Eczacıbaşı Fotoğrafçılar Dizisi’nin yeni kitabı Manuel Çıtak, 9 Ocak’tan itibaren kitabevlerinde yerini alıyor. Eczacıbaşı Topluluğu’nun 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip fotoğraf yayıncılığı geleneğinin günümüzde en önemli parçası olan ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı tarafından yayınlanan seri, her yıl değerli bir fotoğrafçının retrospektif kitabını, sanatsal bütünlük içinde ve referans kitap niteliğinde izleyicilere sunuyor. Dizinin...
Son Yazılar:
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Kategori: Manşet
YEDİNCİ SANATIN BİZDE BIRAKTIĞI İZLER
Yedinci sanatın bizde bıraktığı izler düz bir anlatıma dayalı bir “hikaye” ile sınırlıysa, bir anlamda çağa ilişkin hiçbir şey yaratamıyoruz demektir. Modern tiyatronun , çağa tanıklık etme anlamındaki başarıları, düşünsel bir sinemaya da yeni olanak kapıları açtı aslında. Sinemanın avantajı, bu bilinenlere çok yönlü görsellik katma şansını sağlamaya yönelik bir şeydi. Bu görsellik ise plastik...
Entel, Entelektüel, Entelijansiya
Türkçe’de entel sözcüğü, entelektüel kelimesinin kısaltılmış ve gündelik dile indirgenmiş biçimi olarak kullanılmaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde entel, entelektüel sözcüğünün halk arasında kullanılan biçimi olarak tanımlanır. Sıfat olarak entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse), isim olarak ise sahte aydın anlamlarına gelir. Tanımda kelimenin ironik ve/veya küçümseyici çağrışımına dair doğrudan bir...
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
(Feminist, Psikanalitik ve Marksist Bir Okuma) GİRİŞ: FİGÜRASYONUN DÜŞÜNSEL YÜKÜ Orhan Taylan’ın figüratif resimleri, Türkiye modern resminde yalnızca estetik bir temsil alanı olarak değil; toplumsal, ideolojik ve psikolojik gerilimlerin yoğunlaştığı eleştirel bir düşünce mekânı olarak okunmalıdır. Taylan’ın resminde figür, hiçbir zaman salt biçimsel bir problem değildir; beden, daima tarihsel, politik ve öznel bir yük taşır....
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
1848 Devrimlerinin belirtileri, Sicilya’daki ayaklanmalarla başlamış, ancak devrimin Avrupa’daki tetiklenmesi ise Paris’te olmuştur. Devrimden kısa bir süre sonra çalışanlara verilen haklar geri alınmış, işsizler lehine olan kamusal düzenlemeler de yürürlükten kaldırılmıştır. 1848 Devrimleri sanayileşme, sınıf çatışmaları ve burjuva ideolojilerinin güçlenmesi ile şekillenmiştir. Bu dönemde sanatta egemen olan akademik resim, mitolojik, tarihsel ve idealize edilmiş konular,...
VE TANRI KADINI YARATTI: BRIGITTE BARDOT
1960 yılında Simone de Beauvoir, “BB kendini her izleyiciye doğrudan sunuyor… ama izleyiciler [onun] tamamen ulaşılmaz olduğunun tamamen farkındalar” diyerek Brigitte Bardot’yu tanımlamıştır. 1951 yılının ilkbaharında Paris te Odeon bölgesinde tamamen dolu olan Danton Cafe’de bir masada yanındaki genç asistanıyla ünlü film yönetmeni Marc Allagret yeni çekmeyi planladığı “Les Lauriers sont coupés” filmi konusunda konuşuyorlardı....
“Estetik” Bir Yıl Sonu Yazısı
Estetik Deneyimin Temeli: Doğadan Sanata, Bedenden Tine Hegel estetiğinde, doğa ile sanat arasındaki farkı göstermek için verdiği en çarpıcı örneklerden biri güneştir. Doğa ürünleri, doğal gerekliliklerin bir sonucudur; varlıkları zorunludur, kendi seçimleri yoktur. Sanat ise, tinin özgürlüğünü ve bilinçli yaratımı taşıyan nesnedir. Bu ayırımı şöyle açıklar: “Örneğin, içeriği bakımından ele alındığında, güneş kuşkusuz evrende mutlak...
Demokratik Geleneğin Kırılganlığı: Furet–Tocqueville Okumasıyla Türkiye Deneyimi
Türkiye’de siyaset, kendi kendini yeniden üreten kapalı bir anlam rejimi yarattı. Siyasetin ekosisteminde, sürekli olağanüstülük hâli üreten; beka, milli irade, dış güçler, terör, vesayet gibi kelimelerden bir dil, anlamı tekelinde tutuyor. Bu, daha baştan “kavgacı” bir dil. Bu dilin kimyasında hatırı sayılır derecede bir intikam ruhu var. “Beka”, “milli irade”, “olağanüstü tehdit” gibi kavramlar, itirazı baştan...
Pierre Loti, Aziyadé ve İstanbul’un Sessiz Tanıkları
“Cimetière où repose Aziyadé – P. Loti” Bir kartpostaldan fazlası Hem bir edebiyatçıya, hem bir aşk hikâyesine hem de bir şehre dair unutulmaz bir iz. Eyüp Mezarlığı’na bakan bu eski kartpostalın altına Fransız yazar Pierre Loti’nin kendi el yazısıyla düştüğü kısa not, bir romanın hayali karakterini gerçek hayatta mezara koyar gibi bir etki yaratıyor. Ve...
HOŞÇA KAL BREZİLYA
Güney Amerika sineması, belli başlı majör örnekler haricinde ülkemizde pek de bilinen bir sinema değil. Seyircisi -görece- az bu sinema ekolünün Brezilya kolunda verilmiş örneklerinden biri de Carlos Diegues’in 1980 yapımı Bye Bye Brasil (Hoşça Kal Brezilya) filmi. Hepsinden evvel, Brezilya coğrafi açıdan devasa diyebileceğimiz büyüklükte bir ülke. Yaklaşık 11 tane Türkiye, 4 tane de...









