Bir kuyunun başındayım, taş atıyorum kuyuya, kuyunun içindeyim. Kuyu gözlerini bana dikmiş bakıyor. Gözlerim, kuyunun gözleri, vücudum kuyuya akıyor. Kuyu görmese ıslanmazdı gökyüzü. Yaşlı bir söğüt ağacı gölgesiyle göğü kuruluyor. Resim: Betül Merkan
Son Yazılar:
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Kategori: Manşet
GECENİN AKVARYUMU (ŞİİR)
küçük şeyler için terleme martı konacak düşündüklerine öyle ya sandık beyazı hayal ettiklerin hangi alfabeden geliyor kesinlik yoktur hiçbirinde yaz daveti oldu kısaca kuru gürültüye benzer kaymalar sana yetişemedim, tekneler sudan çıkacak beni beklersin zıpkın uçlarında batacağım her yakada, duyman lazım yaşam alanlarında hiç birimiz tozdan kömürden değiliz, kırılırız alakarga kanadından tüy değiliz uçar gideriz,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...
Bildiğimiz Akademinin Sonu mu?
Küresel pandeminin ardından dünya, sadece sağlık sistemlerini değil, bilgi üretim ve paylaşım biçimlerini de yeniden düşünmek zorunda kaldı. COVID-19 pandemisi, yükseköğretim kurumlarını ve akademik üretim süreçlerini kökten dönüştüren bir kırılma noktası oldu. Dijitalleşme, çevrim içi eğitim, seminer ve webinar formatlarının yaygınlaşması; akademiyi fiziksel mekânın sınırlarından kurtardı fakat aynı zamanda onu yeni bir yüzeysellik riskiyle de...
RESİMDE YEDİ FİGÜRATİF YEDİ GAM
Resim sanatında gerçeklik değişkenini; fırça darbeleriyle incelterek eriten, yeniden renklendiren; yaşamın karmaşasını estetikle geri veren yedi yetenekli sanatçıyla karşı karşıyayız. Yef Art & Media, Havva Kurt küratörlüğünde son eserleriyle yer alan bu seçkin sanatçılar tuvalde Figürün geri dönüşünü sözleşmiş gibi hep birlikte kutluyorlar. Ülkemizde son kırk yılda soyut ifade de yoğunlaşan sanat üretimine karşın tuvalde...
FANUS (ŞİİR)
Üç beş kalın baş Uçuşur rüzgarların eteğinde. Bilirsin bitmez gündoğumunun Serseri sevdalara döktüğü tuzlar. Sonrası boşluk Ve zaman… Uçsuz bucaksız uzayda Yitmeden giden. Savrulur tozları cebimdeki yıldızlardan kalma ışığın. Sen bitsin istersin de Bırakmaz karanlıkta yüzen balıklar Öyle ha deyince biter mi hiç? Uzun uzun soluklanır gelgitlerde Şişer şişer, inmez. Nokta desen değil. Nokta bile...
Altın Yağmur Kuşu (Şiir)
Alaska’dan Hawai’ye Seksen sekiz saatte uçuyormuş altın yağmur kuşu hiç durmadan sadece üç buçuk gün… bir altın yağmur kuşu olmak istedim bunu okuyunca…
Masumlar Safı (Şiir)
tutup bir gül getirsem saf tutmuşların bakışlarından yontulmuş bir gül uzuvları yeryüzüne dağılmış İsa kucaklasın donmuş çocuk bedenlerini ki orada acı devinimsiz kaya kesik bir el gibi boğazına dizilen dünya saflar karıştı biz kimlerdik haritaya yayılan...
Kıyısız Fotoğraf (Şiir)
Gittim geldim yağmur gözlü odanın kayaç çukuruna bağışladım canını sabah aklığında Acısı var solgun fotoğrafların kıtalarından kırgın bakıyorlar diz bağımın koptuğu eşiğe daima püsküren kalabalık ağızları da var onlar havaya yağmura toprağa bir cevizin yaprağına çekildiler Boynumdan öte kırmızıyım bugün nefesimle ütülediğim çarşaf sıcak halen imkânsız olan uzak noktanın hasadı kim dediyse bilinç dili aşar,...
UÇURUM (ŞİİR)
aramızda hep o gizli uçurum ne kadar kapansa da kapıları uzaklığın yine bir çatlak ağrılı, suskun. solup gider çiçekleri sevginin değmeden yürekler birbirlerine paslanır kilitleri kalplerdeki hazine sandığının el bile değmeden mücevherlere adı suskunluk olan evlerde ayni odalarda ayrı ülkelerde yaşıyoruz kısacık hayatlarımızı kötürüm kuşlar gibi açmaya korkuyoruz uçurum kadar geniş kanatlarımızı belki de...









