“Görsel iletişim” beş duyunun kamusal ve mekânsal olan ikisi ile (işitmek ve görmek)[2] ideoloji ve gerçekliğin birbirleriyle olan üçlü karşıtlığı ve etkileşimi sürecinde yapılandırılır. [Görsel iletişim = (Görmek / İşitmek) + İdeoloji + Gerçeklik] Tarih boyunca merkezi ve kitlesel olarak üretilen görkemin (büyünün), gücün (korkunun) ve gizemin (arzunun) iletişimi olarak sürekli bir akış içindeki ideoloji[3]...
Son Yazılar:
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
Kategori: Manşet
YİRMİ YILLIK YOLCULUK-BU BİR SÖYLEŞİ KİTABIDIR
Uzun zaman önceydi. Parkta buluşacaktık. Saçları dağınıktı. Belli ki uykusuzdu. Üstü başı dökülmüştü zira yaralanmış bir yaşamın çiğneyip attığı herkesin üstü başı dağılırdı. Bir derdi vardı hayatla. Bense okuduğum kitapların içimde neye dönüşebileceklerini düşünüyordum. Zor yıllardı. Biz gençken herkes yaşlıydı. Belki de hayatımızın en büyük eksikliği buydu. Çocukları görmüyorduk. Yaşlıydı herkes ve ciddiydi. Dans ederken,...
Yüzeydeki Umut ya da Yırtık Hava
Resimde modernliği önemli ölçüde doğaçlama duygusunun gelişmesi olarak da görmek mümkün mü? Uçu açıklık, belirsizlik, erime, formsuzluk, hız ve zamansallık. Doğaçlama öncelikle özgürlük duygusunu pekiştirir ve sınırsızlığa bir davet içerir. Çağdaş sanatın diğer önemli yönü ise, doğaçlamaya eşlik eden bir katılım yani “çoklu bakışı” talep etmesidir. Bu doğaçlama ve eskiz eğilimi olgunlaşmasaydı yirminci yüzyılın en...
Güncel Müdahaleler III- Gündemde Neler Var ve İKSV Strike Back!
Sokaktaki insanın bedene/bedenine bakışı ile; sanatçının, bohemin, bipolar ya da şizofrenin bakışı farklıdır. İlk grup normal bir kabullenmeyle işer, dışkılar, sevişir. İkinci grup ise bu eylemler birer sorunsaldır. Salvador Dali’nin büyük masturbatör olması, Antonin Artaud’nun dışkısallık arayışı, Kathy Acker’ın sado-mazoşizmi ya da Junky yazar W. S. Burroughs’un bedeni et olarak ele alışı gibi. Sürrealistler bedeni...
Jerry Saltz Yapay Zeka Süperstarı Refik Anadol’a Karşı
Saltz, MoMA’daki son enstalasyonuna itibar etmeyerek Anadol’u kızdırdı. Bir dijital sanat eserini ekran koruyucuyla karşılaştırmak saygısızlık olarak nitelendirilebilir mi? Ünlü yapay zeka sanatçısı Refik Anadol ile New York Magazine’in kıdemli sanat eleştirmeni Jerry Saltz arasında sosyal medya üzerinden süren tartışma Şükran Günü hafta sonunda X’te tam bir kavgaya dönüştü. Olay sanat eleştirmenlerinin rolüyle ilgili asırlık...
Veysel Batmaz’dan 13 Derste Otoriteryen Kişilik
“Orhan Kemal Adorno’yu okudu mu?” Savaşlarla, sınır ötesi operasyonlarla, göçmenlik, kimlik, sosyal statü sorunlarıyla boğuştuğumuz bir zamanda yaşıyoruz. Böyle zamanlarda tarihte pek çok kez olduğu gibi neo-Nazist, faşist eğilimler de dünya çapında görünür olmaya başlıyor. Peki, “insanın biyolojik bir örgütlenmesinin sonucunda zorunlu olarak ortaya çıkmış olan otoritenin türevinin belli bir durumda politik güç haline gelerek...
YAZILAMAYAN ŞİİR
farklıdır yazılmayan veya birçok hiç bitirilmeyen şiirden —siste kaybolan, rüzgârsız enlemlerde başıboş sürüklenen teknelerden, işe yaramaz haritalardan, yitirilen sulardan— Yazılamayan şiirde yoktur hiçbir tehlike, hiçbir ağır anlam yükü, hiçbir anlam. Ki bu, onun ihtişamıdır, bu şekilde imkânsızın simgesine dönüşür, başarısızlığın ya da kaybın değil. Böylece rüzgâr yükselir. Gün...
Cyberpunk Kurguya Giriş
Cyberpunk 1980’lerin başında edebiyat, müzik, sinema, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarında kendini göstermiş bilimkurgu sanatının bir alt türüdür. Gerek edebi çalışmaları gerekse de kuramvari yazılarıyla akımın önde gelen figürlerinden olan Bruce Syetling cyberpunk’ı bilimkurgunun sokağa inmiş hali olarak özetlemiştir. Cyberpunk ile bilimkurgu ve yaşama döndüyse, peki öncesinde neredeydi? Bilimkurgu; post-apokaliptik senaryolarda yıkım sonrası hayatta kalma...
SOVYET DEVRİMİ VE SANAT
1871’de Paris Komününün başarısızlığa uğraması, her geçen gün karmaşıklaşan toplumsal yapı, Marksist öğreti üzerinde düzenlemeler yapılmasını gerektirdi. Lenin, işçi sınıfının kendi başına devrim yapamayacağını, işçi sınıfına önderlik edecek devrimci bir partiye ihtiyaç olduğunu ileri sürdü. Ayrıca, Marx’ın öğretisini sanayileşmemiş olan ülkelerde de devrime olanak sağlayacak biçimde geliştirdi. yüzyıla gelindiğinde kapitalizm, emperyalizm aşamasına gelmişti. 1910’lu yıllardan...
KAVRAM SANAT ESERİNE DÖNÜŞEBİLİR Mİ?
Kavramsal sanatta düşünce, alışılmışın dışında değişik yöntemler ve malzemeler ile ifade edilmektedir. Kavramsal sanat için eserin arkasındaki kavram ya da düşünce sanat nesnesinden çok daha fazla önem taşımaktadır. Kavramsal sanat vurgusu, II. Dünya Savaşı’ndan sonra formel sanat eğilimlerine tepki olarak ortaya atılmış, terim ilk kez Henry Flynt tarafından 1961’de kullanılmıştır. Amerikalı sanatçı Sol Le Witt,...









