Zamanın içinde kısa bir sessizlik olsa da, o an Emine’nin zihninde yıllar geçiyor, yüzlerce kelime kasırga gibi uçuşuyor başını döndürüyordu. İstanbul, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurla başlamıştı güne. Doğa ana, ayrım yapmaksızın, şehrin bütün semtlerini yıkamıştı. Kenar mahalle kadınları bugün, daha bir şevkle, dip bucak temizlik yapacaklardı temizliğe gittikleri evlerde. İstanbul’ da bahar temizliği zamanıydı. Emine...
Son Yazılar:
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Kategori: Litera
Anakronik Bir Darbe Teşebbüsü (Şiir)
seninle biz bu dünyada sırt sırta verebilirdik gibi anakronik bir darbe girişimiyle tarihi alt edebilseydim bugünkü bilinç, o günkü heyecan , zamansız mekanlar vejetaryenliğin sorun olmasın için bu barbarlık çağında marine ederdim zamanı sebze sularıyla birkaç bin yıl kadar geçmişe sövüş, geleceğe dönüş, an’a müdahale evrimci anlatıların propagandası ikinci bir emre kadar yasak hava güneşli,...
Kaçmak (Şiir)
Sarı yaprakların inişi gibi Gözlerimde hüzün oturuyor Acı beni parçalıyor Ve yaralar ısınır gaddarlıkla dolu İçimde kök salan hasret doluyum bavulu alıyorum Kalbimi uzak yerlere bırakıyorum Gökyüzünün öfkesi yüzümde patlıyor gözlerim titriyor aklımda tekrar ediyorum Biri beni gözyaşlarımın izinden bulacak… Tersi Gülümsemeler nereye gidiyor? Şiirler kendilerini nerede saklar? Bir parçam hala anıları örüyor Pencereler,...
VAHİY (ŞİİR)
Beni porselen bir bebeğe dönüştürene kadar öp lütfen Yüzüme ölüm gibi gülümse Kalbindeki hayattan bana da ver Midemde kelebekler uçmuyor Birbirimizden başka kimsemiz yok Öyle bir sarıl ki Kaburgalarım kırılacak sanayım Vahiy getir bana Sonsuza kadar unutmayayım Hava inadına hayat dolu Bense bir mermiye sahibim Aile tepeden tırnağa bir trajedidir dersen Ben de sana Bir...
BEN BU DEĞİLİM… (ŞİİR)
Ben bu değilim İki kaş arasında esirdir kıyılmış kalbim İki dudak arasında ezilir biterim İncecik ipek mendillere sarılır yüreğim Zor zamanlarda yakar kendimi veririm Dostun suskun süren kavgasına Sokaklarından geçmişim Dağlarından Şehirlerinden geçmişim Denizlerinden Ayrılık şerbetini içmişim Emek vermişim Tezgâhtan geçmişim Ben bu değilim Zalim bir kıştı kışlada zaman alçalmıştı Ama yaşadıklarımız unutulmamıştı Oysa bütün...
HAYATIN ŞARKISI (ŞİİR)
damlalar düştü kurak topraklara bir ahımla sağ salim döndü köylerine Roboskiler taybet ana ayağa kalktı yere düşen ekmeğini kaldırarak inlemesi kesildi Suriçi sokaklarının annesinin kucağında kaldı Alan Kurdi bebek küçük bir hıçkırığımla nefes almaya başladı George Floyd kalın, kıllı, zalim bacaklar altında ipten geri döndü Şair Şiraz’da tam umudumuz kesilmişken kayıplar geri geldi bir iç...
KENDİNE AĞIR (ŞİİR)
Hayatın tuvalini esmer gülüşlerin rengine boyamaya çalışırken Ruhumun puslu coğrafyasına dağılmış can kırıklarının İzlerini taşıdığını bilmiyordum fırçanın Hangi rengine uzandıysam hayal kurmanın Kendimden biraz daha uzaklaştım Bakıra çalan mesafelerle Bazen ıslık sesleriyle yankılanan Bazen ıssızlıktan damar damar çatlayan Yalnız yarım kalmış ve sahipsiz haritalarda İsmine rastlayabileceğiniz Üstelik sonunun nereye varacağı belli olmayan yollarda, Düşse kırılacak,...
Ölüm Girmiş Mülkümüze (Şiir)
Nemrut’un kızıl zirvesinde Panoramasına bakıyorum tarihin Bin kışı bir yaza teslim ediyor Sırların mührünü sökerken güneş Algı haritasında unutuşun boyası Sesten alfabeye dönüşüyor dilimde Dağları çileden çıkarıyor Tomurcuk gururuyla kalkan başım Üzerinde hayal bulutlarım Pınarından uzaklaşan suların Toprağa uzun bir sessizlik çiziyor Su dilini ögrenen gözlerim Akıp gidiyor tutmaya çalıştığımız Ur’dan, Horasan’dan, Nil’den… Kâhinlerin dalgınlığından...
BENİM İŞİM (ŞİİR)
İsteseydim uyuturdum rüzgârı Senin kıyına çıkacak dalga Benim yüreğimden çıkardı yolculuğuna İnanmak inanmamak sevmek sevmemek Bir kız çocuğunun örgülü Saçları kadar rüzgârdan sonra Gelecek yağmurları beklemek kadar Tohum olmak zor toprakta İlk tohumu atmak toprağa Al yeşillerde gelmek dünyaya Toprak olup söylemek sevdayı Matemine varmadan yaşamın Her içine verileni almak İçindekini dışarıya atmak Toprak kadar...
UM’dan (ŞİİR)
… bir gölgeyi ezer üç kişi – bir düşte – gölgenin başı dik çünkü masum o üç yorgun üç yenik üç yoksun saygı duruşunda gölgeye ve düşe düş sonsuz mudur sevgilim keder beyim ? … düşe sonsuzluğa – yavrularımıza – şefkatle ve merakla bilinmezin göğünden bakmak yerden kurtulmak arzulamak inatla uçmayı el sürmeden hayatlar yoğurmak...









