Genellikle şiir sözcüğü bizi yıllar boyunca yeryüzünden gökyüzüne doğru bir yolculuğa çağırdı. Gökyüzünde, insanın tüm niteliklerinin açığa çıkabileceği başka bir hakikat dünyası mevcuttu ve şiir oralarda geziniyordu. Ya da öyle bir şeyin olduğu söyleniyordu: Bilginin, duygunun, sezginin, arzunun, tutkunun, aklın, hazzın, ahlâkın ve tüm bunların toplandığı bir özgürlük alanı… O alanda uzun zaman, ayağımızı bastığımız...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
Yalancının Mumu Yanmasa da Yanar: Fellini Sinemasında İktidarsızlık
Bazılarına göre Casanova sefahat peşinde kibirli bir aristokrattır, bazılarına göreyse birlikte olduğu her kadında nafile annesini arayan kaybolmuş bir çocuk. Fellini sinemasındaysa çift anlamlıdır Casanova. Çelişkili biçimde, bir yandan yaşama sevincini kaybetmiş kadınları iyileştiren bir şifacı, diğer yandan annesinden korkan bir firaridir. Ömrü annesini aramakla değil, aksine ondan kaçmakla geçmiştir. Dehası ise korkularını etkisiz hale...
NILO CASERES GÖZÜNDEN SANATÇI YÜCEL DÖNMEZ
“THE ARTIST, THE EXPERT AND THE COLLECTOR” Sanatçı Yücel DÖNMEZ’nin hayatı ve sanat çalışmalarını temel alan Nilo Casares tarafından yazılan “The Artist, The Expert and The Collector” adlı İngilizce/İspanyolca yazılmış kitap Yücel Dönmez tarafından bir jest olarak adresime gönderilince uygun zamanda bu kitabı incelenme ve özetini sanatseverlerle paylaşmak gibi görev edindim. Öncelikle dünyada iletişimde kullanılan...
ŞİDDETE RANDEVU!
E.E. Cummings’in “I Carry Your Heart with Me” adlı şiiri duruyor bir süredir önümde. Bu şiirle ilgili yazacaktım. Ülkemizin yetiştirdiği değerli bir kardiyoloğun ölüm haberini alıncaya kadar. Bir cinayet yine! Konya Şehir Hastanesi’nde. Kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya bir güvenlik görevlisi tarafından, hem de bir başka hastane güvenlik görevlisi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Bir ‘sağlık...
Entelektüel Bir Pratik Olarak Yamyamlık
İntro “Yeme isteği olmadan sevmek, anoreksik bir durum olsa gerektir.” Jacques Derrida Et insan ruhunun kabuğu ya da örtüsüdür ve insanın et ile ilgili problemi tarih boyunca çözülememiştir. Başkasının etini yeme hasreti; doymak bilmez şehvetin son durağı ya da ötekinin meziyetlerinin iliğine dek sindirilerek sömürgeleştirilmesi imgelerinde sürekli dirilir. George Bataille, Dali resmindeki “göz”...
Kanun Hükmünde Yalnızlıklar
Mazlum Çetinkaya’nın, 6.Vedat Günyol Deneme Ödülü’ne değer görülen kitabı. Göçen, yaralanan, sürgün edilen, tutuklanan KHK’lılara ithaf edilmiş. Mazlum’a ve aynı anda oğullarının annesi Sema’ya KHK ile ihraç (öğretmenlikten) haberi geldiğinde Yeldeğirmeni’nde balkonda ölüme karşı dinleniyorduk. Daha sonra onlarca hafta Kadıköy Boğa’nın taşakları önünde diğer KHK’lı arkadaşlarla eyleyen ve direnen olarak ses verdi. Mangalda kül bırakmayan...
BAKIŞSIZ SONSUZLUĞA UZANMAK…
Ve orada kalmak hep… Ahh Selene! Seni giyecektim üzerime. Sonra da gidecektim. Soğukluklarda dinlenerek sürekli, sakin, “Selene” diyecektim. “Gölgeli yüzünü göstermiyorsun! Sakın yakın olmasın! Ve yapışkan. Karanlığa… Hem gölgelerini göremeyecek olanlar nereden bilsin, yapıştırdığını yüzünü karanlığa!.. Ah Selene! Sirenlerin eşliğinde… Pallas’ın büstünde daha önce kim oturdu?” (2) Ah Selene! Poe kovuyor beni izninizle. Çok kurcaladın beni...
kronos (şiir)
uzandım nisanına ağ yırtığında balıkçı sudaki cinayetle ciltlerken bir sevişme risalesini yakamozuna sataştım, külledi paçavramı iğne delirdi. sonsuza dek parmak ucuma batıran hayatı kehanet gibi sun kuytuma. mesela tam yerini bilmiyorum, ama Rilke’de bir kutu yeşilini bulacak şimdi, bir kapak onu gözüne kestirecek, tam bilmiyorum, ama kaçıncı kez o metruk dilin hiç susmayan yağmurunda Lorca’dan...
ERKEN MODERN DÖNEMDE BİREYİN YÜKSELİŞİ (1450-1789)
“Yeni felsefe muğlak kıldı her şeyi Öğelerden ateş büsbütün sönüp gitti Güneşle birlikte dünya da yitirildi; ve artık hiç kimse Söyleyemiyor bize nerde arayacağız dünyayı (…) Parçalar halinde her şey, tekmil tutarlılık yitip gitti. Adil ölçü kalmadı, hiçbir şey tutmuyor birbirini.” John Donne, 1611. “…Eğer insan veya düşünen ve gözlemleyen varlık yeryüzünden kovulursa, bu etkileyici...
İÇİNDE (ŞİİR)
hayatın içinde at var, delice koşmak isteyen bir kısrak oysa kementler uçuşuyor üstümde ayıplar, günahlar boynumda tuzak, dilimde gem, kalbimde gam namlusu bana doğrulan bir silah var hayatın içinde ah! zehirli sarmaşıkta aşk var, hevesimin eli ayağı çıplak üzüm gibi topluyor masalı bağından umudu çürütür mü bu erken hasat saçımda yaz, dalımda kuş avcıdan bana...









