1970’lerde adını duyuran Yeni Alman Sineması yönetmenleri arasında Hans-Jürgen Syberberg’in hep özel bir yeri oldu. O giriştiği polemiklerde, verdiği söyleşilerde, ama en ziyade filmlerinde Almanya’nın yirminci yüzyıl tarihi ve Alman kimliği hakkında oldukça tartışmalı tezler ileri sürmüş bir sinemacı, yazar ve kamu entelektüeli. Düşünceleri kışkırtıcı ve tartışma yaratıcı. Tartışmalarını Bavyera Kralı II. Ludwig, Hitler ve...
Son Yazılar:
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Yazar: Halil Turhanlı
RAMON SENDER İLE SÖYLEŞİ
Ramon Sender, Körfez Yöresi elektronik müzik ekolünün yaratıcılarından biri. San Francisco Teyp Müziği Merkezi’nin de kurucularından. 1960’larda San Francisco yeni bir kültürün yuvası olmuş, her zaman yeniliklere açık bir olan şehir o günlerde yeni bir dönemin de başladığı mekâna dönüşmüştü. Sender şehirdeki bu iklimin de yaratıcılarından. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında kendisiyle uzun süredir yaşadığı ve...
RUTH KADAR YABANCI, HAMZA KADAR YALNIZ
Robert Wyatt art-rock dünyasında çok özel bir yer edinmiş bir müzisyen. Müziğe Canterbury topluluğu Wildflowers ile başlayan Wyatt, Soft Machine ile kariyerinde hayli başarılı bir dönem yaşamıştı. Ancak bu dönemi onu tekerlikli sandalyede yaşamak zorunda bırakan trajik kaza, hastanede geçen uzun aylar, kimi kez karamsarlığa sürükleyen günler izledi. 70’lerin ortalarında müziğe başarılı bir solo albümle...
Mircea Eliade: DİNLER TARİHÇİSİNİN ÖTEKİ İLE SORUNLU KARŞILAŞMASI
Mircea Eliade insanın dindar bir varlık (homo religious) olduğunu, dindarlığın insanın ayırt edici nitelikleri arasında bulunduğunu vurgular. Bu çok yetkin dinler tarihçisi daha da ileri gider ve “insan olmak dindar” olmaktır” der.(1) İnsan “dinsel bir varlık“ olarak tanımlandığında dinler tarihçisinin çalışma alanı da belirlenmiş olur. O insanın özel varoluşsal durumunu inceler. Varoluş durumlarını sistemleştirir, birtakım...



