(Metin Kaygalak Şiirinde Teoloji ve Masalsılık) “ Dokunacağız kirpiklerimizle Kehribar eskisi sakallarına O yaşlı Doğu’nun” (Kahhar Vaftizcinin Şarkısı – M.K.) Dili; varlığın evi olarak görür Heidegger. Dil ne gibi kusurlar içeriyor olursa olsun, sunduğu anlam kodları ile düşünceyi tek düze olmaktan kurtarıp onu boyutlandırır. Üç boyutlu görülen bir nesne gibi daha hayatlı kılar. İmgeyle beraber...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Kategori: Litera
ERIK SATIE: Pek sıradan olmayan bir hayat
Erik Satie’nin Gymnopédie No 1’i popüler bir klasik olabilir fakat büyüleyici ve eksantrik Fransız bestecide çok, çok daha fazlası var. Sinemacılar Erik Satie’nin hayatıyla ilgili bir püf noktasını gözden kaçırmıştır. Biyografik bir film neredeyse her şeyi barındıracaktı: erken başarısızlığı ve anlaşılmazlığının hayatının son döneminde gelen şöhrete yol açtığı yetenekli ama garip bir adamın heyecanlandırıcı hikâyesi;...
Ölmüş Roman Kahramanı Arkasından Konuşulmaz
Truva Savaşına İthaka Kralı Odysseus’un zoraki katıldığını biliyoruz. Onu savaşa çağırmaya gelen diğer Yunan krallarına, deli numarası yapıp kendisini azletmelerini dahi tasarlamıştı zeki ve kurnaz Odysseus. Ama ya bütün bunlar gerçek değildiyse! Odysseus yoksa ayak direyerek gidiyormuş gibi davrandığı bu savaşı karısından kaçmak, uzaklaşmak için sonradan bir fırsat mı saymıştı? Homerik kahramanımız Odysseus için soruyu...
Mayakovski’ye Son Mektup…
Hepinize!.. İşte ölüyorum. Kimseyi suçlamayın bundan ötürü. Hele dedi- kodudan, unutmayın ki, merhum nefret ederdi. Anacığım, kardeşlerim, yoldaşlarım! Bağışlayın beni. İş değil bu, biliyorum (kimseye de öğütlemem),ama benim için başka bir çı- kar yol kalmamıştı. Lili, beni sev. Hükümet Yoldaş! Ailem : Lili Brik, anam, kız kardeşlerim ve Veronika Vitoldovna Polonkaya’ dan ibarettir. Yaşamlarını sağlar-...
İlhan Beyin Azmi’si
Eskiden gazeteler yılbaşında kahkahası mürekkebinde kurumamış taze fıkralar peşine düşerdi. Şimdiki gazetelerin buna pek umur ettiğini sanmam. Ekdergi bir gazete değilse de eksiği nedir, fazlası vardır; haberse haber, yazıysa yazı! Ben kendiliğimden kendime iş çıkartıp bu yılbaşına bir şey yazayım istedim, lakin gel gör ki, yazayım diye aklıma gelenlerden ben de pek memnun kalmadım; aldı...
HUZURSUZ METİN(LER)DEN BAHSEDİYORUM!
Anlam heykeltıraşlığı ne demek? Her sözcüğe neden törenle elbise biçilir ve yine biçilen elbise onu takip eden bir törenle giyilir? Bildiğimiz “normal” kavramı ne kadar sağlıklı, diğer ifadeyle, ne kadar doğallığını yitirmemişliğin aynası ya da mayası? V e daha birçok soru… Türkçenin odalarını karış karış dolaşıp o odalardan soru numunelerini alır… Aldığı bu soruları önce...
HALILARI “OKUMAK”
Sizleri bilmem ama bana -genelde bayram ziyaretlerinde- sıklıkla olurdu. Yıl boyunca görmediğiniz, dolayısıyla aranızda samimiyet bulunmayan akraba ya da tanıdık ziyaretlerine giderken ayaklarınız ilerlemek istemez, anne baba zoruyla gidersiniz. Ziyaret edilecek eve vardığınızda içerideki kalabalığın sesini duyunca ve kapı önündeki ayakkabıları görünce bacaklarınız geri geri koşmaya can atar, endişe artar. Kapı açılınca zoraki bir selamdan...
KARŞILIKLI KONUKLUK
“Sana tuhaf bulacağın bir şey söyleyeceğim. Büyüyünce ne olacağımı hala bilmiyorum, buna ne dersin?” Ahmet Önel’in Konumlandırmalar metni, seçilen başlıkla da bağlantılı olarak, kişinin kendini, çevresini, ilişkilerini, soru işaretlerini, geçmişini, bugününü, kısacası hayatını konumlandırma çabasını konu alan kısa hikâyelerden oluşuyor. Bu kısa hikâyeler, kimi duyguların ve durumların hızlıca resmini çizen özlü bir üslûp taşıyor. Tiyatro,...
Eleştirinin İşçisi: Asım Bezirci
Eleştiri tanıştırır 2 Temmuz 1993 tarihinde bu ülkenin yurttaşları; yurdum dedikleri Anadolu’da bulunan tarihi bir kentte, Sivas’ta, büyük bir kıyıma tanıklık etti. İsyankâr halk ozanı Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri kapsamında kentte bulanan aydın ve sanatçılar, bu ülkenin kuruluşundan beri eksik olmayan dinci gericiliğin nefretiyle öldürüldü. Tam 33 insan, büyük bir dinci kitle tarafından kıstırıldıkları...
SAFVETÎ ZİYA : “KALBİMİ PARÇALADINIZ”
“Edebiyat, şehir aydınları adı verilen küçük azınlığın malıdır çoğu zaman.” der Kemal Karpat, Çağdaş Türk Edebiyatında Sosyal Konular’da2; uzun, keskin ve kırılgan bir kılıcı cilalayarak bileylerken… Sonra da çeliğin yanağını dayar boğazımıza: “Türk halkının yüzde seksenini meydana getiren köylünün sözü geçmez. Köyden yetişmiş bir-iki aydının da, adeta utanarak, çekinerek geldikleri çevreyi gizledikleri görülür.” Yaralayıcı bir...









