Yoksa sözlerim karanlıkta yok mu oluyor? Sanatın özgürlükle ilişkisi tartışılmazdır. Gücünü aldığı asal kaynak, bu özgürlük zemininde tesis edilir zira. Bunun sönümlendiği her devirde vazifesini icra edemez hale geldiği, sunî bir görünüme büründüğü fark edilecektir. Kimyasını ‘hesap vermezlik’ üzere dengeleyen bütün sanat edimleri zapturapt altına alınmaya kalkışıldığında büyük bir alt üst yaşayacaklarını bildiklerinden buna karşı...
Son Yazılar:
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
Kategori: Kritik
DAVID CRONENBERG’İN YENİ FİLMİ KEFENLER
Kefenler oldukça merak uyandıran bir muamma filmine dönüşüyor; gözetim toplumu, komplo teorileri, paranoyalar vb. teknoloji bağlantılı toplumsal temalar ön plana çıkmaya başlıyor. Dünya sinemasının en sıra dışı, en özgün sinemacılarından David Cronenberg’in ülkemizde geçen yıl Ankara Film Festivali ve Filmekimi’ndeki gösterimlerinin ardından nihayet geçen ay Başka Sinema dağıtımı üzerinden sınırlı ölçekte vizyona giren yeni filmi...
Özdemir İnce’ye Dil, Kimlik ve Edebiyat Üzerine Bir Cevap: Şiirin Uyruğu Olur mu?
Eleştirel Bir Cevap Özdemir İnce’nin 2004 tarihli yazısı[1], şiiri bir vatandaşlık kategorisi üzerinden tanımlama yönelimi taşıyan indirgemeci bir düşünsel çerçeveye dayanır. Şiirin yazıldığı dili, onu otomatik olarak bir “ulusal” aidiyete sabitleyen bu bakış açısı, yalnızca politik olarak tartışmalı değil; aynı zamanda ontolojik olarak da yetersizdir. Çünkü şiir, bir dile yazılır ama bir dile indirgenemez. Şiir,...
Yunus Emre’de Sevgi veya Dostluğun Meta-Ekonomipolitiği
Babil’in Hammurabi kanunlarından Tevratik kültürlere kadar belirleyici olan “göze göz, dişe diş” gibi keskin, katı, kuru ve tavizsizliği çağrıştıran iması ile en eski kuralların Hz. İsa ile yumuşatıldığı, İslam ile dengelenmeye çalışıldığı ve giderek tasavvuf ile toplumsal normların biraz daha eleştiriye tabi tutulduğu söylenebilir. Melâmetîlik/melâmîlik ise tasavvufun salt teori veya zikir içinde kalarak onun gündelik...
Geçmişin Gölgesinde Bugünü Anlamak
1930’ların Almanya’sından Bugünün Amerika’sına Otoriterliğe Dair Dersler “Nazi” ve ‘faşist’ kelimeleri bugünlerde çok sık kullanılıyor; çağdaş popülist liderleri tanımlamak ya da biriyle aynı fikirde olmadığınızı belirtmek için ortaya atılıyor. 1930’ların Almanya’sı ile yapılan karşılaştırmalar, içinde yaşadığımız dönemin karmaşıklığına her zaman uymasa da, benzerlikler var. İnsanların otoriter rejim karşısında yapmak zorunda kaldıkları seçimler de bunlar arasında....
SİNEMADA “APTAL SARIŞIN” İMGESİ
1775 yılında Paris’te tiyatro sahnesinde Landry in yazdığı “Les Curiosites de la Foire Saint Germain/ Saint Germain Fuarının Merak Edilenleri” oyunu büyük bir ilgiyle izleniyordu. 12. asırda başlayan Paris’in bu çok ünlü sokak fuarını konu alan tiyatro oyununun büyük ilgi görmesinin, kahkahalarla izlenmesinin nedeni başrol kadın oyuncuydu. Başrol oyuncunun, her sorulan soruya cevap vermeden önce...
Şule Gürbüz: Zamanın İçine Gömülü Ruh
Şule Gürbüz Edebiyatında Çöküntü, Sonsuzluk ve Anlam Arayışı İnsanın kendisiyle kurduğu en büyük yalan, zamanın geçmekte olduğuna inanmaktır. Oysa zaman geçmez, insanın üzerine çöker. Şule Gürbüz’ün eserleri, bu çöküntünün dilini arayan, zamanın içindeki sızıyı dile çevirmeye çalışan metinlerdir. Onun anlatıları, yaşanmış bir hayattan çok, içten içe kırılmış, ancak hâlâ devinimini sürdüren bir bilinç parçasının tekinsiz...
SANATSAL YARATICILIK VE DUYGUDURUM BOZUKLUĞU
Cem Mumcu’nun Sanatsal Yaratıcılık ve Duygudurum Bozukluğu adlı kitabı Okuyanus Yayınlarından çıktı. Birinci ve ikinci basımı Ocak 2025’te yayınlanan kitap Özet, Genel Bilgiler, Yöntem ve Gereç, Bulgular, Tartışma ile Sonuç ve Öneriler bölümlerinden oluşuyor. Cem Mumcu Sunuş bölümünde çalışmanın amacını şöyle özetliyor: “Sanatsal yaratıcılığı olan kişilerin duygudurum dalgalanmaları gösterdikleri gözleminden hareketle, sanatçılarda duygudurum bozukluklarının araştırılması...
DEPREM
Ne yazık ki Türkiye de projelere çok büyük heveslerle başlanır. Sonu gelmez. Yıllarca ABD veya batı dünyası adını verdiğimiz ülkelerde yaşadığımdan ve oralarda projeler gerçekleştiğimden bu değerlendirmeyi rahatça yapabiliyorum. 1999 yılında dünyanın sayılı büyük depremlerinden birini Türkiye’de yaşadığımızda, New York ta olmama rağmen, bir vatandaş sorumluluğuyla ülkeme nasıl bir yardımım olabilir fikrine kapıldım. Benim yapabileceğim...
Titanik Harriet Quimby’nin Rekorunu da Batırdı
Titanik battı. Quimby’nin dünya tarihine geçen uçuşu haber olarak bile gazetelerde yer bulamadı. 15 Nisan 1912 günü batan Titanik gemisinde bulunmayan Harriet Quimby’nin dünya tarihe geçmesi gereken rekoru gemiyle birlikte yok oldu. 1875 yılında Michigan’da doğan Harriet Quimby, 37 yıllık kısa yaşamında yaptığı yeniliklerle dünya tarihe katkıları olan bir kişidir. Küçük yaşlarındayken ailesinin Calfornia’ya taşınmasıyla...









