Ev işlerinde erkeğin kadına yardımcı olması gerektiği, sıkça dile getirilen bir görüş. Birçok erkeğin, ev işi yaparken görülmeyi aşağılayıcı bir durum gibi hissettiği göz önüne alınınca, bu görüş, olumlu bir yaklaşım gibi düşünülebilir. Oysa “yardım etmek” sözü, “ev işi görevlerinin” gerçekte kadına ait olduğu görüşüne dayanıyor. Erkeğe, zorunlu olmadığı bir alanda iyilik yapmayı, lütufta bulunmayı...
Son Yazılar:
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Kategori: Litera
Tarihin En Eski “Komplo Teorisi”: Adem ile Havva
Eski Ahit’in giriş bölümü olan Genesis, kâinatın nasıl yaratıldığının yanı sıra Adem ile Havva’nın öyküsünü de içerir. Hristiyan ve Yahudilerin kadına bakış açısını ve “orijinal günah” kavramını dile getiren bu öyküye göre, Tanrı topraktan Adem’i yaratır, kendi nefesini üfleyerek ona hayat verir ve “cennet bahçesine” yerleştirir. Buradaki tüm ağaçların meyvelerini yiyebileceğini, ancak “iyiliğin ve kötülüğün...
İyuduşka Ya Da Pastoral İktidar
Tuhaf bir şekilde sahafta rast geldiğim Sçedrin’in, “Golovlev Ailesi” romanı basit anlamda Rus burjuva liberalizminin çöküşünü anlatıyor. Romanda soylu bir ailenin oyunlarla çevrilmiş miras çekişmesi ve aile üyelerinin teker teker ölümü var. Tolstoy’un, “İvan İlyiç’in Ölümü” adlı romanından esintiler seziliyor. İki romanda, yaşamın son günlerinde ölümle yüzleşen eden iki adam yaşamdan silinmiş bilinçleriyle karanlık bir...
Basit Bir An, Güçlü Bir Hatırlayış
Aramızda Gezinen Hikâyeler: Bizim Unuttuğumuz Şey Bir hikâye kitabı hakkında yazmak, her birinin kendine has habitatı olan büyüklü küçüklü bahçelerin önünden geçip gitmeye benziyor. Her baktığımda farklı bir rengin gözüme çarptığı, kimi cüretkârca kendini göstermeye hazırken kiminin güneşin altında ürkekçe yansıdığı iç içe bir topluluk… Mahmut Şenol’un Tefrika Yayınları’ndan çıkan yeni hikâye kitabı Bizim Unuttuğumuz...
YAŞAR KEMAL: O İYİ İNSANLAR NEREYE GİTTİLER?
DEMİRCİLER ÇARŞISI CİNAYETİ ROMANI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME Uzun yıllar boyunca Yaşar Kemal denildiğinde, edebiyatla ilgili olsun olmasın hemen herkesin aklına yazarın İnce Memed romanı gelirdi. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte yazar bu romanından çok romanlarından birindeki bir giriş cümlesiyle hatırlanır oldu: “O iyi insanlar o güzel atlara bindiler çekip gittiler.” Cümle, Akçasazın Ağaları üçlemesinin ilk...
Yeşil Gözlü Canavar: Haset
Haset (Arapça kökeni hased), Türkçe deyişle çekememezlik, çoğumuz -belki de farklı derecelerde hepimiz- tarafından toplumumuzda tecrübe edilirken, dilimizde pek de iyi ifade edilmeyen, daha ziyade kıskançlıkla karıştırılan ve dini vurgusu dolayısıyla İslami çevrelerce sık kullanılan bir kelime. Kıskançlığın çok daha zehirli, tehlikeli bir hemcinsi olan haset, tüm dinler, ahlâki öğretiler ve çoğu düşünür tarafından...
Düşmanlık Onurunu Korumak
Düşmanı ne kadar alçaksa, kişi kendini o kadar yüce hissedebilir mi? Veya kendi değerinden bağımsız bir durum olarak görebilir mi insan, düşmanının niteliğini? Arkadaşlıkların genelde bir seçim konusu olduğu düşünülüyor ama nedense düşmanlıklardan sanki bir tür “maruz kama” biçiminde söz ediliyor. Oysa dostlukların ve düşmanlıkların tercihle veya seçimle açıklanması dahi yetersiz kalabilir. İş arkadaşlığında, komşulukta,...
Nerelisin?
Hasan Kıyafet’in Ermeni Ninem öyküsü, 2018 Şubat’ında memlekette yaşanan soy ağacı inceleme çılgınlığının açıklaması gibi de okunabilir. Yıllar önce yapılmış bir açıklama. * Zafir, hep örnek aldığı on beş yaşındaki ablasının ardından düşe kalka koşuyor. Ama yetişmekte zorlanıyor. Ablası, elinden tuttuğu en küçük kardeşini peşinden sürüklediği halde, çok hızlı ilerliyor. Böyle kaçmak konusunda deneyimli gibiydiler....
ANSIZIN VE HEPSİ BİRDEN: TRAVMA, ÖFKE ve UMUT[SUZLUK]
“Şimdi ağlamak istemiyorum. Arkadaşlarım aklıma gelince ağlıyorum çünkü.“- sy. 18 Tarkovski, ilk filmini yapmaya nasıl karar verdi? Charles Baudelaire, Paris Sıkıntısı kitabını hangi ruh haliyle yazdı? Arthur Rembaud, Kıbrıs’a neden gitti? Edward Hooper ilk tablosunu yapmaya başladığında ne düşünüyordu ve ilk hangi rengi kullandı? Eugene Atget, Paris’in bomboş sokaklarını fotoğraf makinesiyle çekmeye karar verdiğinde, deklanşörüne...
Bir Kuşun Kanatlarıyla Arasındaki İpucu: Son Görüş
Yakın bir zaman önce Düş Ülke yayınlarından çıkan “Son Görüş” Levent Karataş’ın yedinci şiir kitabı okurlarıyla buluştu. Doksanlı yıllarda yazmaya başlayan Karataş; kendine özgü biçem anlayışının izlerini ilk şiir kitabı Düşüyorum Galileo (1992) ile bırakmıştı. Şairin daha sonra Masal (2006), Bir Doğu Uykusu (2006), Güzel Cumartesi(2010), Piyano Fabrikaları(2014), Bir Dünyalı-nın Mesafesi (2014) adlı şiir kitapları yayınlanmıştı. Şair son çıkan şiir kitabı Son Görüş ile 2014’te yazdığı şiirleri evrensel bir duruşun izleğiyle bir araya getirmesi de bize, içinde...








![maxresdefault ANSIZIN VE HEPSİ BİRDEN: TRAVMA, ÖFKE ve UMUT[SUZLUK]](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2018/02/maxresdefault-2.jpg)
![27848970_10155600745368271_556001719_n[1] Bir Kuşun Kanatlarıyla Arasındaki İpucu: Son Görüş](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2018/02/27848970_10155600745368271_556001719_n1.jpg)