Son günlerde neredeyse hepimizin gündemi aniden değişerek yerini Covid-19 virüsüne bıraktı. Salgın dünya çapında dalga dalga yayılmaya devam ederken, ülkemizdeki etkilerini de giderek daha derinden hissettirmekte. Kimilerimiz hastanelerde virüsle boğuşurken kimilerimiz ise kaybettiği yakın(lar)ının, işinin ya da sağlığının üzüntüsünü yaşadı/yaşıyor ya da yaşayacak. Hastalığı fiziken tecrübe etmeyenlerin virüs kapma korkusuyla yaşadıkları paranoya, zorlu karantina süreci...
Son Yazılar:
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
Kategori: Art-izan
SANATA DESTEK OL (ÇAĞRI)
Küresel veya yerel çapta yaşanan ekonomik zorluklarda sanayi başta olmak üzere ticaret, hizmet ve turizm sektörlerinin yaşadığı sorunlar gündeme gelir. Böyle zor dönemlerde sanat ve sanatçıların durumunun göz ardı edildiği görülmektedir. Covid 19 salgınının neden olduğu olumsuz ekonomik şartların, devlet tarafından sanat ve sanatçılar nezdinde dile getirilmemesi bunun en açık örneğini oluşturuyor. Toplumun bir parçası...
Eleştirel Çizgi (Karikatür)
Sağlık emekçisi Prof. Dr. Halis Dokgöz her hafta çarşamba günü çizgileriyle bizlerle.
68 KUŞAĞI SANATÇILARI, UTKU VARLIK VE SANRI SERGİSİ
1960’lı yıllar tüm dünyada genç neslin sesini yükseltmeye başladığı yıllardır. Eşitlik, özgürlük, barış ve değişim talebine dayanan bu hareket, 68 Hareketi olarak anılmaktadır. Genç nesil, 2. Dünya Savaşı’nı yaşamış bir önceki neslin hatalarını yapmamaya kararlıdır. 68 Kuşağı değişim talep eder. İkinci Dünya Savaşı sonrası tüketim canavarına dönüşen ve Vietnam ile savaşan ABD’de, çiçek çocuklar, doğaya...
PANORAMA YA DA MANZARANIN KEŞFİ
Modernliğimizi ve estetiğimizi bir tarafıyla “manzaranın icadı”na borçluyuz. Yani doğanın, uzamın insani bir duygulanımın konakladığı bir coğrafyaya dönüşmesini kastediyorum. Alegoriden, tanrılardan ve de mitolojiden yavaş yavaş kurtulan ve melankolinin, lirizmin ve hazzın alanına dönüşen dağlar, kırlar, evler, tarlalar, kuşlar, ışıldayan çimenler, dalgalanan denizler ve hüzünlü günbatımlarından söz ediyorum… Buna 16. yüzyılın yükselen burjuvazisinin mülkiyet...
CİHANOĞLU’NUN JUNGYAN AYNALARI
Ahmet Hamdi Tanpınar, ‘içe bakış’taki (introspection) yetersizliğimiz dolayısıyla roman sanatımızın güdük kaldığından dem vururdu. Tespitine katılıp katılmamak, veya bugün için geçerliliğini sorgulamak gibi, iç görü eksikliğimizin nedenlerine dair çeşitli fikirlere denk gelmek de mümkün: Doğu kültüründe kusurları örtmek, karanlık taraflarımız hakkında konuşmamak, fazla kurcalamadan kabul ve şükretmek öğütlenirken, Batı’nın kiliselerinde günah çıkarma alışkanlığı, itiraf etme...
Paris Müzelerindeki 321.178 Eser İnternette
Paris’teki 14 önemli müzeyi kendi çatısı altında toplayan Paris Musées adlı kurum, yapıtlara tüm dünyanın erişebilmesini sağladı. Eserler yüksek çözünürlüklü olarak tarandı ve internete yüklendi. http://parismuseescollections.paris.fr/en .
Şehzadebaşı Sinemaları hakkında az bilinenlerden: Emperyal ve Donanma
EMPERYAL SİNEMASI, 1914 (Milli 1914, Güneş 1919, Felek 1924, Türk, 1930) 1896-1922 yılları arası, İstanbul’da sinemanın birinci dönemi olarak geçer. Bu dönem, seyyar sinemacıların ve yeniliğe açık tiyatro işletmecilerinin, içinde bulundukları tüm olumsuz koşullara (elektrik şebekesinin yokluğu, sansür vs.) rağmen, sinemanın tanınması ve sevilmesine önayak oldukları dönemlerdir. Aslına bakarsanız İstanbul, henüz 1896 kışı başlarken (Paris’te...
NASIL AVANGARD OLUNUR?
Bir düşünce edimi olarak öncülüğü nasıl konumlandırmalı? Avangard’ın olmak ve eylemek arasında tesis etmeye çalıştığı bağı bugün nasıl düşünmeli? Bir düşünme ve eyleme pratiği olarak avangard sanat günümüze ne gibi tümceler fısıldıyor? Bu yazının araştırmaya koyulacağı sorulardan birkaçı, bunlar olacak. Amacım belli türden yanıtları askıya asmaktan ziyade, bir yöntem tartışması olarak bu konuyu masaya yatırmak....









