Emel Köleoğlu’nun resimleri, klasik portre geleneğiyle çağdaş soyutlama arasında kurduğu ilişki sayesinde figürü hem görünür hem düşünsel bir düzlemde ele alan bir estetik üretir. Yüzlerdeki sükûnet ve ışığın kontrollü dağılımı izleyicide tanıdık bir his yaratır; ancak bu tanıdıklık figürün bedenindeki geometrik dönüşümle birlikte hemen yerinden edilir. Anatomik bütünlüğünü kaybeden beden, karelere bölünmüş bir yüzeye dönüşerek...
Son Yazılar:
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Demir Kardaş’ın “Yüzeyin Hafızası” Sergisi Galerida’da Sanatseverlerle Buluşuyor
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey sinemalarda
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Yazar: İlhan Alemdar
Kırık Bir Formun Melankolisi
Daire, sanat tarihinde her zaman kusursuzluğun, kapanmış bir bütünün sembolü olarak okunmuştur. Oysa bu çalışmada daire ikiye ayrılmış, sanki keskin bir hat boyunca sessizce yarılmış gibi. Bu bölünme, ilk bakışta yalın bir geometrik karar gibi görünse de, modern bireyin parçalı deneyimi için güçlü bir metafora dönüşüyor. Formdaki bu kesinti, yalnızca göze değil, düşünceye de dokunuyor;...
Bedia Ekiz: Yüzey ve Leke’nin Diyaloğu
Bedia Ekiz’in su ve mürekkep çalışmalarına uzaktan bakıldığında önce sakin bir yüzey etkisi görülür; fakat bu sakinlik yanıltıcıdır. Yüzeye yaklaştıkça, resimlerin aslında görünür olanın ardındaki titreşimlere odaklandığı anlaşılır. Bu işlerde su yalnızca bir taşıyıcı değildir; düşüncenin akışını açan bir madde gibi davranır. Mürekkep ona karıştığında formu hem kurar hem çözerek, imgenin sabit bir nesne değil,...
Fırat Altındal: Femme-cactus Resimleri
Femme-cactus, ilk bakışta teknik bir hâkimiyetle öne çıkan bir çalışma. Sanatçı, klasik glasis tekniğini çağdaş bir duyarlılıkla kullanmış; saydam katmanların üst üste bindirilmesiyle hem yumuşak geçişler hem de parlak bir yüzey elde edilmiş. Fırça izinin neredeyse hiç görünmemesi, resme dijital bir netlik kazandırıyor. Bu teknik temizlik, etkileyici olduğu kadar mesafeli bir etki de yaratıyor. Figürün...



