Mohammad Ali Talebi’nin 1996 yapımı filmi Kise-ye Berenç (Pirinç Torbası ya da Pirinç Çuvalı), İran sinemasında daha evvel pek çok örneğini gördüğümüz, bir çocuk hikayesi etrafında şekillenen ve yönetmenin bize dünyayı bu gözle sunduğu bir film. Bağımsız İran sinemasının karakteristik özelliklerinden biri sayabileceğimiz isimsiz, hatta pek fazla oyunculuk deneyimi olmayan isimlerin oynadığı filmde iki önemli...
Son Yazılar:
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Kategori: Vizör
TİTANE ve ALPHA: ŞEFKATİN SAĞALTICILIĞINDAN ŞEFKATİN SINIRINA MI?
Çok iyi tasarlanmış, çok iyi uygulanmış çok sayıda mizansen perdeye geliyor film boyunca, özellikle müzik kullanımının öne çıktığı sahneler çok etkileyici. “Arabayla seks” filmi olarak sansasyon yaratmanın yanı sıra Cannes Film Festivali’nde festivalin en büyük ödülü Altın Palmiye’yi kazanmış olan Fransa-Belçika ortak yapımı Titane’nin (2021) senarist-yönetmeni Julia Ducournau’nun yeni filmi Alpha dünya prömiyerini yaptığı Cannes...
ÇÜRÜMELİSİN INGRID ÇÜNKÜ DÖNEM ÇÜRÜMÜŞ!
Şimdiye kadar izlediğim filmler arasında tiyatral gerginliği en üst düzeyde oluşturmuş filmlerden biri oluşu ve ezber bozması nedeniyle, Ordet hep yeniden yeniden hatırlayacağım bir film. Doğumun, deliliğin, dinin, ölümün, aşkın, çocukluğun, varoluşun bir evin salonunda üstelik de didaktik birer kavram olarak değil, güçlü bir aksiyon ekseninde güçlü bir biçimde sorgulandığı nadir bulunan türde bir film Ordet....
Ömürlük Filmler; Tokyo Monogatari ve Banshun
O kadar büyük bir hengâme içinde öylesine çarçur edilmiş malzemeye, gereksiz, olmamış hikâyeye vs… maruz kalıyoruz ki ister sinemada ister tiyatroda olsun iyi bir sanat eserleriyle karşılaştığımız zaman neredeyse mutluluktan ağlayacak gibi oluyoruz. Yasujiro Ozu, bu sanat eserlerini yaratmış olan yönetmenlerden biri. Tokyo Monogatari ve Banshun başrol oyuncularının yüzlerindeki sevgi ile insanın yaşama duyduğu güveni,...
GÜNDÜZ APOLLON GECE ATHENA
Geçen hafta vizyona giren yerli yapım Gündüz Apollon Gece Athena dünya prömiyerini yaptığı geçen yılki Tokyo Uluslararası Film Festivali’nin Asya’nın Geleceği başlıklı yan dalında En İyi Film seçilmişti. Tokyo’daki jürinin kompozisyona, gerekçesine vakıf değiliz ama konusu hayaletler etrafında dönen bir film olan Gündüz Apollon Gece Athena’nın köklü bir hayalet filmleri geleneği olan Japonya’da sinemaseverlerin ilgisine...
Bir Rosselini Kabusu: Stromboli
İnsan Bergman izledikten sonra artık aynı kişi değildir. Tarkovski ve Rossellini izledikten sonra da… Kendi hayatlarınızın her neresinde olursanız olun, doğrudan etki eden doğrudan sarsan, yaşamınız karşısında söyleyecek bir sözü yahut düşü olan filmler. Güçleri, evrensellikleri ve hiç değişmeyen güzellikleri de buradan geliyor. Bergman’da çocukluk, din, ölüm ve aşk kurucu temalar. Hesaplaşılamamış bir hayatla hesaplaşmaya...
Sinemanın Bağımsız Nefesi: Jim Jarmush
Dünyanın en eski film festivali olan Venedik Film Festivalinin 82. si geçen pazar günü tamamlandı. Gösterimi bitiminde beş dakikaya yakın bir süre ayakta alkışlanan Father Mother Sister Brother filmi en büyük ödül olan Altın Aslan Ödülünü aldı. Elli yıldır senaryosunu kendinin yazdığı ve yönetmeni olduğu toplam sayısı 20’yi geçen filmleri yapan Jim Jarmusch bence sinema...
CASSEVETES, BERGMAN VE KİESLOWSKİ: İKİLİ DÜNYALARIN KADINLARI
Kadın doğasını en iyi anlamış yönetmenler, dünya sineması odağından bakacak olursak, Bergman, Cassevetes ve Kieslowski bence. Daha doğrusu kadının içsel doğası üzerine yeterince düşünmüş. Bergman’ın Güz Sonatı’nı anmadan geçmeyelim burada. Ve de Sessizlik filmini. Cassevetes’in Etki Altında Bir Kadın filmi “bir kadın niçin delirir,” sorusunun yanıtını toplumsal bir fonda yanıtlamayı başaran bir film. Psikoloji ile...
PEKİ SUNUCU KİM OLACAKTI? BEN GAZZARA
Piri Reis Haritası belgesel filminin, Brezilya, ABD, Portekiz, İspanya, İngiltere, Senagal ve Türkiye deki çekimlerini tamamlamıştım. Filmin kurgusunu tamamladım. Film bitmişti. Fakat kurgu sırasında film bir sunucu tarafından sunulsa bütün bu ülkeler arasındaki bağlantı ve haritaya olan ilgi çok daha iyi olur fikrine kapıldım. Böyle bir sunucu ile film çok daha iyi olacaktı. Bu arada...
28 YIL SONRA: ERKEKLİĞE DEĞİL OLGUNLUĞA GEÇİŞ YOLCULUĞU
İki hafta kadar önce vizyona giren 28 Yıl Sonra (28 Years Later), son çeyrek yüzyılın en dikkat çeken zombi filmlerinden biri olan 28 Gün Sonra’nın (28 Days Later, 2002) ikinci devam filmi ve ilk filmin yönetmeni Danny Boyle ile senaristi Alex Garland’ın yönetmen ve senarist olarak imzalarını taşıyan ilk devam filmi. 28 Gün Sonra, zombilerin...









