Tevfik Talha Okan’ın resimlerinde odalar, halılar, mobilyalar, kapılar, duvar süsleri ve insan figürleri sık sık aynı sahneyi paylaşır. İlk bakışta tanıdık olan bu mekânlar kısa sürede alışıldık düzenlerini kaybeder. Perspektif kırılır, ölçekler değişir, nesneler farklı yönlere döner, bedenler beklenmedik pozlara girer. Bir oda artık yalnızca figürlerin bulunduğu bir iç mekân değildir; halısı, eşyaları, duvarları ve...
Son Yazılar:
Alain Badiou: Başka Bir Dünya İmkânının Savunusu, Felsefenin Yeniden Çağrısı
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Yazar: İlhan Alemdar
Emel Köleoğlu: Kimliğin kareleri-Stratejik portreler
Emel Köleoğlu’nun resimleri, klasik portre geleneğiyle çağdaş soyutlama arasında kurduğu ilişki sayesinde figürü hem görünür hem düşünsel bir düzlemde ele alan bir estetik üretir. Yüzlerdeki sükûnet ve ışığın kontrollü dağılımı izleyicide tanıdık bir his yaratır; ancak bu tanıdıklık figürün bedenindeki geometrik dönüşümle birlikte hemen yerinden edilir. Anatomik bütünlüğünü kaybeden beden, karelere bölünmüş bir yüzeye dönüşerek...
Kırık Bir Formun Melankolisi
Daire, sanat tarihinde her zaman kusursuzluğun, kapanmış bir bütünün sembolü olarak okunmuştur. Oysa bu çalışmada daire ikiye ayrılmış, sanki keskin bir hat boyunca sessizce yarılmış gibi. Bu bölünme, ilk bakışta yalın bir geometrik karar gibi görünse de, modern bireyin parçalı deneyimi için güçlü bir metafora dönüşüyor. Formdaki bu kesinti, yalnızca göze değil, düşünceye de dokunuyor;...
Bedia Ekiz: Yüzey ve Leke’nin Diyaloğu
Bedia Ekiz’in su ve mürekkep çalışmalarına uzaktan bakıldığında önce sakin bir yüzey etkisi görülür; fakat bu sakinlik yanıltıcıdır. Yüzeye yaklaştıkça, resimlerin aslında görünür olanın ardındaki titreşimlere odaklandığı anlaşılır. Bu işlerde su yalnızca bir taşıyıcı değildir; düşüncenin akışını açan bir madde gibi davranır. Mürekkep ona karıştığında formu hem kurar hem çözerek, imgenin sabit bir nesne değil,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...




