“Şiir vasatlığa yaşam hakkı tanımaz.” [Garbis Cancikyan] İstanbul Ermeni toplumuna mensup Garbis Cancikyan 1920 doğumludur, 1946’nın Şubat’ında verem hastalığına yenik düşerek yaşama veda eder. Ölümünün ardından 1950’de Ore Or (Günden Güne) başlığı altında şiirleri bir araya getirilip kitap olarak yayımlanır, kitap satışından elde edilen gelirle ona mezar yaptırılmak istenir. İlk şiiri 1939’da takma adla...
Son Yazılar:
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey başlıyor
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kategori: Manşet
Ahmet Güneştekin: Rengarenk Hafıza ya da Şablonlaşmış Yordamlar
Örneğin hazır nesnelerle işler üreten ve Nazi Alman tarihiyle hesaplaşan Anselm Kiefer’in “grimsi” işlerine bakınca, Güneştekin’in yığıntılarının güçsüzlüğü ve renkle coşmuş görüntü kirliliği daha bir ortaya çıkıyor. Trajik nasıl anlatılır? Hiç istisnasız Ahmet Güneştekin dünyada ilginç ve eşsiz bir yerde duruyor. Elbette bu eşsizlik onun yapıtlarıyla alakalı değil. Bana göre tuvalleri ortalama bir el işinden...
KIRIK BİR AŞK HİKÂYESİ GİBİ
-Selim İleri anısına- **** Sana hep yalan söyledim. Yani hep sevdim seni, dostluğunla ışık buldum, varlığınla, teninle sevdim seni. Bedensellik olmayan bir bedensellik vardı; bu çelişki değil, ruhu sevgide özgür bırakmaktı. Selim İleri’nin sevgiye o acılı bakışıyla bu sevgisiz toplumda şunu söylemek istedim: Her şeye rağmen bütün kötücül ilişkiler dünyasına direnip: “biz sevmiştik, sevebilmiştik. ”...
SIR: NICOLE KIDMAN-TOM CRUSE
Kubrick gerçek yaşamlarında da evli olan bu ünlü çifti, gerçeğe çok yakın duyguları yansıtmaları amacıyla filmdeki evli çifti oynamaları için seçmiştir. Kamera Önü Oyunculuğun temeli olan ve bugün dünyanın en yaygın oyunculuk yöntemi kabul edilen Metod oyunculuğunu kuran Lee Strasberg; Nicole Kidman’ın Tom Cruse’la olan 11 yıllık evliğinin bitmesindeki en önemli etkendir. Metod oyunculuğun “Oynadığın...
Oğuzhan Atatanır’dan Kişisel Sergi: Bilinmeyen Bir Yer
Oğuzhan Atatanır’ın kişisel sergisi Bilinmeyen Bir Yer, 02—22 Şubat 2025 tarihleri arasında Maltepe Belediyesi ve Hasan Sarıtaş Galeri işbirliği ile Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’de gerçekleşiyor. Atatanır, insanın doğayla olan ilişkisini, bu ilişkinin zamansızlığı ve evrenselliğini sorguluyor. Her bireyin kişisel hikâyesi, büyük bir kolektif bilinç denizine akar; tıpkı doğanın döngüleri gibi bu hikâyeler de...
Rü’yet-Vision Yapıtı Üzerine
“Rü’yet/Vision” adlı yapıt, insanın yaşam yolculuğunda karşılaştığı karar anlarını ve içsel yolculuğunu betimliyor. Resimdeki yanma efekti, dönüşüm ve yeniden doğuş gibi kavramlarla ilişkilendirilebilir. Yapıta adını veren Arapça kökenli “Rü’yet” kelimesi görme, algılama, kavrama, idrak ve manevi sezgi gibi anlamlara geliyor. “Rü’yet/Vision”, doğrudan geleceğe dair bir bakış açısını ve hedefleri simgeliyor. Vision, bir bireyin veya toplumun...
SEFİL DOSTUM (ŞİİR)
Söylediklerim değil Yazdıklarım gerçektir Sessiz durduğuma bakma Gözlerim bilinçaltının röntgenini çoktan çekmiştir Varlığından haberin olmayan Gizli geçitlerinden geçmişimdir Sanırım kahin olmak istiyorum Kendimi ne sanıyorsam Ciğerlerimiz Islak nefeslerimizle aynı şeyi söylüyor Hiçliğimi isler içinde kutlarken Sen ateşi yakamayan beceriksiz dostum Duman duman tüten sefilliğimizin nemisin Sen rutubeti var içimde sefil dostum Ondan tutuşamıyoruz İstesem de...
Elegant Blues ve Sait Faik’in Bir Öyküsü Üzerine
Senaryoya devam etmek fikri aklına şöyle bir geldiyse de vazgeçti. Yarın sınavı vardı. Ya devamsızlıktan kalırsa! Ne yapacaktı!? Kötüyü düşünmek istemedi. Bir şekilde geçerdi. Gece saat dört olmuş, o hala uyumamıştı. Uyuyacağım deyip yatağına uzanmış, telefondan bir şeylere bakmış ama uyumamıştı. Kahve yapmak için aşağıya indiği zaman, “ooo fener sönmemiş daha” dedi. “Feneri üçümüz söndürmeliydik!”....
150. DOĞUM GÜNÜNDE CARL JUNG’UN GİZLİ AŞKI
Carl Jung için yepyeni bir dünyaya atılım böyle başladı. Tıp öğrencisi olan Carl bu konuyla çok ilgilendi, Helly’nin ruh çağırma seanslarına katılmaya başladı. Yirmi beş yaşındaydım. Yaşamımda ilk defa bir tiyatro salonuna girmiştim, biletimde yazılı olan koltuğumu bulup oturdum. Çok heyecanlıydım. Sahnede ki büyük perde yavaşça açıldı ve Bizet’in Carmen operası başladı…. Bu kişi dünyada...
HAVUZ PROBLEMLERİ (ŞİİR)
Yetimhanelerin mütevazi hayalleri için Gökyüzünden biraz yıldız çalacağım Tanrılığa değil Deliliğe soyunacağım Deliliği övecek Ve tanrılara küfredeceğim Depresyon hırkamı sırtımdan çıkaracak Ve çırılçıplak kalacağım. Gözüm kanlı Kanım ilaçlı İnanç Süt kesmiş ağzımda kurak bir arazi Günahlarım tuzlu bir içki Midem doğmayacak çocuklarımın mezarlığı Peşimden nereye gidiyorsun diye bağıracak kimse yokken Kimsesizler mezarlığına gömün beni Doğmamış...









