Genç, yoksul bir taş Çakıldan yolda, düşerek Travertenleri andıran Islak cüssesini eritiyor, Korkusuzdu, zor anda Delik deşik oldu Yıldızların bakışı yazın Kursağında kalır itirazın. Yaslanmak istersin, Uzaklaşır giderek bugün Uzakta bir gemi batıyor, Gözbebeklerim şişiyor: Şişme bir bot gibi, Binip, uzaklaşıyorum Ve bırakıyorum cüssemi! Şu emanetçi dükkânına, Düşlerim, aniden Toplansın için gözlerimde Sımsıkı tutarken bu...
Son Yazılar:
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
Kategori: Manşet
rashomon veya karenina (öykü)
Roy Andersson için Bir kadın gördüm: Geniş tren bekleme odasını arşınlayan; bir bebek arabasını çıplak ayaklarla bir sağa, bir sola sürerek.. Her gün aynı saatte aynı yerde gördüm onu. “Hiroshima Mon Amour”** bakışıyla bir an baktı sanki bana: galiba ağladı. Bir adam, çocuğunu sinirle elinden çekiştirerek peronlara yöneldi: “Uçaktan korkarsan böyle olur, kim çekecek,...
VAN GOGH’UN 90. ÖLÜM YILI: MÜŞFİK KENTER’İN NEW YORK MACERASI
New York’taki Türk toplumunun bazı kişileri; New York tarihinde ilk defa bizim oyunun oynandığı aynı gece, aynı saatte bedava bir yemek verdi. Amaçları Müşfik Kenter gibi bir sanatçının oyun sunmasını sabote etmekti. 13 yıl evvel 15 Ağustos tarihinde yaşama gözlerini kapayan Müşfik Kenter bence Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi tiyatro ve sinema oyuncusudur. New York’ta...
Yenidoğan Kokusu (Şiir)
Aslına sadık kalınan portreler çağında Uykuma eşlik eden suretinin büyüsü Canı acımış belli Koparırcasına tenimi usulca Sadık cümleler babadan kalan İnanır gibi septik içsel duyularla Karmaşık bir evren Hiçlik tüm külleri savuran varlığa Bir diyalog açlığı ötekinde zuhur eden İçkin konuşmalar yakalandıkça iğnesi kendine Titredikçe sarılır anlamı yoksun tümceler Duruşunda kurşun ağırlığı Sessizce yanaşır, sevgisi...
Hakikat yolunda kesik (Şiir)
Çıkınca pervanenin çukurundan iki çizgisi vardı inkarın varlığı inkar yokluğu inkar Döndüğü yerde kelepçe Sözle gelir ipini çeker Farenin yendiği deney bir gün mürettebatını yer kaynadıkça kazan cadılar İrinlerini yakar Tesellisine düşman olur yemin Acının cesaretiyle boyanır siyah beyaza zarflar açılır mektuplar kapanır Kana bilek karışınca gücün yetmez üzülmeye masaldır evin nüshası hüzündür neşenin hakkı...
İLK SESSİZLİK (ŞİİR)
Kalbin Eski Ahit’ten bir cümle kutsanmış harfleriyle ışıl ışıl Musa’nın hırkasında bir düğme inanacağımız ne varsa o işte. Kalbin dediysem elmalarla dolu bir bahçe ilk günahı işleyen kim ise onun olsun elmanın tarihinden uzundur aşk ilk kan, ilk sessizlik, ilk bağışlanma. Seni bana getiren o ruh derinliği benim de bahçemde ilk yasak meyve. Resim:...
Yavuz Çetin’in Melodileri, Yıldızlarla Buluştu
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nun taş duvarlarına gecenin karanlığı vururken, hafif bir rüzgar esiyordu. Yıldızlar, sahnenin üzerindeki dev perdeden süzülen loş ışıklarla yarışıyor; kalabalığın nefesi, yavaş yavaş bir senfoniye dönüşüyordu. Karanlık, hafifçe titreşiyor, sanki bir müzik notası gibi hayat buluyordu. Ve o notalar, sadece bir insanın değil, bir dönemin, bir ruhun yankısı gibiydi: Yavuz Çetin....
TOLSTOY: SANAT NEDİR?
Tolstoy, sanat nedir sorusunun yanıtını on beş yıl arar. Sanat Nedir[1] isimli yapıtındaki denemelerinde en çok bu soruya yanıt bulmaya çalışır. Verdiği yanıtsa; “Sanat, bir duyguyu yaşayan insanın, o duyguyu bilerek ve isteyerek başkalarına aktarma olayıdır.” der. (s.10) Tolstoy’un, gayet basit bir tanımla yaklaştığı bu soruya, Bernard Shaw’ın çok basit ve bir o kadar da...
Gönül Bağı (Şiir)
Bizi birbirine ulayan nedir? Belki bir sözcüktür, kırık hecedir… Köpük köpük akan gündür, gecedir… Yerden ağsın, gökten yağsın yalnızlık… Şükretmem yıldızına ey karanlık!… Resim: Ahmet Yeşil
Mavi (Şiir)
Gizem Pınar Karaboğa için Sustum ve sustukça iğdiş ediyorlardı ruhumu Ağaçlarla birlikte yürüyordum, kırda, ormanda. Beyazdı gönlüm gönlüme ateş ediyorlardı Kıstırıldım büyüyen çocukluğumun avlusunda. Zıplayan bir...









