Biz yalnızca kabuk ve yaprak. Her şeyin merkezinde duran meyve, herkesin kendi içinde taşıdığı büyük ölümdür. Rainer Maria Rilke. Hesse’nin eseri, varoluşsal kriz romanından başlayarak oradan yaşama yeni bir başlangıç arayışından doğan manevi deneyime kadar uzanan farklı kayıtları harmanlıyor. Hesse, yeni başlangıçlarda kuluçkalanan şeyin insanı koruduğunu ve hayata tutunmasına yardımcı olduğunu, bu yüzden, hayat...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Kritik
EDEBİYATIN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Edebiyat yapıtları, yazarın görebilme yeteneğine bağlı olarak -az ya da çok- görsellik içerirler, okur imgeleminde. Burada düş gücü devreye girer doğal olarak. Bizden örneklersek, Murathan Mungan‘ın “Sahtiyan”ı buna önemli bir örnektir. Selim İleri‘den Yaşar Kemal‘e, ondan Orhan Pamuk‘a kadar, anlatım biçimiyle bize görsellik sunan yazarlar vardır. Burada elbette evrensel yazarların ‘sözcüklerle görüntü çizmesi’ inkâr edilemez bir gerçeklik....
KAOSU DÜZENE DÖNÜŞTÜRME SÜRECİNDE SANATIN ROLÜ: ANLATILARIN ÇOCUKLAR İÇİN YORUMLAYICI GÜCÜ
“Evren, atomlardan değil hikayelerden oluşur.” – Muriel Rukeyser Dünya akıl süzgecinden geçirilemeyen fenomenlerle doludur. Her ne kadar günümüz dünyasında birçok olguyu açıklayabilecek bilimsel donanımlara sahip olunsa da, bilimin henüz kuramsal ve pratik düzlemde gelişmediği zamanlarda insanlar söz konusu fenomenlere açıklık getirebilmek için farklı yollara başvurmuşlardır. Bilimin henüz günümüz boyutuna evrilmediği tarihsel süreçte anlamlandırılamayan ve...
Yapıt Olmayı Düşleyen Keyfilik
Resimde 20. Yüzyıl modernizminin en büyük kazanımlarını belirsizlik, ucu açıklık, “karar verilemezlik” ya da en kapsamlı deyimle “çoklu okuma-bakış” olarak nitelendirmek hiç de abartı olmayacaktır. Bundan böyle “bilinen” tek bir konu ya da kahraman ve de anlatı yoktur. Uzun sürem değil; doğaçlama ve “an” önemli hale gelecektir ve de hız… Resim bunu edebiyattan daha hızlı...
Salvador Dali: Ölmek İçin Yaşamsal Bir Dürtü Bağışlayanın Hikayesi
Dali gerçeküstünün göğünden sefil gerçekliğimize akan kuyruklu bir yıldızı andırıyordu. “Doğruluk” duygusu onun tüm yapıtında izi sürülebilen bir laytmotifti. Resmi, eleştirel, istilacı alegorik aygıtların iletinin zarafetini doruğa taşıdığı, dolaylı ifadenin önemli olduğu bir stile dayanıyordu. Özellikle “Yanan Zürafa” tablosu, devam eden iç savaşla ilgili hem bilinçdışının hem kanlı gerçekliğin tüm izlenimlerinin tuvale boca edildiği, gecemizin...
“SONSUZLUK”, EVRENİN DÖNGÜSEL DİYALEKTİĞİ MİDİR?
Hayat, herkesin farklı tanımlamalar ile ifade edebileceği görece bir varoluştur. İnsan hayatının varoluşunun farklı amaçları olabilir. Örneğin; Platon, hayatın asıl amacının bilginin en yüksek şekline ulaşmak olduğunu vurgularken Aristo ise hayatın asıl amacının, “iyi insan olmak” hedefine ulaşmayı içerdiğini ve etik değerleri vurgulamaktadır. Hayatımızın insan aklı ile algılanabilen, gözlemlenebilir somut varlığı anne karnında başlamaktadır. Peki...
“Niteliksiz Adam”: Bir Burjuva Dekadanı Anlatısı
Robert Musil’in tamamlanmamış “Opus Magnum”u modern edebiyatın en güçlü eserlerinden biri olarak okuna geldi. Kitap, aşırılık, ten, şehvet, lüks kostümler ve büyüklük yanılsamasının perde ve arka plan yansımasıyla dolup taşan Avusturya Barokunun son gösterişli betimi olarak postum büyük yankı uyandırdı. Robert Musil’in “Niteliksiz Adam”ı[1] bazı edebiyat çevrelerince James Joyce’un “Ulysses” veya Marcel Proust’un “Kayıp Zamanın...
Kötülük Problemi ve Kuru Otlar Üstüne
Sanatsal anlatının temelinde kötülük olduğunu ileri sürmek abartılı bir yorum olmaz. Platon’a göre edebiyat, insan doğasının “korkunç, hayvanca ve dizginsiz” isteklerinin yansıması olması dolayısıyla bir “anti kahramanlık” anlatısı olarak kabul edilmeli ve ideal toplum düzeninde yeri olmamalıdır. Devlet’in onuncu kitabında Sokrates’in ağzından şunları duyarız: “Şair ve ressam, gerçeğe yakın olmak bakımından fazla bir şey yapmıyor....
Antakya: Sessizliğin Şehri
Bu şehirde, bir değirmene girer gibi, ölü bir insana giriyorsunuz. Ölülerimiz St. Pierre yüksekliğinden şehre bakıyor. Yaşayanlar onlara birer karaltı gibi görünüyor. Bazılarının, “buraya değil, annemin, kız kardeşimin, kızımın, oğlumun yanına gömülmek isterdim”, dediğini, bazılarının ise, “babamla künefe yiyecektik, Büyük Park’ta sevgilimle çay içecektik daha” diye fısıldaştıklarını işitiyorum. Hem ölümün hem dirimin fokurdattığı, iki göz...
İtalo Calvino’da Anlatı Mantığının Ağ Örgülü Doğası
Şehirler vardır; uğramadan şöyle yanından geçtiğiniz. Şehirler vardır; ilk defa uğradığınız ve bir daha dönmemek üzere terk ettiğiniz. Şehirler vardır; bir kere ziyaret etmeye görün, bir daha terk edemediğiniz. “Görünmez Kentler”de[1] İtalo Calvino, Çin’i fetheden Moğol imparatoru Kubilay Han ve Marco Polo’yu sahneye çıkardı. Calvino, “Bin bir Gece Masalları”nı andıran hiper metni için anlatısal hayal...









