Emel Köleoğlu’nun resimleri, klasik portre geleneğiyle çağdaş soyutlama arasında kurduğu ilişki sayesinde figürü hem görünür hem düşünsel bir düzlemde ele alan bir estetik üretir. Yüzlerdeki sükûnet ve ışığın kontrollü dağılımı izleyicide tanıdık bir his yaratır; ancak bu tanıdıklık figürün bedenindeki geometrik dönüşümle birlikte hemen yerinden edilir. Anatomik bütünlüğünü kaybeden beden, karelere bölünmüş bir yüzeye dönüşerek...
Son Yazılar:
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Herbert Melzig ve Atatürk
Miz Volume XII
Şahbender Korkmaz: Kasabanın Kuyu Dibinden Dünyaya Bakmak!
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Yazar: İlhan Alemdar
Kırık Bir Formun Melankolisi
Daire, sanat tarihinde her zaman kusursuzluğun, kapanmış bir bütünün sembolü olarak okunmuştur. Oysa bu çalışmada daire ikiye ayrılmış, sanki keskin bir hat boyunca sessizce yarılmış gibi. Bu bölünme, ilk bakışta yalın bir geometrik karar gibi görünse de, modern bireyin parçalı deneyimi için güçlü bir metafora dönüşüyor. Formdaki bu kesinti, yalnızca göze değil, düşünceye de dokunuyor;...
Bedia Ekiz: Yüzey ve Leke’nin Diyaloğu
Bedia Ekiz’in su ve mürekkep çalışmalarına uzaktan bakıldığında önce sakin bir yüzey etkisi görülür; fakat bu sakinlik yanıltıcıdır. Yüzeye yaklaştıkça, resimlerin aslında görünür olanın ardındaki titreşimlere odaklandığı anlaşılır. Bu işlerde su yalnızca bir taşıyıcı değildir; düşüncenin akışını açan bir madde gibi davranır. Mürekkep ona karıştığında formu hem kurar hem çözerek, imgenin sabit bir nesne değil,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...



