Adalet Ağaoğlu’un Karanfilsiz öyküsü; kamyon vb. araç kasalarını süsleyen, geleneksel zanaatını usta-çırak ilişkisi bağlamında dededen beri sürdüren bir esnafın; kaporta boyama iş kolunda -seri üretimin kapitalist biçimde yayılmaya başladığı tarihsel aşamada- geleneksel zanaatın hükmünü yitirmesine neden olan süreçten olumsuz etkilenmesi üzerine kuruludur. Öykü, “İşim mi?.. Eh işte…” sesini kalabalık bir caddede duyan bir gözlemcinin aktarımıyla...
Son Yazılar:
Devrinin Adamı – Bir işbirlikçinin ‘nötr’ portresi
Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi
MEHMET GÜNYELİ’DEN YENİ SERGİ “KADER DENİZİ” ANKARA’DA
Post-İnsan Çağında Sanatın Otonomisi
Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Yazar: Aytuğ Tolu
Ahşaptan Dijitale: “Mektup Selam Söyle…”
Günümüz Türk edebiyatının en üretken ve usta isimlerinden Haydar Ergülen’in “Mektup Selam Söyle…” kitabı (128 sayfa) Çınar Yayınları tarafından yayımlanıp Nisan 2025’te okuyucuyla buluştu. Mektup türündeki kitaba adını veren, bir halk türküsü. Kitabın türküyle ilişkisi adaşlık düzeyinde tutulmayıp kitaptaki birçok mektupta türkülerden dizelere ve saz âşıklarına yer veriliyor. Kitabın kapağı ise okuyucunun karşılaşacağı metinlerin içeriği...
Sosyolojik Bir Okuma Bağlamında Kişi İsimleri
“Hiç ışık almamış ruhların/ kopyaları hâlinde çoğalıyor nurlu nüfusumuz” (Murathan Mungan) İnsanın, dil yetisini geliştirip içinde bulunduğu çevreyle/türdeşleriyle anlaşabileceği ortak sözcükleri keşfettiğinden beri nesnelere, canlılara ve kişilere isim verilmeye başlanmıştır. Mağara duvarlarına çizilen resimler olayların, durumların ve varlıkların kayda geçirilmesinin yanı sıra isimlendirilemeyen varlıkların görsellerinin resimler aracılığıyla aktarımına işarettir, çok yönlü tartışma içinde bu sadece...
İdeolojik Bir Tekrarın Kurgusu: Tienanmen’de İsyan
Totaliter olduğu iddia edilen rejimler çöktükten sonra emperyalizmin globalleşme saldırıları karşısında insan, özgürlük yanılsamasına kapılarak daha fazla sömürülüp yalnızlaştırılmıştır. 1972 doğumlu Çinli yazar ve ressam Shan Sa’nın Tiennanmen’de İsyan adlı romanı 2001’de Goncourt İlk Roman Ödülü’ne değer görülür. Sinem Yenel tarafından Türkçeye çevrilip Can Yayınları’nın yayımladığı 120 sayfalık Tienanmen’de İsyan romanı 1989’da Pekin’in Tienanmen Meydan’ında...
KLASİK ŞİİRİN GÜNÜMÜZE IŞIK TUTAN BEYİTLERİ
Tanzimat dönemiyle yoğunlaşan Batılılaşma hareketleri edebiyat alanında etkisini gösterirken “aydınlanma, modernite, ilerlemecilik” gibi eğilimler Türk şiirinin merkezine yerleşir. Bu süreçte “eski” bir gelenek olarak kabul görüp çağın gerisinde kalan şiir anlayışı diye değerlendirilen Divan şiiri/klasik şiir bir tür bastırılma aşamasına geçer. Bu bastırma sürecinin özneleri kendini “ilerici” bir konumda görürken karşısına aldığı klasik şiir taraftarlarını...
Toplum “İçinde” Beyaz Mantolu Bir Adam
Beyaz mantolu adamın yargılanmasına neden olan toplumsal kodların her biri kumaşçı dükkanının camekânında açığa çıkarır. Beyaz Mantolu Adam, Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken adlı kitabının ilk öyküsüdür. Öykünün özeti genel hatlarıyla şu şekildedir: Bu öykü “Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı. Parası yoktu. Dileniyordu. Caminin önündeydi.” (s.11) cümleleriyle başlar. Öykünün ilerleyen bölümünde dilenmeyi de “beceremeyen” bu karaktere...
EŞİKTEKİ İNSAN
İnsanın yeryüzünde var olduğu andan beri en temel amacı yaşamda kalacak imkanları oluşturabilmektir. İlk insanların doğadaki tehlikeler karşısındaki ilk “icadı” kolektivizmi keşfetmiş olmasıdır. Alet yapımına dayalı icatlar bugünkü gibi tekil bir mucide dayanmayıp ortak aklın ürünüdür. Kümülatif bilginin ve kolektivizmin gelişme sürecinde el-beyin-dil birlikteliği insanın yaşam becerilerini geliştirir. Sirenlerin Ezgileri ya da Baldaki Zehir “zaman...
Sınıfsız Sömürüsüz Düzen Yolunda Ermeni Bir Şair: Aram Pehlivanyan
Aram Pehlivanyan’ın şiirlerine emekçi sınıflar ve yoksullar için güvencesiz bir yaşam ve bu durumun neden olduğu kaygı dile getirilir. Yoksul ailelerin çocuklarının sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı olmadığından halk hekimliği onlar için tedavi adresidir. 1917’de Üsküdar’da doğan Ermeni şair Aram Pehlivanyan’ın şiirlerinin ve yaşamı hakkındaki yazıların yer aldığı Özgürlük İki Adım Ötede Değil adlı kitap Aras...
- 1
- 2







