Sanatseverliğin temel olarak sanatı beğenme yanında sanatı koruma fonksiyonun da olduğu oradadır. Gerçekten sanatsever olarak adlandırdıklarımız bilerek veya bilmeyerek sanatı korumanın aksine ona zarar verecek eylemlerde bulunurlarsa onlar sanatsever demeye devam edilmeli mi? Sanat dünyası; sanatla doğrudan bağlantılı, konum ve etkinlik düzeyleri farklı sanatçı, sanatsever, sanat eleştirmeni, sanat öğreticisi, küratör, galeri sahibi, sanat koleksiyoneri, müze...
Son Yazılar:
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kategori: Manşet
Efendilere Misilleme
Efendim, Europa’nın kaçırılışı öyle pek de sanıldığı gibi tanrılara layık bir aşk hikâyesi değildir. Bilakis Zeus -bizi bu hitabımızdan ötürü affetsin- bir yalancıdır. Onun efendiliği aşkının, bu derin hazzın uğruna gerçekleştirilen büyük bir aldatmacadır. Hikâye Zeus’un Europa’yı görüp ona âşık olmasıyla başlar. Zeus kılık değiştirir, bir boğaya dönüşür ve o esnada nedimeleriyle eğlenen Europa’nın yanına...
Bir Eleştiri: Livaneli Kaplanın Sırtında Neyi Anlatıyor?
+************************************************************************************************Livaneli’nin Abdülhamid portresi yeni değil, yıllar önce bir çok araştırmacı yazdı bunları. Livaneli’nin /yaptığı basit kurgu, klasik anlatımla romanlaştırmış olması. Çok tartışılır duruma gelmesi geniş kesimler tarafından kabullenilmiş Kemalist cumhuriyetin resmi tarih anlayışını, birçok tahrifat yaparak, yalancı çıkarmasından. Kitabın edebi değerlendirmesinden çok yüzeysel övgülerle reklamı yapıldı. Farklı olarak Onur Bilge Kula edebiyat kuramından alıntılarla derinlemesine...
Popüler Kültür Üzerine Değişik Kuramsal “Yanılgılar”: Murat Belge ve Popüler Kültür Tanımsızlığı
Uzun yıllar popüler kültür üzerine kafa yordum. Uzun yıllar dediğim de şunun şurasında 20 küsur yıl. Göz açıp kapayıncaya kadar geçti. (Popüler kültür ile olan ilişkimin bu yıl 41. yılını idrak etmiş bulunuyorum. 20 yıl önce Medya Popüler Kültürü Gizler kitabımın önsözü olarak yayınlanan bu yazı şu anda da satır satır güncel.) 1981 yılında...
MENTORLU SANATÇI
Aralık ayının son demleri. Hava aynı hep. Açık. Berrak. Lodos. Dalga. Eski bir radyom var. Ondan başka hiçbir şeyim yok sürekli dinlediğim. İnsan alışkanlıklarından vazgeçemiyor. Zaman zaman zihni karışıyor onun da benim gibi. Az önce aniden değişiverdi sürekli dinlediğim radyo kanalı. Yerini alaturka parçalara bırakarak… Hep aynı teraneler… Bazen bıktırıcı oluyor, bazen de devam edip...
Özel Bir Gün (Una Giornata Particolare-A Special Day) Filmi Üzerine
“Hitler’in Mussolini ile buluşmak üzere İtalya’ya yaptığı tarihi ziyaret günü iki kişi dışında herkes meydanlara koşmuştur: Ev işlerinden boğulan ve tüm hayatı evde geçen Antonietta ile eşcinsel yazar Gabriel. Karşılıklı oturdukları evlerinde gün boyu birbirini izleyen bu kadın ve erkek, sonunda meraklarını gidermek ve vakit öldürmek için konuşmaya başlarlar. Gün boyu devam eden sohbet ilginç...
Beethoven Üzerine Doğaçlama: Girişimci Bir Sanatçı mı?
Kültürel üretim alanları Pierre Bourdieu’nün (1930-2002) sosyolojisinde önemli bir yer tutar. Bourdieu özellikle Sanatın Kuralları‘nda Gustave Flaubert’in Duygusal Eğitim romanının Paris’in ortamıyla ilişkisini ayrıntılı biçimde incelemişti. Méditations pascallienes (Pascalcı Meditasyonlar-Düşünceler) adlı kitabında da çok az değinmesine rağmen Franz Kafka ile Prag Yahudileri arasındaki ilişkinin kültürel -edebi- üretim alanı açısından çok iyi bir örnek olduğunu gözünden...
‘Siyaset ve Mizah’ temalı İzmir Mizah Festivali 20 Aralık’ta başlıyor
İzmir Uluslararası Mizah Festivali, 20 Aralık Salı günü başlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği festivalin açılış töreni Metin Uca’nın sunumuyla gerçekleşecek. Törende, Feridun Andaç Aziz Nesin, Zeynep Oral Haldun Taner hakkında kısa konuşmalar yapacak, “Azizname” ve “Vatan Kurtaran Şaban” oyunlarından bölümler sunulacak, ardından bu yılın ‘2022 Aziz Nesin Mizah Ödülleri’nin sahipleri tiyatro sanatçısı Ahmet Gülhan, karikatürist...
RAŞEL MESERİ: “KÜT OYNAYAN KADINLAR” VE “MESKÛN ZAMAN”
Raşel Meseri’nin “Küt Oynayan Kadınlar” ve “Meskûn Zaman” novellalarını hızla okudum bitirdim. İki novellanın da geçtiği mekanlar, hayali bile olsa kahramanlar, kişisel tarihimle kesişiyordu. Bu yüzden ilgiyle okudum. Bir de bu kişisel tarih en masum halimden en deli dönemime geçiş olunca daha değerli hale getirdi iki kitabı da. Dünyayı öğrenemeye başladığım yıllar aynı zamanda Karataş...
İZMİR’İN BİR GETTO ROMANI: BİBER ÇOK ACIYMIŞ
18 Kasım 2021 tarihinde, burada “Bir İzmir Edebiyatı Var Mı?” adında bir yazı yazmıştım. Alt metnin özetinde, temel iddiam şuydu; İzmir, kendi edebiyatının evi olamamış. Nedeni de, şehri bir karakter olarak değil, bir fon olarak kullandığını dile getirmiştim. Bu iddiamı, sarsıcı bir dille yıkan bir roman okudum; Biber Çok Acıymış. Yazarı, Kutlu Işık Kanberoğlu. Tuhaf...









