EN ÇILGIN RÜYALARIN ÖTESİNDE Weimar, yüz yıldan beri uğursuz bir kelime ve tüm dünyada bugün Weimar Cumhuriyeti deyince akla aynı şey gelmekte: Kamu otoritesinin politik, ekonomik, toplumsal düzeni sağlamakta yetersiz –hatta çaresiz– kaldığı, özgürlüklerin suiistimal edildiği ve büyük bir yozlaşmanın yaşandığı korkunç bir medeniyet cangılı. Bu imajın uzantısı olarak Weimar döneminde dolaşıma giren radikal fikirler...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Kritik
Depresyona Karşı Şiir ya da Direniş
Vahşi bir çağdayız, güncellenmiş bir ortaçağın içindeyiz sanki. Küçücük botlara sığmaya çalışan mülteciler, açılan, kapana ya da duvar örülen sınırlar, savaşlar, ekonomik krizler, her yanda pörtleyen polis devletleri; kıssaca her geçen gün nefes almayı zorlaştıran küresel sistem. Dünya çapında korku, panik dalgaları yaratan, herkesi herkesten şüphe eder pataloji yaratan, kalabalık yerlerden korku doğuran salgın hastalıklar....
Çağdaş Cumhuriyetçilik: Liberalizme Bir Alternatif mi?
Cumhuriyetin ilanının yüzüncü yılı vesilesiyle Türkiye’de “cumhuriyet” pek çok düzlemde olduğu gibi kavramsal düzlemde de tartışılıyor. Bu tartışmalarda cumhuriyetin bir rejim biçiminden, hükümdarsız bir yönetimden ibaret olmadığı tekrarlanıyor ve cumhuriyetin biçimsel boyutundan ziyade bir anlamda cumhuriyetin ruhuna, içeriğine vurgu yapılıyor: Cumhuriyet kimi zaman Montesquieu’nün Yasaların Ruhu kitabına atıfla “erdem”le, kimi zaman da bağımsızlıkla ve tahakkümsüzlükle...
SAYIN ATAERKİLLER!
Sayın ATAERKİLLER, Sayın GÖSTERİ DERGİSİNİN EDİTÖRLERİ; ‘80 şiiri kuşağının kadın kalemlerini dışlamaya çalıştığınız için çok büyük tarihi bir hata yaptınız. Ya da bilerek 80 kuşağının sınırlarını kendinizce yeniden çizmek istediniz. Her iki tavır da oldukça gerici olduğunuzu gösteriyor. Sayın kültür emperyalistlerinin elçisi genel yayın yönetmeni; size sesleniyorum, tarihi bir gerçeği değiştirme gücüne sahip değilsiniz, karar...
ARENDT ve AGAMBEN’DE BİR İNSAN HAKLARI SORUNSALI OLARAK MÜLTECİLİK
Giriş İnsan haklarının öznesi olarak anlaşılan “yurttaş” kimliğini bir şekilde kaybetmiş olan insanları tanımlamak için kullanılan “mülteci” kavramı İnsan Haklarına ilişkin birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsan Hakları ile yurttaşlığı birbirine bağlayarak bunları zorunlu bir ilişki içinde tutmak aynı zamanda ulus-devletin devamlılığına da hizmet etmiş ve bu durum sistemin dışında kalması muhtemel...
BENJAMİN ve KENT İZLENİMLERİ: PARİS, BERLİN, MOSKOVA
Giriş Bu çalışma, Walter Benjamin’in Pasajlar adlı eserinin bölümlerinden birini oluşturan “19. Yüzyılın Başkenti Paris” adlı metindeki Paris izlenimlerini, Bin Dokuz Yüzlerin Başında Berlin’de Çocukluk adlı eserindeki Berlin izlenimlerini ve son olarak Moskova Günlüğü’ndeki Moskova izlenimlerini aktarmaya çalışarak, Benjamin’in bu kentler hakkında paylaştığı fikirler aracılığıyla kent sorunsalını politik ve estetik bir tartışma açısından ele almaya...
Bir Baba’ya Yas: Erkin Koray’a 2000 Sonrası Bir Gözden Bakış
Bir Baba daha yitti. Kendisi hakkında eminim daha öncül şeyler söyleyebilecek, sırası benden önce gelen insanlar vardır. Ne var ki ister 7 ister 77 yaşında olun Erkin Koray ismi her kulakta bir şeyleri çağrıştırır. Her şeyden önce 60’ların yetiştirdiği bir Cumhuriyet meyvesidir Erkin Koray. Yé-yé ve Underground’la tanıştırır Türkiye’yi. Kelimenin tam anlamıyla bir ‘devrimci’dir. Konuşulması...
I. DÜNYA SAVAŞI SONRASINDA AVRUPA’DA SANAT VE AMERİKAN SOYUT DIŞAVURUMCULUĞU
1933’te iktidara gelen Alman Nazizm’inin uyguladığı dış politikalar ve 1920’lerde tırmanan İtalyan faşizmi II. Dünya Savaşı’nın çıkmasının en önemli sebepleri olmuştur. Küresel düzeyde dış politika üreten devletler de bu sürecin savaşa dönüşmesini engelleyememişlerdi. Ağustos 1930’da Almanya, Sovyetler Birliği ile Sovyet Saldırmazlık Paktı anlaşmasını imzalamış, Polonya 1 Eylül 1939 yılında işgal edilmiştir. Bu durum II. Dünya...
Global Modernite Sürecinde: MARKSİSTLER NE YAPMALI?
Marx, modern düşünsel ve siyasal tarihte anıtsal bir kişidir. Bize kavramsal bakımdan zengin, törel (ahlaksal) bakımdan esinleyici büyük bir kalıt (miras) bırakmıştır. Bununla birlikte Marx, Marksist olmadığını söylediğinde kendisini ciddiye almalı, buna bir bon mot (şaka) gözüyle bakıp geçmemeliyiz. Marx, yandaşı olduğunu açıklamış pek çok kişinin bilmediği bir şeyi, kendisinin bir 19.yy insanı olduğunu ve...
Savaş Koşullarında İnsani Dürtüleri Dizginlemek: Xunzi
M.Ö. 200’lü yıllar: Savaşan Beylikler Dönemi’nde, Sarı Irmak deltasının önemli kentlerinden Linzi’dayız. Sonradan Çin olarak adlandırılan topraklardaki irili ufaklı beyliklerin arasında sonu gelmez çatışmalar devam ederken, kuzeydoğuda hüküm süren bir hükümdar Jixia Akademisi’ni kurmuştu. Linzi’da tahminlere göre kırk dönümlük bir alana yayılan okulda pek çok düşünce okulunun temsilcileri bir araya geliyordu. M.Ö. 270’lerin ortasında, Xun...









