yerküre yeni bir virüs yayılmasıyla sarsıldı. Her şey alt üst olurken; kapitalist “uygarlık” konusunda söylenecek yalan kalmadı. Pandemi, egemen(ler)in gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Tıpkı Akdeniz havzasında ve Avrupa’da ilk defa VI. yüzyılda ve ardından XIV....
Bir Pencere: Duvarlarda Açılan Gediklerden Sınırların Ötesine Bakmak
Erinç Büyükaşık’ın yeni yılda yayımlanan eserlerinden biri olan Sınırlar Kapalı’yı bu yazımda inceleyeceğim. Bunun için öncelikle yazarın yazın eserlerine değinmek doğru olacak. Daha önce Suya Gazel ve Hep Uzak yayımlanan öykü telifleridir. Bunlardan Hep Uzak yeni baskıyı görebilmiştir. Bunu söylüyorum çünkü birçok yazar ikinci baskıyı göremeyip yitip gitmektedir. Yazarın şu sıralarda yayımlanan bir de romanı...
Kadın ve Otoportre
Bu yazımda, özgürce resim yapmak isteyen, üstelik kendi portresini yapma cesareti gösteren ilk kadın ressamlardan söz etmek istedim. Çok değil, 17. Yüzyıllara kadar kadınların resim yapmasının bile kabul edilebilir bir şey olmadığı düşünülürse, söylemek istediğim şey daha kolay anlaşılır. Bu kadınların birçoğunun cesaretinden etkilendiğimi söylemek isterim. Bir atölyelerinin varlığını duyumsatmak amacıyla, otoportrelerini, kendilerini atölye ortamında...
ÖLÜLER BAŞ UCUMDA (ŞİİR)
güvertede biriken sularda yerimi aldım kaynıyordu deniz, ben beton tekneler arasında penceresini indirmiş perdesini rüzgâr altı sahiline kilitlemiş biri: “rüzgâr altında vapur var söyle söyle hüseyin, duysunlar ölüler seni tekrar gömsünler kendimize ayıracak zamanımız yok” de evet, biraz ateşim var dümen kovanı söndürüyor beni özlüyorum kalan geleceğimi fora diyorum, halat düzeni çözülsün vira, halatlar yükselsin...
Mike Davis İle Sosyalizm ve Kapitalizmin Suçları Üzerine
RÖPORTAJ: Meagan Day Onlarca yıldır sosyalizmin sadece bir « ceset sayımı » olduğunu duyduk. Mike Davis, Stalin, Mao ve on dokuzuncu yüzyıl kapitalizminin en parlak döneminin sarsıcı soykırımlarını tartışıyor. Bu yaz seçim dalgası ABD sosyalist soluna alışıldıktan çok daha büyük bir izleyici kitlesi kazandırdı. ABD sosyalist solu, sadece siyasi fikirleri için olağanüstü geniş bir dinleyici kitlesi kazanmakla...









