Zizek, global kapitalizmin kriziyle birlikte, bir kez daha Lenin’e geri dönmeyi önerir –ancak kendisine has bir tarzla.1 Lenin figürünün radikal sol teori tarafından yeniden içerilmesinin momentumu olarak bu Kehre, basit bir şekilde Stalinist iradecilikle ya da aşikar bir saldırı taktiğine “dönüş”le özdeşleştirilemez; öncelikle karşımıza çıkan şey, meşhur 11. tezin tersine çevrilmesi olacaktır. Zizek’in ima ettiği...
Son Yazılar:
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Demir Kardaş’ın “Yüzeyin Hafızası” Sergisi Galerida’da Sanatseverlerle Buluşuyor
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey sinemalarda
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Yazar: Kutlu Tuncel
Kamusalın Çöküşünün Bağrında: “Baba”ların Demokrasisi
1 Machiavelli’nin büyüklüğünü, Gramsci ve Althusser’in sürekli ve sürekli ona referans vermesini sağlayan şeyi, hatırlatarak başlayalım. Machiavelli bize şunu söyler: Siyaset, etik ya da bir başka alanın müdahale içeriğinden bağımsız bir formdur. Siyasetin bu anti-etik formu sıklıkla yanlış anlaşılmış ve bu devrimci hakikatin, “Makyavelist” tabirinin göndermede bulunduğu, kinik post-ideolojik öznenin araçsal aklını meşrulaştırdığı varsayılmıştır. Burada...
Coetzee’nin Bütün Romanlarına Genelgeçer Bir Prolegomena
Montesquieu, şöyle yazar: “Doğu halklarının dünyanın en güçlü izlenimlere kapılmasına neden olan organ zayıflığına, bedenin tembelliğiyle doğal olarak ilintili, ruhu herhangi bir eylemde bulunamayacak, herhangi bir çaba gösteremeyecek, herhangi bir münakaşaya giremeyecek hale getiren belli bir ruh tembelliğini de eklerseniz, bir kez birtakım izlenimlere kapılan ruhun bundan böyle asla değişmeyeceğini anlarsınız.” (Kanunların Ruhu Üstüne, Üçüncü...


