Tevfik Talha Okan’ın resimlerinde odalar, halılar, mobilyalar, kapılar, duvar süsleri ve insan figürleri sık sık aynı sahneyi paylaşır. İlk bakışta tanıdık olan bu mekânlar kısa sürede alışıldık düzenlerini kaybeder. Perspektif kırılır, ölçekler değişir, nesneler farklı yönlere döner, bedenler beklenmedik pozlara girer. Bir oda artık yalnızca figürlerin bulunduğu bir iç mekân değildir; halısı, eşyaları, duvarları ve...
Son Yazılar:
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yazar: İlhan Alemdar
Emel Köleoğlu: Kimliğin kareleri-Stratejik portreler
Emel Köleoğlu’nun resimleri, klasik portre geleneğiyle çağdaş soyutlama arasında kurduğu ilişki sayesinde figürü hem görünür hem düşünsel bir düzlemde ele alan bir estetik üretir. Yüzlerdeki sükûnet ve ışığın kontrollü dağılımı izleyicide tanıdık bir his yaratır; ancak bu tanıdıklık figürün bedenindeki geometrik dönüşümle birlikte hemen yerinden edilir. Anatomik bütünlüğünü kaybeden beden, karelere bölünmüş bir yüzeye dönüşerek...
Kırık Bir Formun Melankolisi
Daire, sanat tarihinde her zaman kusursuzluğun, kapanmış bir bütünün sembolü olarak okunmuştur. Oysa bu çalışmada daire ikiye ayrılmış, sanki keskin bir hat boyunca sessizce yarılmış gibi. Bu bölünme, ilk bakışta yalın bir geometrik karar gibi görünse de, modern bireyin parçalı deneyimi için güçlü bir metafora dönüşüyor. Formdaki bu kesinti, yalnızca göze değil, düşünceye de dokunuyor;...
Bedia Ekiz: Yüzey ve Leke’nin Diyaloğu
Bedia Ekiz’in su ve mürekkep çalışmalarına uzaktan bakıldığında önce sakin bir yüzey etkisi görülür; fakat bu sakinlik yanıltıcıdır. Yüzeye yaklaştıkça, resimlerin aslında görünür olanın ardındaki titreşimlere odaklandığı anlaşılır. Bu işlerde su yalnızca bir taşıyıcı değildir; düşüncenin akışını açan bir madde gibi davranır. Mürekkep ona karıştığında formu hem kurar hem çözerek, imgenin sabit bir nesne değil,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...




