“Ben bir insanım ve insanca olan hiçbir şey bana yabancı değildir.” Mehmet Gazioğlu hakkında daha önce yazdığımı bir yazıda Romalı Yazar Terentius’un bu cümlesini alıntılamıştım. Çünkü üzerine düşünülmüş, emek harcanmış, bir söylem geliştirme çabasında olan her yapıt, çağların değiştiremediği bu deyişin karşılığı gibi. Öte yandan onun yapıtları bana sanat tarihinde çok uzun zamandır izi sürülen...
Son Yazılar:
Devrinin Adamı – Bir işbirlikçinin ‘nötr’ portresi
Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi
MEHMET GÜNYELİ’DEN YENİ SERGİ “KADER DENİZİ” ANKARA’DA
Post-İnsan Çağında Sanatın Otonomisi
Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Ana Sayfa
Nilgün Yüksel
Yazar: Nilgün Yüksel
Kitsch: Kartondan Kaleler
Avantgarde’ın sanatsal yüceliğin yeni anlamı olduğu, koca bir sanat dünyasının hızla bu öncü sanatın ve sanatçıların peşine takıldığı bir dönemin ardından Nerdrum, avantgardın da bir salon sanatına dönüştüğü savıyla, Rembrandt’ın ışığına kadar geri gider. “Gösteri, öyle bir birikim aşamasındaki sermayedir ki imaj haline gelir.”(1) 20. yüzyılın büyük kâhini Guy Debord, Gösteri Toplumu çalışmasında algıları alt...

