Kişiliği ve duruşuyla Gustav Courbet benim için her zaman ideal bir sanatçı olmuştur. Kimseye boyun eğmez bir savaşçıydı. Koca modernizmi ona borçluyuz. İmgeleriyle beni büyüleyen ise tabi ki Klimt. Bağımsız genç sanatçı Azat Yeman’ın “Cul-De-Sac” isimli sergisi Cihangir Art Project ve Art 212 ortak çalışması olarak Nişantası Art 2012’de 28.12.2017 – 10.01.2018 tarihleri arasında devam...
Son Yazılar:
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Kategori: Röportaj
Pınar Derin Gencer: Kamusal alanda sahici izleyici ile karşılaşıyoruz.
– Istanbul Performance Art’ ın kurucusu ve kreatif direktörüsün. Türkiye’de performans sanatında ilk oluşumu kuran kişisin. Istanbul Performance Art ve Pınar Derin Gençer neler yapar? İstanbul ve Stockholm odaklı sanatçı, küratör ve tıp doktoruyum. Ağırlıklı olarak performans sanatı, görsel sanatlar, enstalasyon, yazı ve nesneler üzerine çalışıyorum. Sanat çalışmalarımda doğa, yaşam ve kentin fiziksel, psikolojik, tarihsel...
Sokak Sanatçıları Billboardları İşgal mi Etti?
“Çağdaş Sanat Açıkhavada” ve “Tutkulu Eller Açıkhavada” Başlıklı Projeler Üzerine İlk Karşılaşma Ankara’da, şehrin sakinliğinde seyreden, sıradan bir gün. Şehir hatları otobüsüyle Söğütözü tarafından Kızılay’a doğru gidiyorum. Kafamda gündelik telaşelere dair türlü düşünce… Bakışlarım otobüsün camından dışarıya yönelmiş durumda, ancak dışarıya dikkatlice bakmıyorum, ki zaten, baktığım yerde görüp görebileceğim, her gün rastladığım, gri devlet dairesi...
Evren Gül: İzlerden Toplananlar
Evren Gül, Derinlikler Sanat Merkezi’nde açtığı ‘İzler 2’ adlı sergisinde değişik süreçlerde yaptığı eserlerinden örnekleri sunuyor. Sanatçının yaşadığı anlar, anılar üzerinden bir okuma ile bir çeşit günce oluşturduğu eserleri, edebiyata olan ilgisinden, arkasında bıraktıklarından ve bir takım toplumsal olaylardan izler taşıyor. Çoğu farklı malzemelerin bir aradalığı ile gerçekleştirdiği çalışmaları 13 Ocak tarihine kadar izlenebilir. ‘İzler...
Serkan Çalışkan: Anxiety Zone
Serkan Çalışkan Balıkesir’de bulunan Blogspot’ta ‘Anxiety Zone’ adlı kişisel bir sergi açtı. Toplumsal kaygı ve karamsarlık hissini, kendi yaşamından da yola çıkarak gerçekleştiren sanatçı, eserlerini dışavurumsal bir yaklaşımla sunuyor. Anxiety Zone sergisi nasıl bir süreçte ortaya çıktı? Birkaç yıldır ne olduğunu tam anlamdıramadığımız ama kendimizi köşeye sıkışmış hissettiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Üst üste patlayan...
Hüseyin Işık: Faşizme ve Hayata Cevaplar
“Drei tage vor Auschwitz” yani “Auschwitz`den üç gün önce” aslında bir yan ürün. İki sene önceki röportajımda bahsettigim Savaş Devam Ediyor ya da 369 hafta Viyana çalışmalarının yan ürünlerinden biri. Hüseyin Abi merhaba, son söyleşimizden bu yana iki sene geçti, bu süreç boyunca hayatında/ sanat hayatında neler olduğundan bizlere kısaca bahsedebilir misin? Vay be iki...
Onur Sakarya: Sait Faik’le Bilge Karasu arasındaki gerili bir ipteyiz!
Günümüz öykücülerini izliyorum. Fiyasko. Hâlâ Sait Faik’le Bilge Karasu arasında gerili bir ipte gidip geliyorlar. Özgün bir şey yok. Tekrardan ibaret bir yığın. Dönersek, ayrıca Aksi Dergi’de Delihane bölümü içerisinde tımarhane hikâyeleri yazıyorum. Şiirleriyle tanıyoruz biz Onur Sakarya’yı daha çok; benim sokak şiiri diye adlandırmayı sevdiğim şiirlerden onunkiler. Akışkan, açık ve tekinsiz… Eskilerin lotocusu, şimdilerde...
Ercan Dalkılıç: Eleştiri Öncelikle Seçkinciliğe Karşıdır!
Bu mesleğin duayeni Roger Ebert çok sert bir eleştirmendi, kendi üslubu içinde yerden yere vurabiliyordu yönetmenleri. Maalesef bizde o işler pek öyle yürümüyor. Sinema yazarı Ercan Dalkılıç’la sinema yazarlığı üzerine konuştuk. Sinema eleştirmenliğinin nasıl yapılması gerektiğine ve kimlerin sinema yazarlığı verme yetkisine sahip olacağı gibi bazı gülünç ama bir o denli de ciddi tartışmalara değindik....
Sabahattin Tuncer: Biz hep geç kaldık!
Neşet (Günal) hocanın yıldız öğrencilerindendim. Hoca o çalkantılı süreçte bizim öğrenime yoğunlaşamamamıza çok üzüldü.Diyebilirim ki bizim önceki kuşağa göre bir 10 yıl, Paris’te doğup büyümüş bir sanatçıya göre de 20 yıl gecikmişliğimiz var. S.T : 1950’de, Van’ın Erciş ilçesinde doğdum. Ortaokul 1. ve 2. sınıfı Diyarbakır’da okudum. Babam Devlet Üretme Çiftliklerinde memurdu. Memur çocuğu dolaşır,...
Sıtkı Silah: “Romana Necatigil şiiri, Chopin noktürnü beğenisi vermek istedim”
Sesli yazıyorum, onun dayattığı bir tempo olsa gerek. Nasıl anlatıldığı neyin anlatıldığından hep daha önemli oldu benim için; yazarken de okurken de. Metinde kolladığım ilk şey de akıcılık. Bir at yarışı tahmincisinin hikayesi ne kadar şiirsel olabilir? Ya da ölümün olduğu bir hikayeyi gülümseyerek oku(t)mak mümkün müdür? Yitik Ülke Yayınları tarafından yayınlanan son romanı albüm’de...









