İsmail Cem Doğru’nun şiiri, modern Türk şiirinde “verili olan modern öznelliğin ve hakikatin” reddine dayalı özgün bir şiirdir. Şairin 2023 yılında yayımlanan Çiçek Kokusu İllegal yapıtı, hakikat ve illegalite ilişkisini temel alan bir estetik anlayışla yazılmıştır. Bu yazıda Doğru’nun şiiri, Foucault’nun hakikat-özne kavramları bağlamında ele alınacaktır. Yazının temel iddiası Doğru’nun şiirinin Foucault’nun belirttiği gibi “tarih...
Son Yazılar:
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Kategori: Kritik
Yapay Zeka Oscar’a Kafa Tuttu
Tilly, her zaman yapay zekanın yaratıcı yeteneklerini ve sınırlarını test etmek için bir araç olmuştur; kimsenin işini elinden almak için değil. Geçen yılın son aylarında Londra’da yaşayan Hollanda’lı Elina Van der Velden yapay zeka oyuncusu olarak yarattığı aktris Tilly Norwood dünyada büyük haber oldu. Tilly’nin başrolde oynaması için yapımcılar sıraya girerken, Hollywood’da başta SAG (Screen...
İhvân-ı Safâ Risaleleri: Arınmış Kalplerden Büyülü Yazılar
Bundan yirmi yıl öncesinde bir şarap buluşmasında gene dostlarla bir aradayız… Masada en büyüğümüz olan, eski sendikacı bir hanımefendi, seksen darbesini anlatırken yaşadığı bir olayı aktardı bize; askerler o yıllarda evleri tek tek kontrol edip sakıncalı kitapları arayıp toplarken, hanımefendi, kitaplarını tek tek poşetlere özenle sarıp sarmalayıp, yıllar sonra bir gün geldiğinde onları tekrar kütüphanedeki yerlerine koymayı dileyerek bahçesindeki karadut ağacının altına gömüyor… Fakat...
Şiir Yerli ve Millî Olmaz: Murat Belge Söyleşisine Dair Bir Çözümleme
Giriş: Eleştirmenin Yalnızlığı Bir eleştirmenin edebiyat içindeki yeri her zaman biraz mahcup, biraz da şüphelidir. Hele ki Murat Belge gibi farklı alanlarda kalem oynatmış, tarihçi, akademisyen, çevirmen, köşe yazarı kimliklerini birlikte taşımış birinin şiir üzerine söylediklerini dinlemek, ister istemez bir “yan uğraş” duygusu uyandırır. Çünkü Belge’nin gözünde roman daha geniş bir alandır, toplumsal panorama...
PARÇALI YILLAR: YEŞİLÇAM’DAKİ “SEKS FİLMLERİ” OYUNCULARINA HÜZÜNLÜ/TRAJİK BİR BAKIŞ
Dolayısıyla mesele aslında “seks filmlerinin” halkı “uyuşturucu” olması vb. değil sekse ilişkin olması! Yeşilçam’da 1970’li yılların ikinci yarısında (1980 yılının ilk aylarına da uzanarak) yaşanmış olan “seks filmleri furyası” Yeşilçam-sonrası sinemamıza ilk olarak Osman Cavcı’nın yazıp Ahmet Çadırcı’nın yönettiği Renkli – Türkçe (1999) ile konu olmuştu. Renkli – Türkçe takriben 1990’larda yani 1999 yapımı bir...
ŞEYLEŞME YA DA MASUMİYET MÜZESİ İÇİN “KARANLIK BİR OKUMA”
Yıllar önce “masumiyet” ve “müze” sözcüklerinin biraya gelişinden çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Çünkü biri diğerini yok ediyor ya da biri diğerini sürekli canlandırıyordu. Sanki yaşamak biraz kirlenmeyi; dolayısı ile antropolojik müze odağından bakarsak, “müze” bu kirlenmeyi, “masumiyet” de bir lotus çiçeği gibi bu bataklığın içinde her an temiz kalmayı ifade ediyordu. Yıllar geçti. Birkaç günde dizi...
Masumiyet Müzesi’nde Yarım Kalan Hikâyeler
Çukurcuma’nın sokaklarında bir sonbahar günü kendi kendime kaybolmuşken, tesadüf eseri tanıştığım ve ileride çok kıymet vereceğim bir arkadaşım o gün Masumiyet Müzesi’ni birlikte keşfetmeyi önermişti. Ben de o hâlde önce kitabı okuyalım, sonra müzeyi tekrar gezelim demiştim. İlk ziyaretimiz, kitabı okumadan yaptığımız için biraz bilinçsiz, biraz da duygusuz sayılabilirdi. Çünkü müze, aslında roman karakterleri etrafında...
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Sevgili Harari, Senin metinlerin “yanlış bilgilenme” sorunu değil; yanlış rejimin içinde bulunma sorunu. Yanlışlığın tek tek cümlelerinde değil, bu cümlelerin birlikte kurduğu epistemik-politik düzende. Sen okura tarih anlatmıyorsun; okura tarihin nasıl düşünülmesi gerektiğini dayatıyorsun: tür düzeyinde, biyolojiyle yumuşatılmış, kurumları “hikâye”ye indirgemiş, failin adı anılmadan, mülkiyetin dili konuşulmadan. Bu, masum bir popülerleştirme değil; modern ideolojinin en...
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
Bu yazıdaki amaç ileriye bir yeniçağ episodu sürmek değildir. Toplumsal sorunlar ve karmaşa karşısında estetik standartlar oluşturmak hiç değildir. Amacım bizlere çoktan ışıklarını yakmış olan yeni çağım alametlerini sıralayabilmektir. 21’yy çağ başında böylesi vurucu yıkımlarla karşılaşacağı hiç kimsenin aklına gelmemişti. Aklımıza gelmeyenler arasında yığınla tehdit karşıladı insanoğlunu. Yerkürenin isyanı depremler, yangınlar, seller artık dünyanın bu...
AŞK: KALPTEN BEYNE, PAZARDAN SANATA
Takvimler 14 Şubat’ı gösterdiğinde vitrinler kırmızıya boyanır. Kalp biçimli çikolatalar, gül demetleri, kampanyalı akşam yemekleri… Her yıl aynı sahne kurulur. Kimileri bu günü coşkuyla sahiplenir, kimileri “ticari icat” diyerek burun kıvırır. Oysa mesele ne yalnızca romantik heyecandır ne de sadece piyasa düzeninin bir organizasyonu. 14 Şubat, insanlık tarihinin en eski ve en karmaşık duygularından biri...









