Kendilik araştırmacısı Angel Rainbow; bu kez yine kendine, kendiliğe gönderme yapıyor. 7 renk monokrom tuvallerini merkeze alarak ve “ister özne, ister nesne merkezli düşünün veya bütüncül bakın, karşılaştığımız hep aynı şey” diyerek. Sanatçı atölyesinde tefekküre dalmıştır. Bir boya-sıva kartelası vardır önünde; daha önceki röportajlarında ve sergilerinde de gördüğümüz. Bir seçim yapacaktır, hayatının akışını...
Son Yazılar:
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kategori: Art-izan
GENCO GÜLAN SANATI VE BİYOLOJİK KÜBİZM SERGİSİ ÜZERİNE
Sanat tarihinde Kübizm’e kadar tüm üslup ve akımlar, gerçekliği görme duyusunun egemen olduğu bir yaklaşımla ele almışlar, duyularla algılanan dünyanın görsel kodları dışına çıkmamışlardır. Sanat, ilk defa Kübizm ile birlikte dış gerçeklik ile olan ilişkisinden bu denli bağımsızlaşmış, duyumsaya değil, kavramaya dayanan fenomolojik bir anlayış geçerli olmuştur. Bu anlayış, doğayı taklit etmek yerine kurgusal bir...
Dağların Eski Sahipleri: Yeniye Yükseliş
Binlerce yıllık mermer, kaya ve toprağın, ağaçların, börtü ve böceğin arasından süzülen bakışlar. Hera, Hakate, Nike ve de Pan yaprakların sararmaya başlamış yeşilliğine yapışıveren tanrısal işmarlar. Yıkıntılar arasından el eden, yağmurun buharıyla tütüveren tapınak sütunları. Oysa o yıkıntıya yapışmış iktidar ve modernlik te bakıyor gözbebeklerimize apansız… Burcu Perçin’in Merkür’deki “Yeniye Yükseliş” sergisindeki işleri dolaşırken bunları...
Yok’luğun “Var” Olan Renkleri: Angel Rainbow
Cam insanlık tarihinin en metafizik nesnelerinden ya da “şey”lerinden biridir. Yazı kadar eski bir tarihe sahip neredeyse… MÖ 3000’li yıllara uzanan insanlığın toprak ve kumla imtihanı bir tarafıyla. Cam “varlığı yokluk olan”dır. Kendini ancak yadsıyarak “var” olur. Yokluğu varsayılmazsa cama çarpmak kaçınılmazdır! Dışarıya açılan pencere ancak bu zorunlu “yok”luk ile “var” olur. Camın demokratikleşmesi ise...
THÉODORE GÉRİCAULT VE SANATI: TUHAF VE VAHŞİ BİR İNSANLIK ANLATISI
Théodore Géricault (1791-1824) Fransa’nın Rouen kentinde avukatlık ve tütün ticareti ile uğraşan bir baba ve Normandiya’lı iyi bir aileye mensup annenin oğlu olarak dünyaya gelir. Liseyi bitirdiği 1808 yılında annesini kaybeden Géricault, babasının ona olan düşkünlüğünün de etkisiyle yaşamının sonuna kadar babası ile sevgiye dayalı ilişkisini sürdürmüştür. Babasının karşı çıkmasına rağmen ressam olmaya karar veren...
GUSTAVE DORÉ-RÜYA MAKİNESİ
‘‘Ne yazık ki, Bay Gustave Doré’un kötü bir çizer ve kötü bir ressam olarak ününe kötü heykeltıraşlığı da eklediği not düşülecektir. Bu durum ona ne gibi bir fayda sağlayacaktır?’’ 1877 yılında Jules-Antoine Castagnary tarafından yapılan bu sert yorum, hiç şüphe yok ki -olağanüstü bir üne sahip olan illüstrasyonlarını takdir etmelerine rağmen- Doré’un çağdaşlarının pek çoğunun...
TÜYÜ BİTMEMİŞ KUŞUN ANLATMA HAKKI
Ahmet Ergenç’in küratörlüğünü üstlendiği, sanatçı Mehmet Ali Boran ve Hera Büyüktaşcıyan’ın birer video çalışmasıyla yer aldığı, 7 Ekimde İstanbul Bilsart galeride açılışı yapılan ve 28 Ekime kadar devam edecek olan “yoklarla konuşmak” adlı sergi iki kuş figürünün bizzat yaşadıkları tarihin anlatıcılığını içeriyor. Serginin metninde yer alan iki çalışmaya özetle değinmek gerekirse; “Büyüktaşcıyan, ‘Ne Yerde Ne...
Eleştirel Çizgi
“Dünyada sosyal devlet çöp mü oldu?









