[Bu yazı Margaret Cohen’ın Dindışı Aydınlanma: Walter Benjamin ve Gerçeküstücücü Devrimin Paris’i isimli kitabından alıntılanmıştır.] Türkçeleştiren: Suat Kemal Angı *** Nadja’nın giriş bölümüne rehber kitaplar eşliğinde göz atmak, Breton’un tekinsiz duyumlarını, geçmişin isyancı eylemlerine katılmış hayaletlerin bir araya toplandığı, bohemlerin hem geçmişte hem şimdide sık sık gittiği yerlerde tecrübe ettiğini gösterir. Ayrıca, Breton’un anlatıcısı, yaşadığı...
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kategori: Litera
Zaman öğretilen bir şey mi?
Dilimlediğimiz anlar bütününde öğrenilen bir şey mi? Geçmiş bizden sonrası, biz gelecekten önce. Nitekim hepsi anne karnından düştükten sonra. Peki ya geçmiş ve gelecek yoksa, şimdiye mahkum bir trende sadece yol alıyorsak. Sırf oyun oynama sevdasıyla yarattığımız onca hikayede daima koşarken, belki de durduğumuz anlarda kavradıklarımızdır zaman. Kim olma arayışı içinde bilinmeyenlerin bize öğretme potansiyelinin...
Muhsin Ertuğrul Olayı
Türk tiyatrosunun en büyük adı olan Muhsin Ertuğrul, kimi yakınları ve dostlarınca mezarı başında anıldı. Türk tiyatrosunun ilk kadın sanatçıları arasında adı saygıyla anılması gereken Neyyire Neyir‘in (Münire Eyüb) 13 şubat 1943’te ölümünde yaptırılan Ertuğrul’lar aile kabrinin yarısı, tam 36 yıl bekledi, Türk tiyatrosunun en büyük adı Muhsin Ertuğrul’u bağrına basmak için. Harbiye Şehir Tiyatrosu...
KIYMET HAVUZUNDA BİR KÎN ŞAİRİ
Yahut Aslan Cim Bom Kaptanını Niçin Unuttu? Biz karabıyıklı Türklerin yaşam felsefeleri her ne kadar at, avrat ve silah üzerine kurulu ise de top’un (tepük) bu bermuda üçgeninden geri kalır ya da eksik bir yanı imlediği söylenemez. Belki de bu yüzden sarı kırmızılarla yatılıp siyah beyazlarla kalkıldığı, ölmenin var dönmenin yok olduğu bugünkü fanatizmin...
LYDIA LUNCH: QUEEN LYDIA
“İFFETİNİ BIRAK AYAKLAN İFFETİNİ BIRAK AYAKLAN Haz tek gerçek isyandır Tek gerçek isyan hazdır” 70’lerin Punk’ından geçerek günümüze sıradışı birçok şeyin kraliçesi olarak gelen, Sonic Youth ve Nick Cave’le çalışan, kitaplar yazan, sanatla uğraşan, bilenin çok sevdiği bilmeyenin de seveceği No Wave efsanesi olan bir isim Lydia Lunch. 59 doğumlu olan Lunch, New York...
Osman Çakmakçı: ‘Oğul’ Üzerine Tersinden Okumalar
OKU-YORUM …Nasıl koruyacağım seni ben kendimden Dünyaya budak olarak gelen kendimden?.. O. Çakmakçı Lila renkli bir kapakla geldi ‘Oğul’. Kapağında, kendi içinde dalgalanan dairesel bir desenle. Mahçup, ilk kitabındaki naif tedirginliğin sarsıntısıyla, usulca. Henüz raf tozuna bulaşmamış, mürekkep kokusu taze, baskı makinesinin aksamlarındaki yağ kokusu henüz kaybolmamış. ‘Köryazı’dan sonra yayınlanan toplu şiirleri saymazsak, on dört...
ÇOCUKLUĞUMUN, SUYA BIRAKTIĞIM AYAK İZLERİ
Sis perde gibi kentin semasına çekilmiş. Sanki göğün tenhalarında sevişen çiftler var da, ardına gizleniyorlar. Aynı kentin sokaklarında, sağımdan ve solumdan insanlar yürüyor. Yüzler ifadesiz. Mimikler tiyatral bir kurguya hizmet ediyor. Her sabah aynı saatte aynı yerden geçmek, törensel bir mahiyet kazanmış adeta. Güneşin düşüş açısını dahi bu geleneksel geçiş törenine göre ayarladığını düşünüyorum. İçinde...
Toplu Şiirler’ine adını veren “Şimdi”den Tozan Alkan
OKU-YORUM Künyesinde çevirmen, editör ve eğitimciliğin yanı sıra deneme ve araştırma yazarlığı da bulunur Tozan Alkan’ın. Yabancı dillerden kazandırdığı kitaplar ve derlediği antolojiler de vardır. Dergilerdeki yazıları, özellikle çeviri alanında değişik kuruluşlara kurucu ve üye olarak verdiği katkılar, çeviri ve çevirmenlik temelli yürütülen tartışmalar içinde yer alışı tek bir bağlamda olmuştur: Şiir. Tüm yukarıda saydığım...
SARI SICAK: VİYANA (Öykü)
Neden beni görmezden geliyorsun? Neydi beni kağıtlara yazmama sebebin? Sözcüklerinde misafir etmeyişin. Handiyse adımı söylemek güç geliyor diyeceğim. Ama değil. Güç olan nasıl veda edeceğini bilememektir. Çünkü veda tanımlamaya ihtiyaç duyar. “Ben seni tanımlayamadım Viyana!” *** Küçük kız eldivenlerine sarınarak topladığı bahşişleri elleriyle hissedemeden cebine doldurdu. Ellerinin saatlerdir hissettiği sadece deli bir soğuktu. Bir an...
8 Mart’ta Annemi Anmak
[email protected] Onu yıldızlara uğurladığımızdan beri, her 8 Mart’ta annemi anımsarım. Aslında hep anımsıyorum. Hem bilgisayarımda masaüstümde hem de çalışma masamın baş köşesinde aynı fotoğraf, yetmişlerin sonu ile seksenlerin başından bir fotoğrafımız var siyah beyaz; tam da renkli fotoğrafçılığın yaygınlaşmasının öncesi… Herkes bir parça anımsar annesini 8 Mart’ta (elbette, anne kızgınlığıyla söyleyelim bunu, başkalarından yer kalıyorsa!);...









