Ana Sayfa Kritik

Kategori: Kritik

Yazı
Retorik İfade Özgürlüğünü Baltalayabilir mi?

Retorik İfade Özgürlüğünü Baltalayabilir mi?

İfade özgürlüğü, çoğu zaman yalnızca sözün serbestliği olarak düşünülür. Oysa asıl mesele, kimin konuşabildiği değil kimin duyulduğu, kime alan açıldığıdır. Günümüzde retorik, düşüncenin taşıyıcısı olmaktan çıkarak onun yerine geçtiğinde, ifade özgürlüğü biçimsel olarak varlığını korusa da içerik bakımından daralır. Çünkü bu durumda konuşma hakkı, fiilen belirli bir iletişim tarzının tekelinde toplanır. Retorik tam da burada...

Yazı
Paris’te Bir Kırmızı Çadır

Paris’te Bir Kırmızı Çadır

Cehennemde dolanan Dante’nin oranın sakinlerinden Guido da Montefeltro ile konuşmasına benzetiyorum İdris’le diyaloğumuzu. Cehennem dediğiniz, Saint-Germain-des-Prés ile Porte de la Chapelle’in viyadük altları arasında kurulan çadırların gerilimli ilişkisi. Yola çıkmadan önce gözüm, odamın duvarında asılı duran Beckett’in bakışına kayıyor; hiçliğin, absürt ile suç ortaklığı arasındaki karanlık eşiğine kayıyor. Dünya, neyse ne: geniş, engebeli, düz, çölümsü,...

Yazı
brutal butlan (şiir)

brutal butlan (şiir)

“Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin: Geçmiş gecelerden biri durmakta derinden; Mehtap… iri güller… ve senin en güzel aksin… Velhasıl o rü`ya duruyor yerli yerinde!”                                           Yahya Kemal dolanmış geceye ışıklı odalar köpekler havlar haliç...

Yazı
André Breton’un Epileptik Aşkının Peşinde

André Breton’un Epileptik Aşkının Peşinde

L’Amour Fou (Çılgın Aşk), roman gibi okunan bir anı kitabı. Deneme ile roman arasında bir yerde, tıpkı aşkın kendisi gibi, kontrol edilemez bir karmaşanın içinde yönsüz. Eser, mutlak aşka yönelik bir yakarış gibi. Psikanalitik teoriden etkilenme çok bariz. Sarsıcı bir güzellik arayışında Eros’u temel ilke olarak ele alan birinin, arzu karşısında imgelerinin patlaması. Eros’u temel...

Yazı
László Krasznahorkai: Sinema ile Edebiyat Arasında Bir Nobel

László Krasznahorkai: Sinema ile Edebiyat Arasında Bir Nobel

İsveç Akademisi, 2025 Nobel Edebiyat Ödülü’nü 10 Aralık’ta Macar yazar László Krasznahorkai’ye, “büyüleyici ve vizyoner yapıtı” için verdi. Sinema ile roman arasında duran bu üretken yapıt, distopya ve melankoli konularını keşfeder. László Krasznahorkai, 1954’te Romanya sınırına yakın olan Macaristan’ın küçük bir şehri olan Gyula’da doğdu. Szeged ve Budapeşte’de Latince ve Yunanca, daha sonra hukuk ve...

Yazı
Etiketleme Çağında Kavramsallaştırma Kültürü

Etiketleme Çağında Kavramsallaştırma Kültürü

Son yıllarda gündelik hayatımıza neredeyse her gün yeni bir terim giriyor. Gaslighting, love bombing, ghosting, breadcrumbing, situationship, fail-watching… Bir zamanlar yalnızca psikoloji literatüründe ya da sosyolojide rastlayabileceğimiz kavramlar artık Instagram hikâyelerinde, X yorumlarında ve gündelik sohbetlerin tam ortasında. Sanki insan davranışlarının çok eski ve tanıdık tarafları, şimdi yeniden adlandırılmak üzere tek tek raflardan indiriliyor. Bu...

Yazı
Kurban Kim Fail Kim?

Kurban Kim Fail Kim?

Kim mağdurunu kabul ediyor, kim zorba olduğunu kabul ediyor? Filistin halkının soykırımından seri katillere ve her türlü kadın cinayetlerine kadar bir ayna tüm gerçeği kırıyor. Çünkü her şey siyah beyaz değil aksine her şey olabildiğine kısır bir döngü. Ve kırılan aynada netleşiyor. İsrail kendini her zaman masum görüyor, seri katil de çoğu zaman çocukken istismar...

Yazı
Nurettin Rençber’den Hüznün ve Halkın Şarkıları

Nurettin Rençber’den Hüznün ve Halkın Şarkıları

Nurettin Rençber, adını ilk kez geniş kitlelere duyurduğu Eşkıya Türküleri’nden (1996, Kalan) 5 yıl önce, şu an herhangi bir platformdan ulaşamadığımız Dağ Türküleri ve Deniz Şarkıları’nı çıkarmıştı. 1997’de “Ayrılık Vakti” ve “Ciran” gibi şarkılarıyla yine çok sevilecek olan Kalbimdeki Yangın,1999’da ise bugün de hâlâ çok dinlenen “Karagül” şarkısını da içeren Ay Düşünce çıkacaktı. Rençber’in albümlerinin...

Yazı
Yaratıcılığın Kıyısında Dengeyi Aramak

Yaratıcılığın Kıyısında Dengeyi Aramak

Yaratıcılığın kaynağını biyolojik bir süreç mi, kültürel bir birikim mi, yoksa duygudurumun iniş çıkışları mı besler? Bu soru, özellikle yaratıcı zihin mitinin hâlâ güçlü olduğu sanat çevrelerinde önemini koruyor. İşte Prof. Dr. Sibel Çakır’ın 2025 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan ikinci baskı Dalgalandım da Duruldum adlı kapsamlı çalışması, tam da bu sorularla kesişen bir noktada....

Yazı
ANKARA’DA TABELA FOTOĞRAFLARI: TOPLUMSAL BOŞLUĞUN YENİ RİTÜELLERİ

ANKARA’DA TABELA FOTOĞRAFLARI: TOPLUMSAL BOŞLUĞUN YENİ RİTÜELLERİ

Televizyon haberlerine yansıyan, Ankara’daki sıradan bir yön tabelasına akın akın gidip asılarak fotoğraf çektiren gençlerin –hatta kimi yaşlıların– görüntüsü, ilk bakışta hafif ve gülünç bir manzaraymış gibi durabilir. Oysa biraz daha dikkatle bakıldığında, bu davranışın toplumsal dokuda çok daha derin bir çatlağın dışavurumu olduğu görülür. Akım diye adlandırılan davranışa kapılan gence “Neden buradasın?” diye sorulduğunda...