Liberal değişimler nedeniyle, erkekler on yıllardır bir kontrol kaybı yaşıyorlar. Kontrol kaybı, erkek oldukları için doğal olarak sahip olduklarını düşündükleri iyi ücretli işin, toplumda ve ailede baskın rolün, sosyal statü ve hiyerarşinin ve kadın bedenine dair hakların kaybı anlamına geliyor. Bu kontrol kaybı nedeniyle ortaya çıkan öfkenin siyasete dönüştüğünü görmek gerekiyor. Bu bağlamda, otoriterliğe ve...
Son Yazılar:
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Kategori: Kritik
SANATIN SEÇİMİ
Bugün 14 Mayıs 2023 Pazar. Sandıklara gidiyoruz. “Yurttaşlık” hakkımızı kullanıyoruz. Hâlâ 6 Şubat depremlerinin acısı içimizde ve hâlâ yastayız. Bakıyoruz. Ahenksiz. Anneler Günü aynı zamanda. Ama hep burukluk kaplar içimi bu günde. Neden bir ‘annesizler günümüz’ yok diye! Oturup kalkıyor; küresel kapitalizimden, iktidar odaklarından, hegemonyadan falan bahsediyoruz. Sakın bu her birimizin bizzat...
SANATTA ESTETİK VE ELEŞTİRİ
Felsefe, metafizik, epistemoloji ve etik gibi kapsamı geniş olan konular “akılcı eleştirel düşünce” alanı olarak incelenebilmektedir. Estetik sanat felsefesi ve sanat kuramı terimleri birbirleri ile örtüşebilir, fakat eş anlamlı değillerdir. Genellikle “estetik” kelimesi sanat felsefesi ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Sanat felsefesi, sanatın doğasını, tanımlamalarını ve güzelliğe verilen tepkileri incelenmektedir. Etik ve estetik arasındaki ilişkileri,...
Şair ve Şiir Dilinde İklim
Hisler, İlham ve Edep nazarında şiir dili ve çeviri sorunsalı Şiir ederini, edebini ve haddini kabul etmek için konuyu delilleri ile ortaya koymamız gerekir. Şiirin konuşma dilinden ayrılan özelliği, sadece kalemin rengi yani edebi dili değildir. Şiirin şiir olarak görülmesi için kaleme dökülme esnasındaki edebi dili dışında his ve ilham gerçekliğini de bilmek gerekir....
Büyük “Soğuk Devrimler” Çağının Mizantropist Kipleri
Özgürlük ve görece eşitlikle, ama aynı zamanda derin yalnızlık ve umutsuzlukla ișaretlenen bir “soğuk devrimler” çağında yaşıyoruz. Bu çağda özgürlük çimentoda bir kelebek izlenimi veriyor. Soğuk Devrimler aşağıda bir kralın şarkı söylerken, yukarıda bir Tanrının öldüğü bir post-politik ve post-tarih zamansallığın içine yerleştirilmiș gibi duruyorlar. Bu denemede sıklıkla kullanacağım “post-politika çağı”, hiyerarşilerin, kurumların ve kültürlerin...
LEYLA’NIN KARDEŞLERİ
Eski romanlarda gördüğümüz ve okuyucuyu sıkmadan doğal akış içerisinde verilen detayları günümüz romanlarında pek göremiyoruz. Gereksiz ayrıntılarla sayfa kalabalığı yapmak başka bir şeydir, detaylara can verip okuyucuyu içine çekmek başka bir şeydir. Öyle sanıyorum ki modern romancılar bu gerçeği hiçbir zaman aklından çıkarmamalı. Detay verecek edebi kudretimiz yoksa fazla açılmadan kıyıda yüzmek ayıp değildir. Bu...
“YÜKSEK SANAT” VE GÜÇ ODAKLARI
Bugün yanlış yapma günümdü. Öyle söz vermiştim. Hızlı fırtınaların öncesiydi. Ses yoktu. Siyah yeleğimin cebinden gözlüklerimi silmek için büyük bir paçavra çıkarttım. Sabun kokuyordu. Görevimiz net görmekti. Birden, yaşadığım fırtınaları anımsadım. Seni sonradan gördüğümde de ses yoktu. Şimdi dramatik bir etki, uzak geçmişten geleceğe uzanıyordu. Hakkını yemeyeyim, sen haklıydın! “Geçinmeyen mağdurlar” ordusu kurup, elebaşını...
KÜRESEL MODERNİZM VE POSTMODERNİZM
Modernizm tahmini olarak 1860’lı yıllardan 1960’lı yıllar arasında gelişmiş bir süreç iken, postmodernizm İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşmuştur. Modernizm felsefesi insan odaklı olmak tezi ile ortaya çıkmış, rasyonalizm, pozitivizm, kapitalizm gibi kavramlar savunulmuştur. Sanayinin gelişmesi ve teknolojik yenilikler paralelinde modernizm insan odaklı bir felsefenin yerine, insanı sömüren biri olguya dönüşerek yozlaşma göstermiştir. Bu temele dayanmış...
EDEBİ ANLATIDA BİLİNÇ AKIŞI
Filozof Jacques Derrida’nın edebiyatın işlevi ile ilgili şöyle bir cümlesi var, “Edebiyat, insana her şeyi her tarzda söyleme izni verir.” Edebiyatta Bilinç Akışı Anlatımı tam da bu işlevi yerine getiriyor. Bilinç akışı anlatımı, bilinen klasik modern edebiyat yazım türlerinin disiplinlerine uymayan ve uymak istemeyen bir yazım tavrıdır. Yazarın kafasından geçenleri kestiremiyoruz, hatta yazarın kendisi bile...
Zygmunt Bauman’da Ahlaki İtki ve Toplumsal Benlik
Zygmunt Bauman, Postmodern Etik adlı kitabında “Her zaman bize yol göstermiş olan ve bugün hala yol gösteren ahlakın kolları güçlü ama kısadır. Oysa artık uzun, çok uzun kollara ihtiyacı vardır” önermesini ortaya atarak modern dönemle birlikte tahribata uğramış olan ahlak değerine yönelik bir sorgulamaya girişir. Bauman için modernliğin olduğu yerde ahlaktan bahsedebilmek mümkün değildir. Çünkü...









