Virginia Woolf’un Dalgalar adlı romanı, altı bölümlük bir koral gibi kurgulanmış bir hikâye. Hikâye, Bernard, Louis, Neville, Suzanne, Rhoda ve Jinny’nin, ergenliğin başlangıcından orta yaşlara kadar süren hayat yolculuklarını, iç monologları aracılığıyla, bir tür uçuruma yerleştirmeyle, sonsuz derinliklere yapılan piklerle (mise en abyme) aktarıyor. Bu karakterler albümü, ergenlikteki grup bağına özgü olan ve hem arkaik...
Son Yazılar:
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
Kategori: Litera
ÖĞRETMENLİK İLE ÖĞRETMEN OLMAK ARASINDA
Toplumların kaderi, çoğu zaman en görünmeyen ellerle çizilir: Öğretenlerin elleriyle. Bu yüzden eğitim üzerine konuşurken sözü dolandırmak, kavramları cilalamak ya da günübirlik övgüler dizmek yerine, en temel yerden başlamak gerekiyor: Öğretmenlik dediğimiz şeyin ne olduğundan, daha doğrusu ne olması gerektiğinden. Ve o noktada aynı soruyla yeniden yüzleşiyoruz: Bir sıfatı taşımak mı önemlidir, yoksa o sıfatın...
Predator: Vahşi Topraklar
Alien serisiyle kesişen filmler dahil serinin yedinci sinema filmi olan Predator: Vahşi Topraklar’ın konusu dünyamızda değil diğer gezegenlerde geçiyor ve film boyunca hiçbir insan perdeye gelmiyor. Zevk için insanları avlayan acımasız uzaylı avcılar etrafında dönen Predator filmleri serisinin bu ay başında vizyona giren yeni halkası Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands) ile 38 yıllık serinin beklenmedik...
Franco: İspanya’da Hafıza Savaşının Elli Yılı
Franco, otuz yılı aşkın bir süre İspanya’yı demir yumrukla yönetti. Başlangıçta, Atlantik kıyısındaki bu çelimsiz, ufak tefek çocuğun bir gün 20. Yüzyılın en uzun süre görev yapan faşist diktatörü olacağına dair hiçbir işaret bulunmuyordu. Francisco Franco, 4 Aralık 1892’de El Ferrol’da doğdu. Galiçya kıyı kasabasındaki hayat, Franco ailesinin hayatı gibi, donanmanın hakimiyeti altındaydı. Babası orada...
Köylüler (Şiir)
Şair, romancı ve gazeteci Syl Cheney Coker, 28 Haziran 1945 tarihinde Freetown’da doğdu. İlk öğrenimini Sierra Leone’de tamamladı. Yüksek öğrenimini ise, 1966 yılında gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptı; Kaliforniya, Oregon, Wisconsin üniversitelerinde. Kısa süreliğine Sierra Leone’ye döndü. !975’te Filipinler Üniversitesi’nden bir çağrı aldı. İki yıl sonra Maiduguri Üniversitesi’nde ders vermek üzere Nijerya’ya taşındı. 1988’de Amerika...
sefih bir yaşam (şiir)
şatafatlı yaşamın hazları bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen bir yüz -ne muhteşem bir tablo!- dâhi insanları kandırmak kolaydır lanetli gülümsemesinin karşılığını bir aşk sözcüğüyle aldıktan sonra, ona kurumuş kolunu uzattı —-bu genç vampir, bu kadavrayı hangi mezarlıktan çıkarmış?- taş kesilmiş bir halde göğüslerini örten tülün arasından zambak beyazlığındaki bir ten kim...
Dönüş (Öykü)
Uçağın kapısına ulaştığımda, yüzüme çarpan o sert rüzgârı hatırladım, bir zamanlar beni hasta eden, kemiklerimin arasına kadar giren, içimi titreten eski, unutulmuş bir tanıdık… Yıllar sonra, o rüzgârda bir yakınlık vardı, sanki biri adımı fısıldadı, Cihan diye, yabancı bir şehirden değil, içimden gelen, belki de çocukluğumun derinlerinden yükselen bir sesle… Bedenin belleği vardır derler hani,...
ÇELDİREN AĞAÇ (ŞİİR)
Turuncu sakalların salkım portakal Merhemden anahtar kelimelerin Döner dolaşır da Gelir acının gediğine konar Şimdi ben gecenin bu vaktinde Yalınayak pijamalı Gizlice girdimse bahçene Maraza meyyalimden değil sadece Her akşam her akşam Tıklatır şiirlerin penceremi Anneme sezdirmeden Gülten Edip Cemal yetmezmiş gibi Söğüt dalıdır uzanıverir geceden Dahasını demeyeceğim ama Aşkolsun Haydar Ergülen
YOLCU (ŞİİR)
gece gezgini hatıram geçiyor rüya sokaklarından silinmez keder lekesi zamanı bulandıran üzen dudak kıvrımı sözü boğan anlam kırılan ışık sessizlikte kendi ekseninde dönen an geçiyorum zamandan önemli bir önemsiz olarak bırakıyorum izimi yanlış hatıraya işaret ver bana kalbe tüneyen kuş ufuktaki renkle hışırtısıyla gecenin tada sızan ürperişle bir gemi bekliyorum limanda İçinden bir yolcu inecek...
Zihinden Sağ Çıkma Denemesi (Şiir)
Poseidon’un üç çatallı mızrağı saplansa bağrıma. Dalgaları, fırtınaları dizginlesem: kurtarsam denizle sınanan kayayı. Issız otogarlardan eve nasıl dönülür, göstersen bana. Sen konuştukça iyileşse susmaların etrafındaki yaralar. Kalbinden vurularak ölsem. Sağ çıkabilsem zihnimden. Resim: Caspar David Friedrich









