Bir el ne zaman yalnızca bir el olmaktan çıkar?

El, yüzyıllar ve kültürler değişse de sanatçıların tekrar tekrar döndüğü en güçlü imgelerden biri olmayı sürdürmüştür. Tarih öncesi mağara duvarlarına bırakılan el izlerinden bugüne, toplumsal kayıt ve iletişim aracı olmaya devam eder. İnsan duygularını diğer her şeyden daha etkili bir şekilde iletir. El, düşüncenin eyleme dönüştüğü, iç dünyanın dışarıya uzanıp dünyaya iz bıraktığı yerdir. Ancak el nadiren sadece kendisidir; farklı bir coğrafyada, kültürde ya da tarihsel anda bambaşka bir anlam taşıyabilir. Bedene aittir, fakat anlamı bedenin içinde bulunduğu coğrafyayla, kültürle, toplumsal cinsiyetle, sınıfla, siyasal tarihle, inançla ve güç ilişkileriyle birlikte değişir. Aynı açık avuç, aynı kaldırılmış kol ya da aynı birleşmiş parmaklar her yerde aynı şeyi söylemez. Jest öğrenilir, aktarılır ve tekrar edilir; egemen tarafından sahiplenilebilir, bir topluluk tarafından direniş işaretine dönüştürülebilir, yasaklanabilir ve başka bir tarihsel anda yeniden anlamlandırılabilir.
Sergide bir araya gelen işler, elin farklı tarihsel ve toplumsal koşullarda üstlendiği değişken anlamların izini sürer. Elin hem eylemin aracı hem de anlamın taşıyıcısı olması, serginin temel hatlarından birini oluşturur. Bu eserler arasındaki ilişkiyi kuran, aynı beden parçasının farklı, hatta karşıt anlamları taşıyabilme kapasitesidir. Elin dili yalnızca gerçekleşen hareketlerde değil; tamamlanamayan jestlerde, karşılıksız kalan uzanışlarda ve temasın kesildiği boşluklarda da ortaya çıkar. Elin ifade gücü tam da bu anlamsal değişkenlikten doğar.
Sergi, elin nasıl olup da birbirinden bu kadar farklı toplumsal anlamların taşıyıcısına dönüşebildiğine bakıyor. Farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan işler yan yana geldiğinde, ortak bir el ikonografisinden çok, beden üzerinden işleyen bir ilişkiler ağı ortaya çıkıyor.
El kendi başına konuşmaz; onu kaldıran bedenle, yöneldiği muhatapla ve içinde hareket ettiği tarihsel anla birlikte anlam kazanır. Bu yüzden bir eli anlamak için onu kimin kaldırdığına, kime doğru uzattığına, kimi tuttuğuna, neye dokunduğuna, neyi işaret ettiğine, ne zaman yumruğa dönüştüğüne ve hangi anda geri çekildiğine bakmak gerekir.
Sergi, 16 Ocak 2027 tarihine kadar G-art Galeri’de pazar ve pazartesi günleri hariç, 11.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Firuzağa Mah. Cukurcuma Cad. Hacı Osman Çıkmazı No:5 Art Apt. Beyoğlu/İstanbul


Bir Cevap Bırakın