Sahne Işıkları Söndüğünde: Günlük hayatımda sadelikten yanayım. Yoğun prova ve temsil temposunun ardından zihnimi dinlendirmenin en güzel yolu sessiz ortamlarda kitap okumak ve doğa yürüyüşleri yapmak. Denge ve İlham Kaynağı: Operanın gerektirdiği disiplini özel hayatıma yansıtırken, ailemle ve sevdiklerimle geçirdiğim zaman ruhsal dengemi sağlıyor. Klasik sanatın getirdiği yoğunluğu, evimdeki huzurlu rutinlerle dengeliyorum. Farklı Dönemlerin Etkisi: Cendrillon’un masalsı dünyasındaki zarafet ile modern sahnelerin enerjisini kişisel yaşamıma da taşıyorum; geleneksel değerlere bağlı kalırken yeniliklere açık bir yaşam tarzını benimsiyorum __________ Doğu ile Batı Arasında yankılanan bir ses ___________ Soprano: Seon Gyu Park ile MÜZİĞİN İZİ ÜZERİNE Sanatın evrensel dili, farklı coğrafyaların ve...
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Carl Jung “Yaratıcı olarak sen, yapacağını söylediklerinle değil, yaptıklarınla varsın.” demiştir. Bir yaratıcı kişi olarak çok değerli olan bu deyiş, ne yazık ki bütün yaratıcılar için geçerli olamamaktadır. Yaratıcıların büyük bir çoğunluğu hep yapacaklarından –büyük projelerinden- söz eder. Ortada bir şey yoktur. Çok az sayıda da olsa bazı yaratıcılar ise, etraflarına hiç önem vermeden sadece yaratmakla, dünyaya yeni bir şeyler getirmekle uğraşırlar. İşte ne kadar önemli işler üretmesine rağmen hiçbir zaman kendini duyurmak, tanıtmakla vakit harcamayan tamamen kendini projelerine veren uluslararası dünyada bilinen bir sanatçıyla söyleşi yaptık. Aslında İstanbul’un, göbeğinde Nişantaşı’nda yaşamış bir insanın doğayla ilgisi nasıl başladı ? Galiba doğadan...
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
“Fotoğraf sanatçısı Nizameddin Pirinççioğlu, yıllardır Mezopotamya’nın dağlarını, nehirlerini, tarihî yapılarını ve insanlarını aynı duyarlılıkla fotoğraflıyor. Bu söyleşide yalnızca fotoğrafı değil; hafızayı, zamanı, ışığı ve kadim bir coğrafyanın ruhunu konuştuk.” Bir fotoğraf sanatçısıyla söyleşi yapmak her zaman heyecan vericidir. Hele ki objektifini Mezopotamya gibi insanlık tarihinin en kadim coğrafyalarından birine çeviren bir sanatçıyla konuşuyorsanız, bu heyecan daha da derinleşir. Çünkü burada çekilen her kare yalnızca estetik bir görüntü değil; binlerce yıllık bir kültürün, ortak yaşamın ve insan hikâyelerinin sessiz tanıklığıdır. Nizameddin Pirinççioğlu, yıllardır Mezopotamya’nın dağlarını, ovalarını, nehirlerini, tarihî yapılarını ve bu topraklarda yaşayan insanlarını aynı duyarlıkla fotoğraflıyor. Onun karelerinde herhangi bir...






