Emel Köleoğlu’nun resimleri, klasik portre geleneğiyle çağdaş soyutlama arasında kurduğu ilişki sayesinde figürü hem görünür hem düşünsel bir düzlemde ele alan bir estetik üretir. Yüzlerdeki sükûnet ve ışığın kontrollü dağılımı izleyicide tanıdık bir his yaratır; ancak bu tanıdıklık figürün bedenindeki geometrik dönüşümle birlikte hemen yerinden edilir. Anatomik bütünlüğünü kaybeden beden, karelere bölünmüş bir yüzeye dönüşerek...
Son Yazılar:
İNMELİ KEDİ (ŞİİR)
Deniz Çöpçüsü (Şiir)
Hiçbir Şey Öğrenmemişiz Tarihten (Şiir)
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Solis (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
Yazar: İlhan Alemdar
Kırık Bir Formun Melankolisi
Daire, sanat tarihinde her zaman kusursuzluğun, kapanmış bir bütünün sembolü olarak okunmuştur. Oysa bu çalışmada daire ikiye ayrılmış, sanki keskin bir hat boyunca sessizce yarılmış gibi. Bu bölünme, ilk bakışta yalın bir geometrik karar gibi görünse de, modern bireyin parçalı deneyimi için güçlü bir metafora dönüşüyor. Formdaki bu kesinti, yalnızca göze değil, düşünceye de dokunuyor;...
Bedia Ekiz: Yüzey ve Leke’nin Diyaloğu
Bedia Ekiz’in su ve mürekkep çalışmalarına uzaktan bakıldığında önce sakin bir yüzey etkisi görülür; fakat bu sakinlik yanıltıcıdır. Yüzeye yaklaştıkça, resimlerin aslında görünür olanın ardındaki titreşimlere odaklandığı anlaşılır. Bu işlerde su yalnızca bir taşıyıcı değildir; düşüncenin akışını açan bir madde gibi davranır. Mürekkep ona karıştığında formu hem kurar hem çözerek, imgenin sabit bir nesne değil,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...



