Akşam acılar yüklenmiş eve çıkan merdivenler buzlu kötü komşular kokuyor balkon İçimde bir apartman boşluğu göğsüme açılan pencereden gökteki yıldızlara tutunuyorum Bilmek istemenin ateşiyle büyük varlığın taklidini yapıyorum tanrıya yaklaştıkça artıyor paranoyam Ruhun yüzeyine çıkan anılarda geç serpilmiş bir esmer zamanı bükerek direniyor unutuşa Sabaha atlar ısmarlıyorum toprağın aileden sayıldığı yerlere...
Son Yazılar:
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Kategori: Litera
Bir Nar Ağacının Gölgesinde; Nazar Büyüm Anması
Harbiye’nin arka sokaklarından birinde, Agos Gazetesi ve Hrant Dink Vakfı’na ev sahipliği yapan, geçmiş zamanlarda bir Ermeni okulu olan Anarad Hığutyun binasındayız. Avluda bir nar ağacı var. Onun gölgesinde, bir kültür insanını anmak için toplanmışız. Mekânın hafızasıyla anıların iç içe geçtiği bir akşamüzeri. Yazar, yayıncı, çevirmen, reklamcı… Ama hepsinden önce iyi bir insan olarak hatırlanan...
Bahittin rüyasında görmüş, ah! (Şiir)
Uzakta adalar vardı çok uzaklarda birbirinden kopuk küçük hayaller köpükler eşlik ediyordu beyaz gelinlik giyen gölgeleri sardalyelerin Ah! Sandalım küçüktü sevgilim küçücük alamadım içine hayallerini küreğim eksik çıpam sisten yelkenim sestendi içi canımın içi eksikti Valse kaldırılan çanlar çoktan düştü asıldıkları çınardan arasta içinde kahveci Bahittin görmüş bütün bu olup bitenleri gerçekmiş rüyası da Sabah...
gümüş ayna (şiir)
gözlerimde tutuşmuş ateş yaralarıma damlıyor indikçe derine iniyor harı aklaşmış şakaklarımı yakıyor geleceğin jilet ağızlı rüzgarı yollar daraldı, ufuk karardı git gide sırt çevirdi bütün kır çiçekleri tökezledi hayat dar bir kavşakta grilendi büzüşen belleğimin renkleri ay yüzlü gümüş aynamı yitirdim düşürdüm karanlık, derin sulara ince, lacivert tüllere sarmıştım oysa kalbimin zarından yapılma patlayan bir...
Seçim (Şiir)
Bana uçsuz bucaksız araziler, Mermerden evler ve uzayıp giden çiftlikler, Elimde parıldayan inciler, Kollarımı saran kızıl yakutlar vaat etmişti. Sen ise sadece neşeli bir şarkı, Sadece mutlu ve güzel bir melodi, Atak, hızlı ve güçlüydün, Onu düşünmeme fırsat bırakmadın. Bana nadir bulunan danteller, Soğuk bir parlaklıkla ışıldayan elbiseler, Saçlarımı sarmak için parlak kurdeleler, Beni bir...
Çıngı (Şiir)
Yüzün ki toplamı bütün kentlerin öyle zengin öyle yoksulum baktıkça sana dışarıda serin bir kasım sabahı kent sen kadar eksik burada çocuklar kaldırımlarda yapraklarla oynuyor ve davetsiz gülüşler doluyor odaya ayağı altın olmuş, öyle diyor içlerinden biri kıkırdıyorlar kıkırdıyorum ben de yaslanıp eski bir anıya hırkaları çıkarıyorum bunları düşünürken kırmızı şalı, o...
Nefes (Şiir)
Yarım kalmış bir mektubum ben Aras bir yerde susuyor sen bir yerde Vurulan kahverengi bir baykuş Vurulan bir alageyik Toros’un zirvesinde Dünü neydi bu gecenin Yarını ne olacak Bir yudum su ver bana Bu an bu kadarım ben Yaprak yaprak çevirsem yüreğimi Döksem içimi döksem Derya deniz zehir olur Göl olur çektiklerim İçsem kendimi içsem...
ESKİ KİLİSE, ESKİ MEZAR (ŞİİR)
Güneyde kartallar ve şahinler Eski kilisenin bazilikasında asılıydı. Bir kırlangıç tonozun birinden kanat çırptı Diğer tonozuna yıkık kilisenin Tarih, tepetaklak uzadı toz toprak içinde Karganın gaklaması, serçe cıvıltısı ve kuş pisliği Yüksek otlardaki yosun kaplı mezarlarda yaşamın izleri Ah, tüylü tırtıklı buğday sapları arasında Nazlı gelin gibi sallanıyor gelincikler. Sararmış çınar ve iğne çam yaprakları...
insanın lekesi (şiir)
insanın lekesine su fayda etmez suyun ömrü uzundur insanın kısa bakmasını bilmeyene yalan söyler aynalar ışığın olduğu yerde gölgeler karadır taşıyorsa yüreğinde bir süveyda gölgesinden kaçamaz insan Resim: Ekrem Kadak
çarpışan otolar meseli (şiir)
sensizliğimin panayırlarında çarpışan otolara biniyor ah kırık kalbim sırf bu yüzden elma şekeriyle kandırıyorum çocukluğumu hayal tamir atölyesi söz, bazen bir söz; onarır kırık bir oyuncağı kalbinden şarabî mustafa coşar’a oturduk içtik ya kurtuluş’ta bir parkta iki serseri adamla, hatırla mustafa içimizde hep o günden bir köpek öldüren şiir anladığım şey, şiir yazmak; dile...









