Yukarıdan görünen, hep aynı sahnelerin çekildiği filmin setinde sis perdesini yırtarak başlarını gökyüzüne uzatmış rengârenk şemsiyeler. Yüksel Caddesi kalabalığının arasında bir çift, inip kalkan göğüslerde eller, diz çökmüş bir erkek ortada, kanat takmış kız çemberi kırıp uçacak tutmasalar. “Evet!” geldiği an alkışlar, tebrikler, çığlıklar, onca gürültü patırtı içinde yükseliyor bir çift kumru görünmeden gökyüzüne.
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Litera
Sessizlik derin bir çığlık (şiir)
Bir hesaplaşma hali insanın kendisiyle Uzak arayışların içinde bulduğu kendini Ve hep yeniden başlayan bir düş sersemliği. Geceyle bir Sabahları olduran bir bilinçle Kaygılı bir yenilikle Uykuyla uyanıklık arasında gelip gitmelerle Başka bir şiire bir tekrar niteliğinde Alıngan ama açık Belki bir suçluluk Belki bir yanılgı hissiyle Değişen ama hep aynı kalmakla ilgili. Bir ayrıcalık...
aparkat (şiir)
beyanlar ki gizlemek sakınmak azamet satıp durmak üzerine cilveli seslerde susmak bir de istatistiklerin yalan söylediği seri çocuk cinayetleri açık yara uçları zarifçe kesilmiş saçlar bihaber zulümsüz toprak yok yerin yüzünde tımar edilen ve hiçbir sıkılı yumrukta karanlığın nesneleştiği rahneler beliriyor kendi olma çabasında baldırlarımızdaki çiziklerde çevresi kordonla çevrilmiş hiçbir yer ring değilse de dövüşün...
Arayüz Yalnızlığı (Şiir)
Ardına düştüğün yekpare düzlem Yalnızlığından içeri yalnız Ekinler döndü kışa Mevsimler kendilik Siyahına susamış içler gnostik Fosiller katrandan kana bulamış İlahi komedya Fraktal gönüller Totariter bir arayüz Kim ki yağmur üstünü örter mi Emzikli bir ucube Analitiğim serserim Akındığın derelerde son bâkir Saman dikiş tutmaz Üstüne çiz tüm resimleri
Preludes for Delicate Poppies (Şiir)
Akdeniz’den gövdeme akan bir sudur boynun boynun, kıvrımlı yamaçlardan tenime değsin narin, hüzünlü bir şarkıdır gözlerin gözlerin Akdeniz’dir kalbim işgali altında gözlerinin Gökçeada
Sınıfsız Sömürüsüz Düzen Yolunda Ermeni Bir Şair: Aram Pehlivanyan
Aram Pehlivanyan’ın şiirlerine emekçi sınıflar ve yoksullar için güvencesiz bir yaşam ve bu durumun neden olduğu kaygı dile getirilir. Yoksul ailelerin çocuklarının sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı olmadığından halk hekimliği onlar için tedavi adresidir. 1917’de Üsküdar’da doğan Ermeni şair Aram Pehlivanyan’ın şiirlerinin ve yaşamı hakkındaki yazıların yer aldığı Özgürlük İki Adım Ötede Değil adlı kitap Aras...
KARNAVALIN ORTASINDAKİ ADAM romanından KELEBEKLERİN ÇIĞLIĞI filmine
Karnavalın Ortasındaki Adam Ünsal Oskay romanı ile Kelebeklerin Çığlığı filmi aynı yıl içinde geldi. Narrator (Hikâye Anlatıcısı) diye bilinen roman yazarı, akademisyen, sinema yönetmeni Cengis T. Asiltürk, Sırlanmış Zamanın Gölgesinde, Ölüyaprak Vuruşu, Suret romanları ve TRT adına çektiği uzunlu kısalı birçok televizyon filminden sonra, Büyülü Gerçekler, Akordeon, Albatrosun Yolculuğu ve son olarak Kelebeklerin Çığlığı filmleriyle...
BİRİNCİ ŞARLOT AKŞAMI (ŞİİR)
Kendi aramızda bir iletişimimiz yoktu. Başkaları Bir araya getiriyordu bizi birkaç akşamdır, Yakıştırıyorlardı Birbirimize. Günah benden gitmişti. “Kalkayım ben.” Dedim. Son yudumunu aldım kahvemin, Ayaklandım, “İyi akşamlar.” Diledim herkese, Sandalyesini örten uzun saçlarının Bir tutamını Akıtırken Parmaklarımın arasından. Geriye doğru Önce omzuna, Sonra yüzünü kaldırıp bana baktı. Eğildim, “Şarlot’tayım ben.” Dedim. Oturdum Şarlot’a. Bir saat...
süs köpekleri (şiir)
şiir yazdık süs olsun kapılara çıngıraklı tokmak tedirgin havlamaya biraz etli mama evin avlusuna bir kırmızı gül korkuya kelepçelenen bakışlarıyla her şair kendi duvarına işer fiyakalı hörgüç geçen çölün kalbini şiirle okuyarak açtılar haramilerin saltanatını ve köpekler şadırvana su içmeye indiğinde teneşire gölgelerini bırakırdı salasız ölüler şiir sıkılgan toprağa susar zamanın gergefinde nakışlanır dağılan sessiz...
ETEKLERDE SEVDA İZİ (ŞİİR)
sahilde kayıp bir aşk izi adımlar/ adımlar. kan izi. yara izi. kalbime dokunur upuzun üşümüş yaprağınız ah, siz hangi mevsimlerin lalesi kış mevsiminde yalnız açan çiçek belki gökyüzü daha serseri bu gece don bitti. kafesine kondu kanarya belki yağmur geçecek bir plak çok eskilerden: unutamam seni unutamam/ siz belki sahilde etekleri savrulan lale ince bir...









