Mariahilfer Caddesi Viyana’nın sadece yayalara açık güzel caddelerinden biri. Uzun yıllar otomobilden geçilmezdi. Bugün ise rahat rahat yürüyebiliyorsunuz, Işık saçan şık vitrinlere bakıyorsunuz, ayaküstü bir kahve içiyorsunuz. Metroyla Stephan Alanı sadece 10 dakika! * * * Genç Adolf, Viyana’nın bu semtine adım attığında 16 yaşındaydı. Doğup büyüdüğü küçük kent Linz‘in sıkıcı havasından kurtulmak, başka şeyler...
Son Yazılar:
Nihat Ziyalan Tümceleriyle Dünyayı Resimliyor
Nöbet: Toplumsal eleştirel taşlama içeren bir beden-korku filmi
Amazigh
Agamben’in Dil Devrimi Nesir mi, Şiir mi?
İyiden Harika Hissetmeye Uzanan Yol Üzerine
Sermayenin Zaferi, Demokrasinin Krizi
Niçin doğayla inatlaşmaya devam ediyoruz?
Yönetmen Olamadım, Hegel’i Oynatıyorum
Juan Carlos Onetti: Kasabanın Bağışıklığı
Tinto Brass, Salon Kitty ve ‘Nazi erotikası’
Bir kuşatmayı yarmak adına
Leyla Borovalı’nın İlk Solo Sergisi “İki Dirhem Bir Çekirdek” Offgrid Art Project’te
Cartagena’da Bir Akşam: Bellek, Emperyalizm ve Zaman
Sencer Gülün’ün Kişisel Sergisi Guga Contemporary’de!
Çağdaş Sanat: Sanatın Sonu mu, Değerin Yitirilmesi mi?
Yıldız Ersağdıç: Dekonstrüktif Bir Tasarım Sistematiğine Doğru
Deniz Gökduman’ın Resimlerinde Popüler Kültür İmgeleri
Bir Yangının İzleri Sanatın Tanıklığına Dönüşüyor
George Bataille’ın Edebiyat-Kötülük Anlayışı ve William Blake Şiiri
Yazar: Ahmet Arpad
Stefan Zweig ve Viyana
Zweig‘ın gençliğini geçirdiği yılların Viyana’sında kolay ve tasasız yaşanırdı. Yoksulla zengin, Çek’le Alman, Yahudi’yle Hıristiyan arasında hep rahat ve barış dolu bir hava eserdi. Kent insanı keyif içinde rahat bir yaşam sürdürürdü. Avrupa kültürünün bütün sanat akımları bu kentte birleşmişti. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun başkenti Viyana‘da insanlar aşırı bir istekle kültüre düşkündü. Mozart, Gluck, Beethoven, Schubert, Brahms...
Özgür düşünceye engel olanlar!
93 yıl önce bugün, 10 Mayıs 1933, Alman tarihine geçen karanlık, utandırıcı günlerden biridir. O akşam Berlin’de başlatılan ‘Kitap Yakma’ girişimi çabucak tüm ülkeye sıçrar. Üç hafta içinde Almanya’da yüz binlerce kitap yok edilir. Kitap yakmalar Hitler’in düşünürleri ‘yok etme’ girişiminde attığı ilk adımdır. Gazeteci-yazar Ralph Giordano‘nun “Eğer Hitler Savaşı Kazansaydı…” adlı belgeseli kitaplığımda. Giordano...
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Gazeteci – yazar Stig Dagerman 1946 yılında, savaşın hemen ardından enkaza dönüşmüş Almanya’nın bombalanmış kentlerini, mülteci kamplarını ziyaret etmiş, yıkıntılar arasında yaşamda kalmaya çalışan insanları tanımış, acı gerçekleri yerinde gözlemlemiş 1946 yılı, savaş sonrası Almanya’sına yaşamda kalma mücadelesiyle damgasını vurmuştu. Açlıkla geçen bir kış, enkaz yığınlarıyla dolu kentler bu mücadelenin en çarpıcı örnekleriydi. İsveçli genç...
Ülkemiz daha da nefes alınmaz olacak
6 Kasım 1880 tarihinde Klagenfurt’ta dünyaya gelen Robert Musil 20. Yüzyıl Avusturya edebiyatının en önemli romancı, hikâyeci ve deneme yazarlarındandır. Dünya politikası 1933 yılında Nazilerin işbaşına gelmesiyle karışır, on binlerce sol görüşlü insan kamplara sürülür. Aradan daha birkaç ay geçmeden sayısız yazar gibi Musil’in de yapıtları ateşlere atılır. Fakat Robert Musil her şeye karşı direnir,...
9 Kasım: Almanya’nın Alınyazısı
İlginç bir rastlantı mıdır bilinmez, 9 Kasım’ın Alman tarihinde çok önemli bir yeri vardır. Alman kayseri II. Wilhelm 9 Kasım 1918’de bir ihtilal sonucu tahtan inmek zorunda kalır. 9 Kasım 1923’de Hitler Münih’te darbe girişiminde bulunur. 9 Kasım 1938’de Naziler Almanya ve Avusturya’da Yahudilerin evlerini, dükkanlarını ve sinagoglarını yakar. 9 Kasım 1989’da iki Almanya’yı bölen...
Hermann Hesse ve Münih
Yaşamında çok yol yürümüştü! Yüz yaşına bir kaç adım kalmıştı. Karaormanlar kasabası şirin Calw’a tepeden bakan, pencerelerinden yeşil yamaçların göründüğü iki katlı villasının salonunda oturmuş çaylarımızı içerken konumuz her ziyaretimde olduğu gibi yine akrabası Hermann Hesse‘ydi. Calw doğumlu Hesse’nin annesi, yaşlı mı yaşlı kadının dedesi Friedrich Gundert’in kız kardeşi oluyordu! Stuttgart’ın yarım saat ötesindeki Bad...
Burhan Arpad: Kaleminin gücüyle ayakta kaldı….
Beyoğlu’ndaki Melek Sineması’nda 1934 yılında gösterilen “Kadınlara İnanmam” adlı film babam Burhan Arpad’ın yaşamında çok önemli bir rol oynamıştır. O günlerden ilerde şöyle söz eder: “Dönemin ünlü tenorlarından Viyanalı opera sanatçısı Richard Tauber’in sözle anlatılamayacak denli etkili sesi ve Almancası büyülemişti beni. Alman diline vurulmuştum. O yıl hemen Almanca öğrenmeye başladım. Haftada iki akşam Alman...
Özgür düşünceye engel olamazsınız, o kuş gibidir!
10 Mayıs 1933’de Almanya’da başlatılan kitap yakmalar Hitler’in düşünürleri ‘yok etme’ girişiminde attığı ilk adımdır 10 Mayıs 1933. Berlin Opera alanında alevler havaya yükseliyor. Büyük ateşin çevresine toplanmış insanlar keyifli. Aralarında öğrencileriyle gelmiş sayısız üniversite profesörü de var. Kucaklar dolusu, çantalar içinde, sırt torbalarında, bisiklet sepetlerinde, hatta el arabalarına doldurulmuş yığınla kitap taşıyorlar ateşin yakıldığı...
Erich Maria Remarque -“Barış Savaşçısı”
Bundan 90 yıl önce, 31 Ocak 1929 tarihinde ilk kez basılan “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” romanı 20. yüzyılın Alman dilinde yazılmış en başarılı eseridir “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” romanı bundan 90 yıl önce 31 Ocak 1929’da yayımlandığında; 20. yüzyılın Almanca yazılmış en başarılı eseri olacağını ne yazarı Erich Maria Remarque ne...









