Çok değil, bundan üç dört sene evvel Zezeah ve eşi Moklich ile Kızıltoprak’daki atölyelerinde tanıştığımızda bana yaptıkları baskı resim örneklerini göstermişlerdi, çoğu müzik grupları için üretilmiş, koleksiyon değeri taşıyan serigrafi afişlerdi bunlar; sonrasında Krüw etkinlikleri geldi, genç yeteneklerin özgün işlerinin sahnelendiği sergiler, çağdaş grafik/ illüstrasyon dünyamıza güçlü bir dinamizm kazandırmakta gecikmediler. El emeği göz nuru...
Son Yazılar:
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor
72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu
Arsız Beliriş
CAUSA SUI/ ÖZ DÖNGÜ: Kozmik zihnin sihirli görselleri
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Yazar: Erman Akçay
LIZA KAKA: Evcil Yabanıl
Liza merhaba, söyleşiye geçmeden evvel seni tanımayan okuyucular için kendinden bahsetmek ister misin? Aslında kendimden bahsetmeyi pek sevmiyorum. Sanırım resimlerim, kendim hakkımda dile getireceklerimden beni daha iyi tanımlar (Bu yüzden annem yaptıklarımdan nefret ediyor). Çocukluğumdan beri doğaya ve mitolojiye, yaratmaya ve yıkmaya, yemeye ve yenmeye karşı büyük ilgim var. “Neden küçük tavşan derisini yüzdüğümüz zaman...
Dilara Özden ile Cyberpunk üzerine
Dilara merhaba, seni tanımayan okuyucular için kısaca kendinden bahseder misin? Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım bölümü mezunuyum. Üniversite döneminde, yaklaşık beş sene boyunca farklı tasarım ajanslarında çalıştım fakat istediğim hep daha özgün şeyler üretebilmekti. Çocukluğumdan beri çiziyorum ve hiç bırakmadım, fakat bunun ofislerde harcadığım vakitle birlikte yitip gitmesinden korkuyordum. Sanırım bu yüzden okulu...
Yaşar Çabuklu ile söyleşi
Yaşar Çabuklu 1955’te İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi’nden siyaset bilimi yüksek lisans derecesi aldı (1983). Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi’nde metin yazarlığı yaptı. Yazıları Akıntıya Karşı, Beyaz, İskenderiye Yazıları, Virgül, Defter, Varlık, Birikim, Kara Mecmua, Siyahi, Sempatik Dans, Kaos GL dergilerinde yayımlandı. ‘Kovulanın İzi’nden bu yana düşüncelerinizin değiştiğini söylüyorsunuz. bu değişikliği okuyucular için kısaca özetleyebilir misiniz?...
Parçalanmış Bilinç Manzaraları – JEREMY PROFIT
“Jeremy Profit sonraki anı yakalıyor, yıkımın ve yok oluşun ardından, insanın hayata tutunduğu fırtına sonrası sessizlik anı bu an. Bir virtüözün elinden çıkma, aşırı özenli çizimler çürümekte olan bir dünyayı resmediyor. Ölüm ve afetlerle dolu bu dünyada intihar edenler, ev kadınları ve iş adamlarıyla birlikte duyarsız bir şekilde omuz omuza yürüyorlar. Öyle bir dünya ki...
Hüseyin Işık: Faşizme ve Hayata Cevaplar
“Drei tage vor Auschwitz” yani “Auschwitz`den üç gün önce” aslında bir yan ürün. İki sene önceki röportajımda bahsettigim Savaş Devam Ediyor ya da 369 hafta Viyana çalışmalarının yan ürünlerinden biri. Hüseyin Abi merhaba, son söyleşimizden bu yana iki sene geçti, bu süreç boyunca hayatında/ sanat hayatında neler olduğundan bizlere kısaca bahsedebilir misin? Vay be iki...
Somon X ile Grafiti Üzerine
Grafiti ortaya koyabileceği yeni bir fikir veya estetik olmadığı müddetçe anlamsız geliyor bana. İşin sokakta olması için az çok bilinçli bir sebebin olması gerektiğini düşünüyorum. Somon merhaba, bu söyleşiye zaman ayırdığın için öncelikle teşekkürler. Seni daha çok sokaklara yaptığın grafitilerle tanıyoruz. Bizlere biraz kendinden, sanatından bahseder misin? Merhabalar. Lowbrow, Pop Art, grafiti ve çizgi roman...
MIRON ZOWNIR: Gerçek Sanat Yeraltındadır!
Gerçek sanat her zaman yeraltındadır, rahatsız edicidir, tedirgindir, çelişkili ve eşsizdir ve asla bir kurumun arzusu doğrultusunda iş görmez. Miron Zownir, radikal bir fotoğrafçı, film yapımcısı, yazar ve bar fedaisi. Karlsruhe doğumlu, 1976 yılında Berlin’e taşınıyor, orada da yerleşik hayata geçemiyor. Göçebe hayatı onu Yeni Dünya’ya; New York’a , Los Angeles’a, Pittsburg’a kadar sürüklüyor. 1997’de,...







