Romanlarıyla bilinen edebiyatçı Mahmut Şenol’un öykü derlemesi Bizim Unuttuğumuz Şey, başkalarının yargılarıyla etrafı sarılmış hissedenlere terapi niyetiyle yazılmış sanki. Temposu yüksek, mizahı ince, şaşırtmacası son dakika gollerinde değil oyunun oynanış biçiminde. Mahmut Şenol tatlı bir alayla yatak odalarında, iş yerlerinde, bazen de Amerikan banliyölerinde gezinirken mizahının içinde âşıkları, arsızları, utangaçları eritiyor. Hangisi cevher, hangisi cüruf...
Son Yazılar:
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Kategori: Litera
Bir Afrika Hikayesi: Kililana Şarkısı
Yayınlandığı dönem Quest-France ve Lucioles gibi ödüllere layık görülen Kililana Şarkısı Dokuzuncu Sanat yayınları tarafından geçtiğimiz yıl Türkçe’ye kazandırıldı. Muhafazakar toplumlar pek çok sıkıntıyla boğuşurlar, bunlardan biri de hikaye anlatımı. Her şeyi üstü kapalı bir şekilde yapmaya şartlanmış zihinler özgürce yaşama şansı tanındığında, ellerine imkan verildiğinde dahi açık olmayı başaramazlar, artık o yeti kaybolmuştur zira....
ASLI SERİN ŞİİRİ’NE YAKLAŞTIĞIM YERDE
Farklının ve yeninin kendini fazlasıyla hissettirdiği bir dönemdeyiz. Hayatımıza her yönüyle bir değişim eşlik ediyor. Muhatap olduğumuz teknik ilerlemeler sayesinde bilginin ve tecrübenin de boyutu değişti. İyi bir sosyal medya kullanıcısı nerdeyse her gün yüzlerce görüntüyle ve yazılı veriyle hemhâl oluyor. Ekran çağındayız ve şimdi verilerin akışkanlığından rahatlıkla söz edebiliriz. Malûmdur; bu durum akıllı aletlerin(!)...
Sabahattin Ali’nin Gülümsemesi ve Maya
YapıKredi Kültür Sanat’ta açılan “Sabahattin Ali’nin Şehirleri” sergisini dolaşırken tekrar rastladım o resme. İlk Yahşi Baraz’ın yayınladığı Oğuz Erten’in yazdığı “Türk Sanatı’na Yön Veren Sergiler” kitabının kapağında rastlamıştım. Unutulmaz bir kompozisyondu. Ortada Türkiye galericiliğinin Getrude Stein’ı Adalet Cimcoz gotik bir heykel gibi dikilmiş, hemen arkada Eren Eyüoğlu oturuyor yanında Türkiye boheminin tarihini yazan ve ona...
Faust ile Dorian Gray’in İtirafları
Faust’un daveti üzerine Alp, Ömer, Faust, Dorian Gray, Lord Henry ve Mephisto (Şeytan) Vefa Bozacısı’nda buluşurlar. Mephisto yanında getirdiği beyaz leblebileri yalnızca Ömer’le paylaşır. Alp Kozanoğlu: Gençliğimizin belası sürekli dizginlemeye çalıştığımız arzularımız… Nasıl başa çıkacağımızı bilmiyoruz, bizi yönlendirebilir misiniz? Lord Henry: İnsan yaradılışı itibariyle haz düşkünüdür, ancak bir budala hayatını arzularını dizginleme uğraşıyla geçirir. Faust:...
Dörtlerin Nevruz Ateşi
İnsanlar vardı, ama insanlık yoktu burada: Mehmet Tanboğan ve Fevzi Yetkin’in Dörtlerin Gecesi kitabında geçiyor bu söz. Diyarbakır Cezaevi’nin 12 Eylül sonrası koşullarını anlatıyor. Adnan Yücel ise, o uzun şiirinde şöyle diyor: Havasızlık içinde veremler yaratılırken Gardiyan hakimler ve savcı çavuşlarla Her gece mahkemeler kurulurken İnsanlar soyundurulup makatlar aranırken Hangi kuş konardı zindan penceresine...
Papadopulos Apartmanı’nın Anlatılmayan Dairesine Mütevazı Bir Katkı
“Hayat düşünen için bir komedidir, hisseden için trajedi.” Horace WALPOL Anlatı ne zaman ortaya çıktı? Dil oluştuktan sonra. Yazıdan önce. Yazının icadından önce de sözlü bir anlatı olduğu muhakkak. Ancak anlatının sürekli olarak kendini geliştiren, değişime uğrayan bir sanat haline gelmesi ise yazılı hale gelmesinden sonra oldu. Gerçi, Derrida’nın söz-merkezcilik yaklaşımı sözlü anlatımı yazılı anlatıma...
ÇOK ESKİ ADIYLADIR MUHAREBE
(YA DA BİR ŞİİRİN HARABELERİNDE MİRACA ÇIKMAK)1 Şimdi, Aşağısı, Yukarısı neresidir bilir misin? (Ece Ayhan) Alain Badiou Yüzyıl adlı (1998-2001 yıllarında verdiği derslerinden tertiplenmiş) kitabında, kitap boyunca muhtelif niteliklerini tespit ettiği XX. yüzyılın şiirsel unsurunu Anabasis’te bulur: İşte, gerçekten de, yüzyılın sert çekirdeğinin yani 30’lu 40’lı yıllarının etrafında dolanan iki şair, kırk yıl arayla bu...
BOL MİKTARDA UNUTTURUCU
Kayıp giden bir şey ‘an’. Öyle ki an dediğimiz anda bile o atomik zaman geçmiş oluveriyor. Hemen bir örnek vermek gerekirse, aynaya baktığımızda bile kendi görüntümüzü değil geçmişteki görüntümüzü algılıyoruz. Buradan Horatius’un o meşhur Carpe Diem’ine gönderme yapmak gerekirse, anı yaşayabilmek bu bağlamda imkânsızdır. Elbette, o, zamanı böylesine atomik, geçmişten doğan ve doğar doğmaz da...









