Sabah Onu gün doğumunda, Kemerinin uçları İki yana sarkan gri ceketi Ve birbirine Kavuşmuş kollarıyla Denizi seyrederken buldum. Bütün geceyi yolda, Ayrı olduğumuzda Kendimizden çok Diğerinde kaldığımız birbirimizden Biraz uzaklaşıp Dinlenebilmek İhtiyacıyla Bana gelmek için geçirmişti. Erken günleriydi sonbaharın, Üzerinde uzun kollu Mavi bluzu vardı. Balık almaya sahile indiğimiz O akşamüstü bana, “Sen, Bizim hikâyemizi...
Son Yazılar:
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
Kategori: Litera
Telepati (Şiir)
O gün şu olmuştu, Jüpiter’in şanslı akşamı, Kucağımda oturan bakır saçlıma, “Melis’in doğum günü bugün” dedim, Öpüştük, fotoğraflarımızı çektik öpüşürken, Aşkın acemisi olduğumu itiraf etmiştim, “Ustasın sen, sevgilim” dedi, sarıldık. Çin’den yılın şairi ödülünü almış, Ödül heykelciğini almaya gitmiştik, 21 Şubat yağmurunda Üsküdarlara. Takside heykelciği fotoğrafladım hınzırca, Gecesi Cihangir’e geçtik doğum gününe, Mimozalar aldık yoldan...
ORMANLARA SÖYLENMİŞ ŞİİRLER
FATİN: ORMANLARA SÖYLENMİŞ ŞİİRLER Özgür Taburoğlu Fatin Mumcuoğlu ile üniversite yıllarında karşılaştık. Bilkent’in rahat öğrenci yurtlarında bazen kaçak olarak kalırdı. Hacettepe ve Bilkent arasındaki vadiyi geçip gelirdi gecenin bir vakti. Ama bu vadinin aslında bir uçurum olduğunu söylerdi. O zamanlar Bilkent özel üniversiteler için bir deney ortamıydı. Hangimizin odasında boş yatak varsa orada uyurdu. Kendine...
Güzel kadınlar yaşlanmaz (öykü)
Masa ve akşam tükenmeye yüz tutmuştu. O ise bir anda canlanmış, bir şarkının ondaki anısını anlatıyordu tutkuyla. Şarkının onu o yıllarda nasıl sarmaladığını, avuttuğunu, ağlattığını, o şarkıyı mırıldanarak iki katlı ahşap evin odalarında, bahçesinde amaçsızca nasıl dolaştığını. “O şarkıyı şimdi hatırlamıyorum, ne melodisini, ne sözlerini. Ama o günleri hatırlıyorum. Çok içimdeydi… çok.” Durdu, gözleri...
MÜJGÂN (ŞİİR)
Islattığına değsin dokunduğunda ve bıraktığında sonuna kadar yürü ki yarım kalmasın Öldürüyor bu susmalar boğulma ve yangın su hangisine çözüm hangisine yoldaş Bozulmuş çarşaflara benzerdi dilim ve ağzım rakı ve tütün sonrası susmak kalır Sevişmesiz hava sahasında ...
fayrap kramp (şiir)
yutacak gibi duruyor suretimi bu vefra. ayna yumağı. açılmamış duyum eriyen kıyı. kazılan yer. çarpıtılmış kül. tende izdüşümü eski bir nefretin. Punto, Pagos arası bir cezalı kök. dönüşümün rahmi. deşildi. metalin ve sütün içini anladık. deşildi. kükürtün ağzını gördüm yamaçta. yakılmak onları birbirine benzetiyor. kesildi rüzgâr. geyik dikeni doyumsuz kızılını kayalara vuruyor. evimiz hangisi. hatırlat,...
EFSANE ADRESLER (ŞİİR)
-bir öfke şiiri- camı buzlanmışsa önündeki sayfanın sil bir yandan, kalemtraşla rendele ucunu bende bitsin söylediklerin yeni sayfanı efsane adreslere postala anlayan bulunur, içini köpürttün yazdıkların yılan kamerada elleri üşümesin senden ötesinin dede toprağındaki arkadaşlardan kim kaldıysa anlat herkese bu yaprak dökümünü önce geldik sopa atar gibi yeryüzüne ekşili çorbalar içtik ayak altında inandığımız...
Gemici Düğümleri, Şimdi… (Şiir)
karıncaların ziyafeti hâline gelmiş bir et parçasıyım rıhtım işçileri yalpa vuran vapurlarda kuruturken grevlerini ağırıma gidiyor bu deniz annesiz evlerimiz… bilmiyorum bu sözcüklerin beni kaç gün daha taşıyacağını mübarek olacak yine de rahminin ve toprağının meyvesi girişinde ve çıkışında kutsanacaksın şehrin sen bu bulutu uçmaz bu tozu silinmez mi bildin? gözlerinin kaynağında yaşar -kanatlı sular-...
ŞARLOT AKŞAMLARI (ŞİİR)
1 artı 1 Bir eve Maaşımın neredeyse Yarısını yatırıyordum; Yeni, eşyalı ve lüks bir daireydi Dördüncü katta. İş yerime yürüyerek Bir buçuk dakikada gidebiliyordum. Dört beş aylığına Kiralamıştım orayı, Hayatımı kolaylaştırmasıyla Masrafa fazlasıyla değiyordu. Öğleden sonraları uyanırdım. Akşama doğru çıkar, Sekiz gibi Dönerdim eve. Dışarıda yemediysem Bir şeyler hazırlar, Duşumu alır, Birkaç saat televizyon izler,...
SESSİZ SERZENİŞ (ŞİİR)
Bilmiyorum seni unutturan şeyi Her söz gizli bir tanık yaratıyor içimin bir yerlerinde Ve içimde gizli bir sığınak oluşturuyor unutuşun kahredici gözleri Sözlerden ve yüzlerden geçilmiyor. Bir resim çiziyor zaman Çocuk gülüşlerinden, papatyalardan Geçmiş onca hatıralardan Veya bir alay konusuyuz Yaşamın genç ellerinde. Yoksa bir anne kucağı özlemi mi Bizi hem günaha hem...








