Nemrut ve sinek kıssasını ilk duyduğumda sanırım ortaokuldaydım. 11-12 yaşındayken kendini Tanrı ilan eder bir adamın, burnundan girip beynine doğru ilerleyen bir sinek yüzünden kafasını duvarlara vura vura öldüğünü anlatan bu mesel beni derinden etkilemişti. Sinekleri “avlayıp” küçük şekerleme paketlerinin içine hapsederek gözlemleyen bir çocuk için (sanırım bunu yapmayan çocuk azdır) sineklerin korkunç bir varlık...
Son Yazılar:
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Demir Kardaş’ın “Yüzeyin Hafızası” Sergisi Galerida’da Sanatseverlerle Buluşuyor
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey sinemalarda
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Yazar: Tuğba Sivri
Hem Toplumcu Hem Gerçeküstücü: Latife Tekin ve Perileri
Onu ilk okuduğumda aklımda bir kavram uyanmıştı: Toplumcu gerçeküstücülük. Sonradan şöyle bir tarayınca literatürde bu tartışmanın –kısmen- Amerika’da yapıldığını gördüm. Ama bu yazıda bu tartışmaya girmeyeceğim. Bu yazı, beni “olağanüstü” şekilde gerçekle, kendi gerçeğimle yüzleştiren, bunu yaparken öfkemi umuda dönüştürebilen ve şüphesiz bu etkiyi bütün Türk edebiyatı üzerinde gösteren güçlü bir yazar, Latife Tekin hakkında. ...
Muhafazakâr “Hınç” Kaynağı: Lilith’in İsyankâr Kızları
Tüm dünyayı saran ve çağın ruhuna sızan şiddet ve saldırgan siyaset ortamı, entelektüel üretimde bulunan her insanı “Neden böyle oldu? Hani direniş yükseldikçe baskıcı rejimler son bulacaktı? Neyi öngöremedik?” sorularına cevap aramaya itiyor. Geçmişi yeniden ve yeniden okuyoruz, hangi “büyük boşlukta” bozulduğunu anlayabilmek için büyünün. “Modern insanın açmazı” üzerine pek çok teori, düşünce geliştirildi, geliştiriliyor....


