“Şiir yazmak benim için kendi yolculuğumun izini sürmek anlamına geliyor, ama bu bir felsefi yolculuk ya da bir bilgelik yolculuğu değil; daha çok, bir uyurgezer gibi, kararlı adımlarla, ama kendinde değilken yapılmış bir yolculuk. Deyim yerindeyse, kendiliğinden oluveren bir yolculuk. Uyurgezerin Seyahatnamesi’nde inşa edilen bellek, bir yolculuk güncesi olmaktan çok, bir kaybolma güncesi olarak okunabilir....
Son Yazılar:
Tiyatro Festivalleri: Buluşmadan Birikime
Kübizm ve Görsel Beyin
Lula’nın Dijital Zaferi: Egemenlere Dil Çıkarmak!
Akvaryum (Öykü)
Devrinin Adamı – Bir işbirlikçinin ‘nötr’ portresi
Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi
MEHMET GÜNYELİ’DEN YENİ SERGİ “KADER DENİZİ” ANKARA’DA
Post-İnsan Çağında Sanatın Otonomisi
Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Ana Sayfa
Nazlı Yıldırım
